NEYİ NASIL YAPMALI?

Rönesans İnsanı Olma Düşüncesi İnsanın İçinde Olmalıdır

Doktorluk yapıp, aynı zamanda koroda şarkı söyleyebilir, yıldız haritaları çıkarıp, kimya deneyleri ya da matematik problemleri üzerine kafa yorabilir misiniz? Hemen “Yapamam” demeyin. Düşünün ki, rönesans zamanında bunları ‘herkes’ yapıyordu.

Rönesans insanı, yalnızca tek bir şey yapmakla tatmin olmuyor, kişiliğinin her yönünü geliştirmek istiyor; sanat, mimarlık, heykel, politika, bilim ve ilim alanlarında katkı sağlıyordu.

Mahkemede ve kütüphanede, pazar yeri ve konser salonunda aynı ölçüde rahattı. Bir katedralin tasarımıyla uğraşmak, matematikle ilgilenmeye engel değildi. Hem büyük bir devlet adamı hem de büyük bir şair, tüccar ve bilim insanı adamı olmak mümkündü.

Pek çok farklı amacın peşinde koşmak, ikilem yaratmıyordu; kişinin sahip olduğu tüm yeteneklerden yararlanmaya çalışması çok doğaldı. Amaç, ‘uomo universale’ yani ‘çok yönlü insan’ haline gelmekti.

Rönesans İnsanı Olmak

14. yüzyıldan önce, insanların yalnızca bir alanda uzman olabilecekleri düşünülürdü. Tüccarlar ticaret yapmaya saplanıp kalmış, akademisyenler İncil’i yorumlayıp durmuş ve mimarlar bina tasarlamanın ötesine geçememişlerdi.

Sonraları, İtalya Yarımadasındaki şehir devletlerinde, belli başlı alanlarda çalışan zanaatkârlar, gerçekten dolu dolu bir hayat sürmenin, çok geniş bir alanda farklı aktivitelere girişmekle mümkün olacağını savunmaya başladı.

Rönesans insanı denildiğinde akla ilk gelen isim elbette Leonardo da Vinci’dir. Da Vinci, Rönesans hümanist idealinin özüdür. Sadece olağanüstü bir ressam değil, aynı zamanda bir mühendis, mucit, bilim adamı ve filozoftur.

Rönesans insanı, akıl, beden ve ruh olarak mükemmellik için çabalardı. İdeal insanın resmi, da Vinci tarafından yaratılan Vitruvius Adamıdır.

Vitruvius Adamı, Vitruvius adı verilen eski bir Roma mimarının yazılarına dayanmaktadır. Vitruvius, çalışmalarında ideal insanın ideal oranlarını tanımladı. Da Vinci bu yazıları aldı ve bugün Rönesans İnsanı ile görsel eşanlamlı hale gelen tabloyu çizmek için bir rehber olarak kullandı.

İsviçreli tarihçi Jacop Burckhardt’ın ilk kez 1860 yılında Basel’de basılan ve o zamandan bu yana, sık sık bütün zamanların en ilham verici ve kapsamlı tarih kitaplarından biri olarak değerlendirilen ‘İtalya’da Rönesans Kültürü’ adlı kitabı ile bu konuya açıklık getiriyor.

Burckhardt, Rönesans insanına örnek olarak ayrıca, Dante, Lorenzo de’ Medici ve Leon Battista Alberti’yi gösteriyor.

Rönesans insanına örnek vermek için çok geriye gitmek gerekmez aslında. Einstein‘ı ele alalım mesela. Pek çok matematikçi gibi o da başarılı bir müzisyendi. Çaldığı enstrüman ise kemandı.

Ya da Richard Feynman‘ı düşünelim. Bir nüktedan, bir şair, bir öykücü, bir müzisyen. Aynı zamanda Fizik dalında Nobel ödülü sahibi…

Ne yazık ki günümüz uzmanlar çağı. İnsanlar tek bir düşünme tarzına takılıp kalıyorlar. Farklı şeyler arasındaki ilişkiler ve benzerlikler de dahil olmak üzere büyük resmi göremiyorlar.

Bu yüzden Rönesans insanı yani çok yönlü bir insan olmak artık her zamankinden daha önemli. Bu size her şey hakkında daha geniş bir bakış açısı getirecek, aynı zamanda yapmaya çalıştığınız her şeyde başarılı olmanız için gerekli araçları ve yetenekleri de verecektir.

Kaynak: https://gainweightjournal.com/what-makes-a-renaissance-man/

Editör Notu: Bu yazı sitemize 2016 yılında eklenmiş, üzerinde eklemeler ve güncellemeler yapılmıştır. Ancak teknik bir sorundan dolayı yazıyı ilk kimin kaleme aldığı bulunamadığı için kaynak kısmına adı yazılamamıştır. Bu durumdan dolayı özür dileriz.

Matematiksel

Sibel Çağlar

Kadıköy Anadolu Lisesi, Marmara Üniversitesi, ardından uzun süre özel sektörde matematik öğretmenliği, eğitim koordinatörlüğü diye uzar gider özgeçmişim… Önemli olan katedilen değil, biriktirdiklerimiz ve aktarabildiklerimizdir bizden sonra gelenlere... Eğitim sisteminin içinde bulunduğu çıkmazı yıllarca iliklerimde hissettikten sonra, peki ama ne yapabilirim düşüncesiyle bu web sitesini kurmaya karar verdim. Amacım bilime ilgiyi arttırmak, bilimin özellikle matematiğin zihin açıcı yönünü açığa koymaktı. Yolumuz daha uzun ve zorlu ancak en azından deniyoruz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu