Sinirbilim

Zihin Gözü Kör Olursa: Aphantasia Yani Hayal Kuramama Durumu

Zihnimizin şimdi ve burada olgusundan uzaklaşıp başıboş dolaştığı zamanlara hayal kurmak denir. Hepimizin hayalleri vardır ve olmalıdır. Ancak bazı insanlar ne kadar uğraşsa da hayal kuramaz. Bu kişiler zihinlerinde bir görüntü, bir imaj canlandırmakta güçlük çekerler. Görünüşte kolay olan görselleştirme görevi, aslında herkese bahşedilmeyen bir hediyedir. Bir kişinin kafasındaki görüntüleri görselleştirememesi afantazya (İng: Aphantasia) olarak bilinir. Bu kelime bir olumsuzluk takısı olan “A” ile Yunanca hayal gücü anlamına gelen “phantasia” kelimesinin birleşimidir. Aphantasia bir hastalık değil, beyni etkileyen nörolojik bir kusurdur.

Aphantasia
Herkes, herhangi bir arka planı tasarlama ve hafızamızdan nesneleri alıp onları tuvale yerleştirme yeteneğimize oldukça aşinadır. Aphantasia durumunda bu hayal etme yeteneği olanaklı değildir.

İnsan zihninin bir imaj yaratma yeteneği, birçok insan tarafından hafife alınır. Tipik olarak, birinden bir uçurumun tepesini, turuncu bir kareyi, bir tost makinesini veya bir sahneyi akıllarında resmetmesi istenirse, çoğunluk bunu oldukça çaba harcamadan yapar. Ancak Aphantasia durumunu deneyimleyen insanlar ise bu nesneleri veya sahneleri hayal edemezler. Bilinçli çaba ile akıllarında belirli bir imge üretme yeteneğinden yoksundurlar. Aphantasia’nın belirleyici özelliği imgelemeyi görselleştirememedir. Ancak yaygın olarak bildirilen ek unsurlar arasında müziği, bir koku veya duyguyu hatırlayamama da vardır. Bu kişilerin önemli bir kısmında prosopagnozi insanların yüzlerini tanımada zorluk da gözlemlenmektedir.

Aphantasia İle İlgili Yapılan Çalışmalar

1880’lerde Galton, Statistics of Mental Imagery adlı makalesinde artık Aphantasia olarak bilinen fenomeni tanımlamıştı. İnsanların olayları farklı derecelerde görselleştirme ve bunu açıklama yeteneği olduğunu fark etmişti. Galton dönemin koşullarında İngiltere’de yaptığı bir araştırmada 40 kişiden birinde bu sorunun gözlemlendiğini kaleme almıştı. Bununla birlikte, araştırma, koşulun kendisi ile değil, istatistiklerle sınırlıydı. Aphantasia ile ilgili bir ikinci araştırma yapılmasıiçin aradan yaklaşık 120 yıl geçmesi gerekecekti.

Ancak Aphantasia terime literatüre 2005 yılında Exeter Üniversitesi’nden bilişsel nörolog Adam Zeman tarafından yapılan çalışmalardan sonra girdi. Adam Zeman MX adını verdiği bir hastanın, kalp ameliyatı sonrasında hayal gücünü kaybettiğini fark etti. Konu ile ilgili Discover dergisinden Carl Zimmer bir makale yazdı. Bu makale sonrasında 21 kişi daha benzer bir sorun yaşadığını ifade ederek kendisine başvurdu. Bu kişiler üzerinde yapılan beyin görüntüleme çalışmaları neticesinde, MX diğer hastalarda parietal ve frontal loblarda azalmış beyin aktivitesi gözlemlendi. Beynimizin bu bölümü soyut düşünceyle büyük ölçüde bağlantılıdır ve bu da elbette hayal kurmada oldukça yararlıdır.

Kaynak: Pixabay

Aphantasia Neden Oluşur?

Durumun nedeni henüz kesin olarak bilinmemektedir. Bunun ana nedeni, insan beynindeki görselleştirme sürecinin ve mekanizmalarının tam olarak anlaşılmamasıdır. Felsefe, psikoloji ve sinirbilime dayanan teoriler olsa da, en inandırıcı olanlar sinirbilimdeki kanıtlardır. Oksipital lob, serebral korteksin bir parçasıdır ve görsel işlemden sorumludur. Frontal ve parietal loblar ise görselleştirmeyi düzenlemeye yardımcı olur. Bir Aphantasia’lı kişinin görselleştirme konusundaki yetersizliği, bu sistemdeki bir yerdeki işlevsel bir değişiklikten kaynaklanmaktadır. Aphantasia nedeniyle sorun yaşayan insanlar uyurken rüya görebildiklerini bildirmişlerdir. Buna karşılık, bilinçli olarak görselleştirme yeteneği rüya görmekle aynı şey değildir.

Aphantasia’nın nüfusun yüzde iki ila üçünü etkilediği düşünülmektedir. Genellikle, bu rahatsızlığı olan kişiler duruma sahip olduklarını hiç bilmeyebilir veya yaşamın ilerleyen dönemlerinde farkına varabilir. Bir kişi doğumdan ya da çok erken çocukluktan beri böyle bir duruma sahipse, başkalarının yapabileceği bir şey olduğunun farkına varmadan görselleştirememesi normaldir. Aphantasia ile ilgili bir tedavi şu an henüz bulabilmiş durumda değil. Araştırmacılar hala temel nedenlerini buluyor ve bunların genetik mi yoksa psikolojik mi olduğunu anlamaya çalışıyorlar. Aphantasia durumunun da bize gösterdiği gibi, zihinsel deneyimlerimizin çoğu evrensel olarak deneyimlenmez. Aslında aramızda bilinmeyen ama merak uyandıran bir takım varyasyonlar vardır.

Kaynaklar ve ileri okumalar:

  • Some People Can’t See Any Pictures in Their Imagination, And Here’s Why; Yayınlanma tarihi: 2 Ekim 2017; Yayınlandığı yer: Sciencealert; Bağlantı: www.sciencealert.com/
  • Aphantasia explained: some people can’t form mental pictures; Yayınlanma tarihi: 9 Haziran 2021, Yayınlandığı Yer: The Conversation; Bağlantı: https://theconversation.com

Matematiksel

Sibel Çağlar

Merhabalar. Matematik öğretmeni olarak başladığım hayatıma 2016 yılında kurduğum matematiksel.org web sitesinde içerikler üreterek devam ediyorum. Matematiğin aydınlık yüzünü paylaşıyorum. Amacım matematiğin hayattan kopuk olmadığını kanıtlamaktı. Devamında ekip arkadaşlarımın da dahil olması ile kocaman bir aile olduk. Amacımıza da kısmen ulaştık. Yolumuz daha uzun ama kesinlikle çok keyifli.

Bu Yazılarımıza da Bakmanızı Öneririz

Başa dön tuşu