NEYİ NASIL YAPMALI?

Dinleme Becerilerini Geliştirmek Mümkün

Dinleme, ses dalgalarının kulağımıza yansıması, yani işitme demek değildir. İşitme pasif bir olaydır oysa dinleme aktif bir süreçtir; işitilen şeye kulağımızla, beynimizle bilinçli olarak katılma eylemidir.

Dinlemenin, anlama, bilgi edinme ve öğrenmenin ön koşulu olması nedeniyle, bu konuda pek çok araştırma hemen hemen aynı sonuca ulaşmış.

Bir günümüzün yaklaşık %75 ini sözlü iletişim ile geçiriyoruz ve bunun yaklaşık yarısı dinleme ile geçiyor. Ancak dinlediklerimizin yarısından fazlasını yanlış anlıyor, değiştiriyor veya yanlış yorumluyoruz.

Dinleyen kişi, dinlediği konuşmada ilgisini çekecek, yararlanabileceği bir şey arar; bulabiliyorsa dikkatini arttırarak izlemeyi sürdürür ki bu süre de ancak 18-20 dakika kadardır. Bu süreden sonra dinleyenin beyninde kısa devreler oluşmaya başlar. Dikkat yön değiştirir, insan kendi içine, günlük sorunlarına yönelir.

10 dakikalık bir sunumu dinleyen biri, anlatılanların yüzde 50’sini aklında tutabiliyor. 48 saat sonra aklında kalanların da yarısı gidiyor. Yani dinlediklerimizin sadece 1/4’ü aklımızda kalıyor.

Bir başka araştırma ise yaş ilerledikçe dinlemenin zorlaştığını gösteriyor.

Minnepolis’te yapılan araştırmada öğretmenlere sınıfta birden, “Ben ne anlatıyordum?” diye sormaları istenmiş. 1. ve 2. sınıf öğrencilerinin yüzde 90’ından fazlası dinlediğini gösterirken sınıf yükseldikçe oran da düşmüş. Ortaokulda öğrencilerin yüzde 44’ü dinlerken liseye geldiğinde bu oran yüzde 28’miş.

Teknolojiyle olan bağımız, bazılarımız için bağımlılığımız ne yazık ki konsantrasyonumuzu da etkiliyor. Bu da en net olarak, sabır-dikkat-istek gerektiren bir eylem olan ‘dinleme’ye sirayet ediyor. 

Kendi bakış açımıza göre ‘dinlemeye değer’ mesajı dinlemeyi tercih ediyoruz. Bunu belirleyen temel unsur da egomuz. 

Aldığımız mesajı zihin süzgecimizden geçirip devamında hâlâ ‘dinlemeye değer’ olup olmadığını tartarak bu eylemi sürdürüyor ya da durduruyoruz. Direkt size fayda sağlamayacağını düşündüğünüz bir konuda zaman ayırmak, sabır göstermek ve dikkat vermek, yani bir nevi bedel ödemek biz meşgul(!) insanlar için meşakkatli bir eylem.

Daha iyi bir dinleyici olmak için

1-) Dikkat dağıtıcıları devre dışı bırakın: Telefon, tablet, televizyon… unutun gitsinKonuşan kişiye verdiğiniz dikkati başka şeylerin bölmesine izin vermeyin.

2-) Lafını bölmeyin: Konuşan kişinin sözünü kesmeyin.Birçok tartışma programında görmüşsünüzdür, konuşan kişi lafını tamamlamadan araya girerler, konuşma iyice çorba olur. Yapmanız gereken öncelikli şey dinlemek, lafı bitince konuşmaya başlayın.

3-) Anlayın: Çoğu insan birisi bir şey anlatırken o sırada kendi söyleyeceklerini düşünür ve bu yüzden anlatılanı dinleyemez, önemli noktaları kaçırır. Önce anlayın, verilen mesajı alın, ardından söyleyeceklerinizi düşünün.

4-) Hatırlayın: Hatırlamak, alınan bilgiyi desteklemek demektir. Konuşulanları hatırlamak için söylenenleri kısa süreli hafızanızdan uzun süreliye geçirmeniz gerekir. Mesela anlatılan şeyi, bildiğiniz bir konuyla bağdaştırıp unutmayı engelleyebilirsiniz.

5-) Değerlendirin: Bu aşamada yanıtınız için hazırlanmaya başlayabilirsiniz. Mesaj alındıktan ve anlaşıldıktan sonra değerlendirmeye alın ve söyleyeceğiniz şeyi düşünmeye başlayın.

6-) Cevap verin: Karşınızdakini dinlediniz, söylediklerini anladınız, ne söyleyeceğinizi düşündünüz… Bütün bu aşamalardan sonra cevap vermek çok daha kolay olacak.

Konu ile ilgili aşağıdaki videoya da göz atmak isteyebilirsiniz.

Yeliz Parla Saygon

Matematiksel

Paylaşmak Güzeldir

Editör

Bu yazı gönüllü yazarlarımız tarafından hazırlanmış veya sitemiz editörleri tarafından belirtilen kaynaktan aslına uygun kalınarak eklenmiştir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Kapalı