
Geometride bazı terimleri o kadar sık kullanırız ki nereden geldiklerini pek düşünmeyiz. Hipotenüs de bunlardan biridir. Dik üçgen çizildiğinde dik açının karşısındaki en uzun kenara hipotenüs der, ardından Pisagor teoremini kullanarak yolumuza devam ederiz.
Ancak internette hipotenüs kelimesinin kökeniyle ilgili çok daha renkli bir hikâyeye rastlayabilirsiniz. Bu hikâyeye göre ünlü matematikçi Pisagor’un karısının adı “Hypotenuse” idi. Pisagor da dik üçgendeki en uzun kenara eşinin adını verdi.
Hikâye akılda kalıcı, fakat doğru değil. Üstelik Pisagor’un özel hayatına ilişkin bildiklerimiz, bu anlatının düşündürdüğünden çok daha belirsiz.

Hipotenüs Nedir?
Hipotenüs, yalnızca dik üçgenlerde bulunan bir kenardır. Bir üçgende açılardan biri 90 derece ise bu açının karşısında kalan kenara hipotenüs denir. Aynı zamanda üçgenin en uzun kenarı da budur.
Bunun nedeni üçgenlerde daha büyük açının karşısında daha uzun bir kenar bulunmasıdır. Dik üçgende en büyük açı 90 derecelik dik açı olduğundan, onun karşısındaki hipotenüs de üçgenin en uzun kenarı olur.

Hipotenüs özellikle Pisagor teoremi sayesinde tanıdığımız bir kavramdır. Teorem, bir dik üçgende dik kenarların kareleri toplamının hipotenüsün karesine eşit olduğunu söyler. Ancak hem teoremin hem de “hipotenüs” kelimesinin hikâyesi, bugün Pisagor adı etrafında anlatılan efsanelerden daha eskidir.
İngilizcedeki hypotenuse kelimesi Geç Latince hypotenusa üzerinden Eski Yunanca hypoteinousa sözcüğüne uzanır. Yunancadaki hypo “altında”, teinein ise “uzatmak” ya da “germek” anlamına gelir.
Dolayısıyla sözcük kabaca “altında uzanan” ya da geometrik bağlamıyla düşündüğümüzde “karşısında uzanan” çizgiyi ifade eder. Antik Yunan geometrisinde bu terim, dik açının karşısındaki kenarı tanımlamak için kullanılmıştır. Yani kelimenin kökeninde bir kadın adı değil, doğrudan geometrik bir tarif vardır.
Pisagor’un Karısının Adı Hypotenuse muydu?
Hayır. “Hypotenuse” adlı bir kadının Pisagor’un eşi olduğuna ilişkin tarihsel bir kaynak bulunmuyor.

Pisagor’un eşi söz konusu olduğunda antik gelenekte karşımıza çıkan isim Theano’dur. Ancak burada da dikkatli olmak gerekir. Çünkü Pisagor yaklaşık MÖ 6. yüzyılda yaşadı ve kendi yazılarından hiçbiri günümüze ulaşmadı. Onun özel hayatına ilişkin ayrıntıların çoğu ise çok daha sonraki kaynaklardan geliyor.
Theano da bu belirsizliğin iyi örneklerinden biridir. Bazı antik kaynaklar onu Pisagor’un eşi, bazıları öğrencisi, bazıları ise Pisagorcu Brontinos’un eşi olarak gösterir. Hatta kimi geleneklerde Pisagor’un kızı olduğu bile ileri sürülür.
Bu nedenle “Pisagor’un karısı Theano’ydu” demek bile ilk bakışta göründüğü kadar kesin değildir. Söyleyebileceğimiz daha güvenli şey, Theano adlı bir kadının sonraki Pisagorcu gelenekte önemli bir yere sahip olduğudur.
Pisagorculuk içinde kadınların diğer birçok antik felsefe okuluna kıyasla daha görünür olduğu da anlaşılıyor. Daha sonraki Pisagorcu listelerde çok sayıda kadın adı bulunur ve Theano bunların en ünlüsüdür. Ancak ona atfedilen yazıların da önemli bir bölümünün çok daha sonraki dönemlerde başka kişiler tarafından kaleme alındığı düşünülüyor.
Dolayısıyla tarihsel Theano ile sonraki yüzyıllarda oluşturulan Theano imgesini birbirinden ayırmak da kolay değildir.
“Pisagor’un Karısı Hypotenuse” Efsanesi Nereden Çıktı?
Bu tür hikâyelerin neden yayıldığını anlamak zor değil. Bir kelimenin kökenini kuru bir dilbilim açıklamasıyla hatırlamak yerine, ünlü bir matematikçi ile karısı hakkında eğlenceli bir hikâyeye bağlamak çok daha kolaydır.
Üstelik Pisagor’un kendisi de bu tür anlatılar için son derece uygun bir isimdir. Hakkında tarihsel olarak doğrulayabildiğimiz bilgiler sınırlıyken, ölümünden sonraki yüzyıllarda yaşamına sayısız hikâye eklendi. Matematiksel keşiflerden mucizelere kadar pek çok başarı ona atfedildi.
Hipotenüs efsanesi de aynı mekanizmanın modern bir örneği gibi görünüyor. Kelimenin yabancı ve bir kişi adıymış gibi duyulan yapısı, “Pisagor karısının adını üçgene verdi” biçimindeki esprili hikâyenin yayılmasını kolaylaştırmış olabilir.
Gerçek ise daha sade ama matematik açısından daha anlamlıdır. Hipotenüs, Pisagor’un karısının adı değildir. Sözcük Eski Yunancadan gelir ve dik üçgendeki dik açının karşısında uzanan kenarı tarif eder.
Pisagor’un gerçekten kiminle evlendiği konusunda bile kesin konuşmak zorken, eşinin adını geometriye verdiğini söylemek için hiçbir nedenimiz yoktur.
Kaynaklar ve ileri okumalar:
- Afonasin, E., Dillon, J., & Finamore, J. The Pythagorean Way of Life in Clement of Alexandria and Iamblichus, in Iamblichus and the Foundations of the Late Platonism, ed. by E. Afonasin, J. Dillon and J. Finamore. https://doi.org/10.1163/9789004230118_003
- Theano – A Woman Who Ruled the Pythagoras School. Yayınlanma tarihi: Kaynak site: Ancient origins. Bağlantı: Theano – A Woman Who Ruled the Pythagoras School
Size Bir Mesajımız Var!
Matematiksel, matematiğe karşı duyulan önyargıyı azaltmak ve ilgiyi arttırmak amacıyla kurulmuş bir platformdur. Sitemizde, öncelikli olarak matematik ile ilgili yazılar yer almaktadır. Ancak bilimin bütünsel yapısı itibari ile diğer bilim dalları ile ilgili konular da ilerleyen yıllarda sitemize dahil edilmiştir. Bu sitenin tek kazancı sizlere göstermek zorunda kaldığımız reklamlardır. Yüksek okunurluk düzeyine sahip bir web sitesi barındırmak ne yazık ki günümüzde oldukça masraflıdır. Bu konuda bizi anlayacağınızı umuyoruz. Ayrıca yazımızı paylaşarak da büyümemize destek olabilirsiniz. Matematik ile kalalım, bilim ile kalalım.
Matematiksel



