Da Vinci’nin Vitruvius Adamı Bize Ne Anlatmak İster?

Vitruvius Adamı mimari, anatomi ve geometrinin bir kombinasyonunu temsil etmektedir.

İç içe geçmiş bir çember ve bir karenin ortasında bir erkek vücudu. Sizce Rönesans döneminden bizlere kalan bir eskiz olan Vitruvius Adamı ile Da Vinci ne anlatmak istiyordu?

Eşsiz yaklaşımı, orantı anlayışını ve insanı doğayla ilişkilendirme girişimini göstermek için matematik ve sanatı birleştirdi.

Her kültürün ideal erkeğin nasıl görünmesi gerektiğine dair bir fikri vardır. Günümüzde sosyal ağlarda, televizyonda, podyumlarda, kırmızı halıda yürüyen güzel insanları görüyoruz. Onları, diğer insanların çekici olup olmadığına karar vermek için bir ideal güzellik anlayışımız var. Aynı durum aslında geçmişte de böyleydi. Tarihimizin her döneminde ideal insanın nasıl görünmesi gerektiğine dair bir fikir vardı. 

Bu ideal insan formu da Rönesans’ın sembolü olan ve Da Vinci’nin en önemli çalışmalarından biri olarak kabul edilen Vitruvius Adamı adlı resimde de karşımıza çıkıyor. Onun günlüklerinden birinde bulunan ve aldığı notların yanına çizdiği bir eskiz olan “Vitruvius Adamı” adını Romalı ünlü mimar ve yazar Marcus Vitruvius Pollio (MÖ.80-15) dan alıyor. Da Vinci bazı çalışmalarında kendisinden 1500 yıl önce yaşayan Vitruvius’tan oldukça etkilenmiştir.

İnsan vücudunun ve çevremizdeki dünyanın bilimsel gözlemi, Rönesans döneminde yaşayan insanları bir mükemmellik örneği olarak insan vücuduna ilgi duymaya teşvik etmişti. Da Vinci insana ve yaradılışa büyük bir hayranlık besliyordu. Bu çalışmasında da doğa ile insanın kusursuz uyumunu bizlere göstermek istemişti. Ayrıca Da Vinci insan vücudunu minyatür bir Dünya olarak görürdü. Bu düşüncesini de “İnsan, Dünya’nın modelidir” sözüyle dile getirmişti. Vitruvius Adamı aynı zamanda Da Vinci’nin insan vücuduna dair ideal oran algısını da bizlere gösterir.

Marcus Vitruvius Pollio

 Vitruvius
İtalya’nın Venedik kentindeki Gallerie dell’Accademia’nın mülkiyetinde olan çizim, genellikle mükemmel orantılı bir insan vücudunu resimsel olarak tasvir etmenin ilk örneklerinden biri olarak kabul edilir.

Modern mimarinin temelleri Marcus Vitruvius tarafından 10 ciltlik önemli eseri “De Architectura”( Mimarlık Üzerine) isimli kitap ile 1. yy’da atıldı. Vitruvius kitabında “Utilitas, Firmitas, Venustas” kavramları üzerine mimarinin kurulması gerektiğini belirtti. Cesare Cesariano Vitruvius’un kitabını 1520 yılında Latinceden İtalyancaya çevirdi. Tapınakların inşası ve tasarlanması konusundaki tartışmalarında simetri ve oranın önemini büyük ölçüde vurguladı. Tüm bu fikirler Leonardo Da Vinci‘yi derinden etkilemişti.

Vitruvius’un kitapları mimaride kullanılan oranlarının yanında, insan vücudu hakkında yaptığı çok sayıda ilginç gözlemi de kaleme almıştı. Vitruvius’a göre göbek insan vücudunun merkeziydi. Göbeği merkez olarak kabul ettiğimiz zaman da vücudun etrafına mükemmel bir çember çizmek mümkün olabilirdi.

Çalışmalarında bulunan bir başka ilginç nokta, bir adamın boyunun neredeyse kol açıklığına eşit olduğuydu. Bu da adamın bir karenin içinde olmasını gerektiriyordu. Bir çok sanatçı, Vitruvius’un işaret ettikleri orantılara uyan insan figürleri çizmeye çalıştıysa da, bu çizimlerin hepsi biçimsiz gözüküyordu. Aşağıda bir örneğini görebilirsiniz.

Francesco di Giorgio tarafından çizilen Vitruvius Adamı

Vitruvius Adamı Çiziminin Ardındaki Geometri

Da Vinci matematik eğitimi almamıştı. Buna karşın, dönemin saygın matematik öğretmenlerinden biri olan Luca Pacioli’den dersler almış ve kendini geliştirmişti. Vitruvius Adamı ile uğraşırken doğru çizimin ancak çemberin ve karenin merkezinin farklı noktalar alınmasıyla mümkün olduğunu yapılabileceğini fark etti. Çünkü hem çember hem de kare aynı merkez alındığında çözümü imkansız olan çemberin karelenmesi sorunu ortaya çıkıyordu.

Leonardo çizimini, diğer tüm sanatçıların aksine titizlikle yaptı. Sonrasında da düşüncesini ispatlamak için insan vücudunu iki farklı pozisyonda şeklin içine çizdi. Ayna yazısıyla yazılmış notları, çizimin Vitruvius’un De Architectura adlı eserinde tarif edildiği gibi oranların bir çalışması olduğunu belirtiyor

Leonardo da Vinci bir bilim ve sanat adamıydı. Vitruvius Adamı ise bu ikisinin birleşimi biçimindedir. Leonardo, insan vücudunun ideal oranlarına hayran kaldığı için, Mona Lisa ve Son Akşam Yemeği gibi diğer ünlü resimlerde olduğu gibi altın oran kavramını Vitruvius Adamı’na uyguladı. Çizimde altın oran, adamın ayaklarının tabanından göbeğine olan mesafenin, göbek deliğinden başının tepesine olan mesafeye bölünmesiyle hesaplanır. Bu biçimde elde edeceğimiz sayı yaklaşık 0,656 olacaktır. Gerçek altın oranın yaklaşık 0,618 olduğunu bildiğimize göre bu sonuç oldukça yakındır.

Sonuç olarak, Vitruvius Adamı mimari, anatomi ve geometrinin bir kombinasyonunu temsil etmektedir. Günümüzden 500 yıl önce çizilse de Vitruvius Adamı insanlığı büyülemeye devam ediyor. 1822’den itibaren Venedik’teki Gallerie dell’Academia Müzesi’nde korunan eser, son derece hassas olduğu için ne yazık ki nadiren ziyaretçilerle buluşabiliyor.



Kaynaklar ve ileri okumalar:


Dip Not:

Matematiksel, 2015 yılından beri yayında olan ve Türkiye’de matematiğe karşı duyulan önyargıyı azaltmak ve ilgiyi arttırmak amacıyla kurulmuş bir platformdur. Sitemizde, öncelikli olarak matematik ile ilgili yazılar yer almaktadır. Ancak bilimin bütünsel yapısı itibari ile diğer bilim dalları ile ilgili konular da ilerleyen yıllarda sitemize dahil edilmiştir. Bu sitenin tek kazancı sizlere göstermek zorunda kaldığımız reklamlardır. Yüksek okunurluk düzeyine sahip bir web sitesi barındırmak ne yazık ki günümüzde oldukça masraflıdır. Bu konuda bizi anlayacağınızı umuyoruz. Ayrıca yazımızı paylaşarak da büyümemize destek olabilirsiniz. Matematik ile kalalım, bilim ile kalalım

Matematiksel

Sibel Çağlar

Merhabalar. Matematik öğretmeni olarak başladığım hayatıma 2016 yılında kurduğum matematiksel.org web sitesinde içerikler üreterek devam ediyorum. Matematiğin aydınlık yüzünü paylaşıyorum. Amacım matematiğin hayattan kopuk olmadığını kanıtlamaktı. Devamında ekip arkadaşlarımın da dahil olması ile kocaman bir aile olduk. Amacımıza da kısmen ulaştık. Yolumuz daha uzun ama kesinlikle çok keyifli.
Başa dön tuşu