SOSYAL BİLİMLER

Proksemik: Kişisel Alan Yaşantımız İçin Neden Önemlidir?

Günümüzde sosyal mesafe kavramı hayatımıza girmeden çok önce aslında hepimizin kişisel alanlarımız ile ilgili bazı güdülerimiz vardı. Tanımadığınız biri size gereğinden fazla yaklaştığında hissettikleriniz mevcut koronavirüs günlerinden çok daha öncelerine ait bir duygudur…

Kişisel Alan Hakkında

“Kişisel alan” terimi genellikle bir sosyal, aile veya iş ortamında iki kişi arasındaki fiziksel mesafeyi ifade eder. Kişisel alanınızı, herhangi bir ilişki için kendi etrafınızda oluşturduğunuz, vücudunuzun görünmez bir kalkanı gibi düşünebilirsiniz.

Kişisel alanınız, kişiyi ne kadar iyi tanıdığınız, o kişiyle olan ilişkiniz, ona ne kadar güvendiğiniz ve kültürünüz gibi çeşitli faktörlere bağlı olarak büyük olasılıkla bir kişiden diğerine değişir. Başkalarını ve kendimizi rahatlatmak için kişisel alanın önemini anlamak önemlidir.

Proksemik (Proxemics)

Kişisel alanın ve insanların mesafe kullanımının incelenmesine genel olarak proksemik denir. Proksemik terimini ilk kez 1963 yılında, insanların uzamsal ilişkileri ve alanları kullanarak sözsüz iletişimlerini inceleyen antropolog ve araştırmacı Edward Twitchell Hall (1914-2009) tarafından kullanılmıştır. Araştırması sırasında, prosemikle ilgili dört alan tanımladı:

1) Mahrem Bölge: 45 santimetreye kadar olan bölge: Kucaklaşma gibi yakın ilişkileri sergilediğimiz bu bölgeye yalnız ailemiz, evcil hayvanlarımız ve yakın arkadaşlarımız girebiliyor.

2) Kişisel Alan: 45 cm ile 1.2 metre arası: Arkadaşlar ve tanıdıklar bu bölgeye dahil olur. Ancak yabancıları bu bölgeye dahil etmek istemeyiz.

3) Sosyal Alan: 1.2 metre arası ile 3.6 metre arası: Rutin sosyal etkileşimler esnasında kendimizi rahat hissettiğimiz bölge burasıdır.

4) Kamu Alanı: 3.6 metre ile 7.6 metre arası: Kamu içindeki iletişim alanıdır; parkta veya alışveriş merkezinde yürürken insanlar ile aramızda bulunmasını tercih ettiğimiz mesafedir.

Yukarıda okuduğunuz rakamlar kesin kurallar değildir elbette. Bu rakamlar Amerika’da yaşayan vatandaşlar üzerinde yapılan araştırmalar sonucunda elde edilmiştir. Kişisel alan kültürden önemli ölçüde etkilenmektedir. Örneğin Orta Doğu’da kişisel alan daha yakındır. Bu nedenle yukarıdaki rakamları sadece ortalamalar olarak kabul etmek gerekir.

Kişisel Alan Nasıl Oluşur?

Araştırmacılara göre, kişisel alan duygumuzu 3 – 4 yaş civarında geliştirmeye başlıyoruz ve sınırlarını ergenlik döneminde netleştiriyoruz. Kişisel alanlarımızın beynimizde bulunan amigdala tarafından oluşturulduğu ve yönetildiği düşünülüyor.

kişisel alan

Bu Durumla Nasıl Başa Çıkarız?

Tabii ki, kişisel alanın ve hatta mahrem alanın yabancılar tarafından ihlal edildiği zamanlar vardır. Bu, örneğin kalabalık bir asansörde meydana gelebilir. Ancak, çoğu asansör yolculuğu yalnızca bir veya iki dakika sürdüğü için, insanların hissettikleri rahatsızlık muhtemelen geçici olacaktır.

Dolu bir metroda ise başkadır. Bu durumda, istenmeyen yakınlık, fiziksel itişmeler eşliğinde hatırı sayılır bir süre boyunca devam edebilir. İnsanlar genellikle, örneğin gözlerini kapatarak veya kulaklıkla müzik dinleyerek kendilerini durumdan psikolojik olarak uzaklaştırarak alanlarının ihlalinin verdiği rahatsızlığı geçiştirmeye çalışırlar.

Kişisel Alan İle İlgili Öneriler

Mahremiyetimize saldıran ve güçlü birer stres kaynağı işlevi gören tüm dış dinamiklere karşı hem fiziksel hem de psikolojik mesafe koymayı öğrenmek önemlidir. Bazen iş arkadaşlarımız alanımızı işgal eder. Bazı çok gürültülü, aşırı renkli, ufak veya baskıcı ortamlar sorun olabilir.

Kalabalık şehirlerde yaşayanlar için bu durum zaten kaçınılmazdır. Bu nedenle neler yapmamız ve yapmamız gerekenleri öğrenmemiz önemlidir. Bu nedenle:

  • Niyetiniz ne olursa olsun asla tanımadığınız birine veya çocuklarına dokunmayın.
  • Kişilerin davranışlarını gözlemleyerek çok yaklaştığınıza dair sinyalleri anlayabilmek için kendinizi geliştirin. Aştığınızı hissederseniz geri çekilin.
  • Mümkün oldukça yan yana oturulması gereken tiyatro, sinema, toplantı gibi yerlerde girerseniz, sizinle bir sonraki kişi arasında bir koltuk boş bırakın.
  • Kişisel sınırlarınızın ne olduğu konusunda açık olun.

Kişisel alan tüm ilişkiler için kilit bir rol oynamaktadır. Eğer önemini anlarsanız yönetimi nispeten kolay olacaktır. Kişisel alan üzerine BBC tarafından yapılan sosyal deneyi izlemenizi öneririz.

Kaynak:

Matematiksel

Sibel Çağlar

Kadıköy Anadolu Lisesi, Marmara Üniversitesi, ardından uzun süre özel sektörde matematik öğretmenliği, eğitim koordinatörlüğü diye uzar gider özgeçmişim… Önemli olan katedilen değil, biriktirdiklerimiz ve aktarabildiklerimizdir bizden sonra gelenlere... Eğitim sisteminin içinde bulunduğu çıkmazı yıllarca iliklerimde hissettikten sonra, peki ama ne yapabilirim düşüncesiyle bu web sitesini kurmaya karar verdim. Amacım bilime ilgiyi arttırmak, bilimin özellikle matematiğin zihin açıcı yönünü açığa koymaktı. Yolumuz daha uzun ve zorlu ancak en azından deniyoruz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu