Sosyoloji

Sosyal Kanıt: Başkalarının Ne Yaptığından Bize Ne!

“Arkadaşın bir köprüden atlasa, sen de atlar mıydın?” Muhtemelen büyürken bir çoğumuz bu soruyu ebeveynlerimizden duyduk. Aslında bu soru, başkalarının kararlarını körü körüne takip etmek yerine, bize kendi kararlarımızı vermemizi söylemenin retorik yoluydu. Ancak bir çoğumuz bu sözün anlamını tam olarak anlamadık. Bunun devamında da arkadaşımızın ardından köprüden atladık. Yazımızın konusu sosyal kanıt yani insanların geri bildirimlerine, davranışlarına ve deneyimlerine dayanarak belirli bir durum, olay ya da eylem hakkında nelerin iyi nelerin kötü olduğuna karar vermemizin nedeni…

Şimdi bir çoğumuzun tanıdık olduğu bir kaç durumu düşünelim. Bir grup insanın gözlerini belli bir noktaya dikip baktığını gördüğümüzde ister istemez biz de aynı noktaya bakarız. Yada bir konserin ortasında bir kişi alkışlamaya başlayınca biz de alkışlayanlara dahil oluruz. Konser bitip vestiyere paltomuzu almaya gittiğimizde de bu hizmetin bilet fiyatına dahil olduğunu bilsek bile diğer kişilerin bir tabağa bozuk para bıraktıklarını görünce bahşiş bırakırız. Tüm bu tutarsız davranışlarımızın nedeni bireylerin diğer insanların davranışlarını kopyaladığı sosyal ve psikolojik bir olgu olan sosyal kanıt olarak bilinir.

Bu etki, kişi doğru davranış biçiminden emin olmadığında ortaya çıkar. Kişi reaksiyon vermesi gereken bir durumda doğru davranış hakkında ipuçları elde etmek için genellikle başkalarına bakar. Aynı ilke, birisi bir şeye güvenip güvenmeme konusunda emin olmadığında da geçerlidir. Bu sayede de sosyal kanıt, tercihlerimizi ve yaptığımız seçimleri biçimlendirir. Bir şarkıyı neyin “hit” haline getirdiğini, şirketlerin neden yıldız derecelendirmesinden etkilendiğini veya bazı ürünlerin rakiplerinden neden daha fazla sattığını merak ettiyseniz, cevap yine sosyal kanıt olacaktır.

Neyin doğru ve kabul edilmiş olduğunu belirlemek için başkalarının davranışlarını inceleriz. Başkalarının ne yaptığı, söylediği ve düşündüğü hakkında sosyal kanıt ararız.

Sosyal Kanıt Nasıl Çalışır?

Aslında grupların bireysel davranışlar üzerindeki etkisi 1930’lardan beri bilim insanları tarafından incelenmektedir. “Sosyal Kanıt” terimi ise ilk olarak Robert Cialdini tarafından 1984 yılında kaleme alınan Influence isimli kitapta kullanıldı. İlerleyen yıllarda konu hakkında daha fazla araştırma yapıldı. Varsayalım, 50.000 yıl önce avcı-toplayıcı arkadaşlarınızla Serengeti’de dolaşıyorsunuz ve birden dostlarınız tabanları yağlıyor. Ne yaparsınız? Muhtemelen durup, orada gördüğünüz şeyin ne olduğuna kafa yoracağınıza siz de kaçmayı tercih edersiniz. Araştırmaların sonucunda da varsayılan sebep bu. Bu davranış şeması içimizde bir yerlerde yer etmiş durumda. Bu nedenle de günümüzde hayatta kalmak adına bir avantaj söz konusu olmasa bile uygulamaya devam ediyoruz.

Princeton Üniversitesi’nde Sosyoloji Profesörü olan Mathew Salganik 2008 yılında sosyal kanıtın kişisel tercih üzerindeki etkisini test etmek için bir deney yaptı. Bunun için öncelikle yapay bir müzik paylaşım platformu oluşturdu. İçerisindeki şarkıları da kendi uydurduğu popülerlik sıralamasına göre listeledi. Başka hiçbir yerde yüksek reyting almayan bazı şarkılar onun listesinde en popülerdi. Bu yapay popülerlik gerçekten de işe yaradı. Bir zaman sonra bu şarkılar en çok dinlenenler arasına girmişti.

Sosyal Kanıt En Çok Pazarlama Sektörünün İşine Yarar

Bir sosyal kanıt örneği

Sosyal Kanıt Teorisi, tüketicileri bir ürünü satın almaya ikna etmenin en etkili yollarından biri olmuştur ve olmaya devam etmektedir. Reklamlar bu zaafımızı sistematik olarak kullanır. “10 doktordan 9’unun önerdiği…” veya “en popüler…” gibi ifadeler ile tanıtılan ürünleri bir kişinin satın alma olasılığı her zaman daha yüksektir. Bu tip söylemler özellikle sıradan insanlar tarafından size aktarılıyor ise daha etkili olur.

Sosyal kanıt, çok güçlü bir ikna silahıdır. Mekanizmasının nasıl çalıştığı ve kişisel yaşamımızı, tüketici seçimlerini, eğitimi, sosyal etkileşimleri ve günlük varoluşumuzun diğer tüm yönlerini nasıl etkilediğinin farkında olmak doğru kararlar vermemize yardımcı olabilir. Sonuç olarak herhangi bir şirket ürününün “en çok satılan” ürün olduğunu iddia ettiğinde şüpheci olun. İnsanların düşünce hatalarımız üzerinden kazanç elde etmesine müsaade etmeyin.

Kaynaklar ve ileri okumalar:

Matematiksel

Sibel Çağlar

Merhabalar. Matematik öğretmeni olarak başladığım hayatıma 2016 yılında kurduğum matematiksel.org web sitesinde içerikler üreterek devam ediyorum. Matematiğin aydınlık yüzünü paylaşıyorum. Amacım matematiğin hayattan kopuk olmadığını kanıtlamaktı. Devamında ekip arkadaşlarımın da dahil olması ile kocaman bir aile olduk. Amacımıza da kısmen ulaştık. Yolumuz daha uzun ama kesinlikle çok keyifli.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu