Tıp ve Sağlık

Kan Grupları Nedir? En Nadir Bulunan Kan Grubu Hangisidir?

Çoğumuz hangi kan grubuna sahip olduğumuzu meraktan, rutin tıbbi kontrollerden veya kan bağışı yoluyla öğreniriz. Bununla birlikte, insanların ve hayvanların kanlarının neden birbirinden farklı olması gerektiği aslında ilginç bir sorudur. Acaba bunun bir avantajı var mıdır? Ayrıca vücudumuz bizimkine uymayan kan gruplarına neden düşmanca davranmaktadır? İnsanlar, yıllarca süren çalkantılı bilimsel yolculukların ardından kan gruplarının varlığını keşfettiler. Soruların cevaplarına erişebilmek için öncelikle geçmiş kısa bir dönüş yapmamız gerekir.

Yetişkin bir insan vücudunda yaklaşık beş litre kan vardır. Bu kanın önemli bir oranının kaybı ise organ hasarına ve ölüme neden olur. Bu durum yüzyıllar boyunca özellikle doğum sırasında anne ölümünün yaygın bir nedeniydi. İnsandan insana transfüzyon yani kan nakli, ilk olarak İngiliz kadın doğum uzmanı James Blundell tarafından başarılı bir biçimde uygulandı. Ancak kan nakli 1901’de Avusturyalı doktor Karl Landsteiner üç kan grubu belirleyene kadar oldukça güvensizdi.

Kan Naklinin Kısa Tarihi

Belgelenen ilk kan naklini 1665’te İngiliz doktor Richard Lower yaptı. Richard Lower, bir köpeğin kanını neredeyse son damlasına kadar boşalttı ve ardından bu köpeğe başka bir köpeğin kanını aktardı. Bunun sonucunda İlk köpek iyileşti ama donör köpek öldü. Lower’ın deneyinin ardından, İngiltere ve Fransa’daki doktorlar prosedürü insanlar üzerinde denemeye hevesliydi. Ancak herhangi bir donör için sonucun ölümcül olması muhtemel olduğu için ilk denemeler hayvanlar üzerinde oldu. Fransız doktor Jean-Baptiste Denis, 1668’de bir hastasını, ona bir kuzunun kanını naklettikten sonra kaybetti. Bu olayın bir skandal haline gelmesinin ardından da Londra’daki Kraliyet Cemiyeti kan naklini yasakladı.

Bir kuzudan bir insan yapılan kan nakli. Görsel Kaynak: https://shannonselin.com/

19. yüzyılın başlarında, doktorlar insan kanı transfüzyonu olasılığını yeniden incelemeye başladılar. John Henry Leacock, köpekler ve kediler üzerinde yaptığı deneyler neticesinde kan nakli vericisinin ve alıcısının aynı tür olması gerektiğini tespit etti. James Blundell, Leacock’ın deneylerini bir aşama daha ileri götürdü. İlk insandan insana kan nakli 1818’de Blundell’in mide kanseri bir hastasına çeşitli donörlerden alınmış yaklaşık 400 ml kan enjekte etmesi ile gerçekleşti. Bu hasta bir kaç gün içinde hayatını yitirse de kan nakli ile ilgili çalışmalar sürdü ancak çoğunun sonucu başarısız oldu.

Kan Gruplarının Keşfedilmesi

Doktorlar, 20. yüzyılın başına kadar kan naklindeki başarısızlıkların nedenini tam olarak anlayamadılar. Bunun büyük ölçüde hastalıklardan kaynaklandığı kabul edildi. 1900’de Avusturyalı doktor Karl Landsteiner, sağlıklı kan birleştirildiğinde ne olduğunu görmeye karar verdi. Elde ettiği sonuçları 1901’de yayınlayan Landsteiner, insan kanını üç türe ayırdı. Antijenlerin kan grubuna göre farklılık gösterdiğini bulmuştu. Bir kişinin vücuduna kanı ile uyumsuz başka bir kan nakledildiğinde bu bağışıklık sisteminin tepki vermesine neden oluyordu. Alıcının bağışıklık sistemi yabancı kan hücrelerine saldırarak onları yok ediyordu.

Landsteiner üç farklı kan türü belirledi: A, B ve C (C kan grubu daha sonra O olarak yeniden adlandırıldı). 1902’de Landsteiner’ın öğrencilerinden biri dördüncü bir tip olan AB kan grubunu belirledi. Daha sonra Alexander Weiner, Rh kan grubu sistemini keşfetti. Rh + (Rhesus pozitif) veya Rh- (Rhesus negatif), kan uyumluluğunu etkileyen kırmızı kan hücrelerinin yüzeyinde kalıtsal bir proteinin varlığını veya yokluğunu gösteriyordu.

Bu çizelge hangi kan gruplarının uyumlu olduğunu gösterir. O tipi kan evrensel bağışçı olarak bilinir yani herkese kan verilebilir. Bununla birlikte, O- hastaları yalnızca O-kan grubuna sahip diğer kişilerden kan alabilirler. AB + tipine sahip kişiler evrensel alıcılardır yani herkesten kan alabilirler. Tabloda damla işareti uyumlu olduğunu göstermektedir.

Dünyada En Nadir Bulunan Kan Grubu Hangisidir?

Yukarıda da gördüğünüz gibi 8 yaygın kan grubu vardır. Ancak aslında milyonlarca kan grubu türü bulunur ve en nadir olanı Dünya’da 45’ten az kişi tarafından paylaşılır. Kan gruplarının detayları yukarıda aktardığımızdan daha karışıktır. Vücudumuzda, oksijen taşıyan kırmızı kan hücrelerinin üzerinde antijenler bulunur. Beyaz kan hücreleriniz de bu antijenlere tutunarak, enfeksiyona karşı bir kalkan görevi görür. A ve B olmak üzere iki temel antijen vardır. A ve B’ler baskın iken, karşılığı olan bir antijenin bulunmadığı 0 ise çekinik özellik taşır. Farklı bir grupta da Rh etmeni şeklinde adlandırılan Rhesus D antijeni bulunur ve kanın pozitif/negatif olma özelliklerini sağlar.  Rh etmeni pozitif kanda bulunurken (D antijeni içeriyor), negatifte bulunmuyor. Aslında 35 farklı kan grubu mevcuttur ancak kafa karışıklığı olmaması için hepsini bilmemiz gerekmez.

Dünyadaki En Nadir Kan Grubu: Altın Kan; kaynak: https://wecapable.com

Var olan en nadir kan tipi ise Rhnull kan tipidir. Bu tipin Rh sisteminde hiç antijen bulunmaz.. Bu tip o kadar nadir ki, dünyada sadece 43 kişide tespit edilmiş ve yalnızca dokuz aktif bağışçısı vardır. Bu yüzden bazıları bu kanı altın kan olarak da tanımlamaktadır. Rhnull kanı, Rh sistemi içerisinde nadir kan tipine sahip biri için ‘evrensel’ kan tipi şeklinde düşünülebilir. Bu yüzden muazzam bir yaşam kurtarma kabiliyeti bulunmaktadır.

Kaynaklar:

  • The Medicine Book; Dorling Kindersley Limited; ISBN-10 : 0744028361
  • Rhnull, the Rarest Blood Type on Earth, Has Been Called the “Golden Blood”; https://www.discovery.com/

Matematiksel

Bir Yorum

  1. Evrensel kan verici veya evrensel kan alici diye grup yoktur. Her grup kendi grubundan kan alır. Bunu Kızılay.org.tr adresine girerek doğrulayabilirsiniz veya başka kaynaklardan. Nadir ve acil durumlarda diğer gruplarla kan alış verişi yapılabilir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.