7 Sayısı Neden Birçok Kişi İçin Özel Bir Sayıdır?

Bir ile 10 arasında bir sayı düşünün. Tuttuğunuz 7 sayısı olabilir mi? Araştırmacılar, 1 ile 10 arasında bir sayı düşünmeleri istendiğinde, önemli sayıda insanın yedi sayısını düşüneceğini buldular. Büyük bir grup insana en sevdikleri sayının ne olduğu sorulduğunda da benzer bir sonuç ortaya çıkıyor. Sonuçta yedi sayısının favori olması sürpriz sayılmaz. Düşünürseniz bir hafta yedi gündür. Sadece bu kadar da değil. Yedi kıta, yedi okyanus, gökkuşağının yedi rengi, yedi ölümcül günah, cennetin yedi katı, dünyanın yedi harikası. Bunların hepsi bir tesadüf olabilir mi dersiniz?

442 kişiye “En sevdiğiniz sayı nedir ?” sorusu sorulduğunda cevaplar yedi sayısının hem erkekler hem de kadınlar için en popüler seçim olduğunu ortaya koyuyor. Pek çok insan çeşitli nedenlerle 7 sayısına ilgi duyduğunu ifade etti. Bazıları bu sayıyı şanslı sayı olarak nitelerken bazılarının da temelde hiçbir fikri yoktu. Sadece içgüdüsel bir seçim olarak nitelendirmişlerdi.

Aslında çeşitli nedenlerle çoğumuz onu bu sayıyı büyüleyici, hatta büyülü buluyoruz.  Etkili İnsanların Yedi Alışkanlığı, Duygusal Olarak Güçlü İnsanların Yedi Özelliği gibi başlıklar daha cazip gelir, bir biçimde bu makalelerin tıklanma olasılıkları daha fazla olur. Gerçek şu ki, tarihsel olarak 7 sayısı toplumda, kültürde, dinde ve hatta psikolojide önemli bir rol oynamıştır. Sayıya bu kadar ilgi duymamızın 7 nedeni:

7 Sayısı Neden Özel bir Sayıdır?

7 rakamı kimi için şans, kimisi için de şansızlık anlamına gelir.

Hemen hemen her büyük dinde 7 sayısı karşımıza çıkar. İnanışa göre Eski Ahit’te dünya altı günde yaratıldı ve Tanrı yedinci günde dinlendi. Yeni Ahit ise yedi sayısı, Dünyanın dört köşesinin, Kutsal Üçlü ile birliği biçiminde sembolize eder. Yedi sayısı aynı zamanda Vahiy Kitabında da (yedi kilise, yedi melek, yedi mühür, yedi boru ve yedi yıldız) yer alır. Kuran göğün yedi katından bahseder ve Müslüman hacılar Mekke’deki Kabe’nin etrafında yedi kez tavaf ederler. Hinduizm’de yedi yer üstü ve yedi yeraltı dünyası vardır. Budizm’de ise yeni doğan Buda yükselir ve yedi adım atar.

Yedi sayısı Türk dünyasında kutsal sayılmaktadır. Altay Türklerinde ayın tutulmasına “yedi başlı dev” denir. Kırgız ve Kazak Türklerinde gökyüzünde bulunan “büyük ayı” yıldızlarına “yedi bekçi” derler ve eskiden yolunu kaybetmiş insanlar bu “yedi bekçi”ye bakarak yolunu bulmuşlardır.

Yunan Mitolojisinde çeşitli söylencelerde bahisleri geçen Yunanistan’ın yedi bilgesi vardır.
Miletli Thales (MÖ 7. Yüzyıl) 2. Atinalı Solon (MÖ 640-560) 3. Prieneli Bis 4. Spartalı Khilo 5. Rodoslu Kleobulus 6. Korinthli Periander (MÖ 625-585) 7. Mytileneli Pittakus (MÖ 650-570)

Kısacası yedi sayısı her inanışta bazen de geleneklerde bir biçimde tekrar eder. Aslında zamanda daha da geçmişe gidersek yine bu sayı karşımıza çıkar. Bunların en ünlüsü, her dünya gezgini için bir görülecekler listesi oluşturan dünyanın yedi harikasıdır. Bunun sonucunda da 7 rakamı bir biçimde kültürlerin temelinde kimi zaman şanslı kimi zaman da şanssız bir sayı olarak yer edinmiştir.

7 Sayısı Neden Bu Kadar Sık Tekrarlıyor?

Belki de cevabı tüm bu ögelerden arındırarak psikolog George A Miller tarafından 1956’da yayınlanan ufuk açıcı bir makalede aramamız gerekiyor. Miller, 7 rakamının her yerde görünmesinin tesadüften daha fazlası olduğunu iddia ediyordu. Kendisi çalışmasında, kısa süreli hafızamızın tek seferde yalnızca birkaç bilgi yığınını işleyebildiği ortaya koymuştu.

Örneğin bir dizi rastgele harf veya sayı verildiğinde, tek seferde muhtemelen bunlardan yalnızca yedisini hatırlayabilirsiniz. Telefon numaralarının özgün olan kısımlarının yedi haneli olması da bu kural çerçevesindedir (0XXX 123 45 67). 2008 yılında yapılan başka bir çalışma da bunu destekler nitelikteydi. Bu çalışmada çıkan sonuca göre, beyin en fazla yedi uyarıyı aldığında en iyi performansı gösteriyor. Yani, beyin bilgiyi yedişerli olarak depolamayı tercih ediyor.

Kısacası zihinsel kapasitemiz yedi öğeyi tercih ettiğinden, bilgi yedi grup halinde sunulduğu sürece yedi, dikkat alanlarımız için de uygundur. Blogcular ve yazarlar bu durumdan yararlanma eğilimindedir. İçinde 7 sayısına bolca rastladığımız başlıkların arka planındaki neden de budur. Ancak elbette cevap bu kadar ile sınırlı değil. Yedi sayısının kutsal inanışlarda karşımıza sık çıkmasının nedeni de Babillere kadar uzanıyor. Madem bu yazıda yedi sayısını ele aldık o zaman merak edilen bir başka soruya da cevap bulalım. Ardından da aradaki bağlantıyı anlamaya çalışalım.

Ayın döngüsünde, bir hafta, bir yeni aydan diğerine geçen sürenin yaklaşık dörtte biridir (% 23.659). Yani Ay’ın hilal evresi ile ilk dördün evresi arasında 7 günlük zaman vardır. Aynı şekilde ilk dördün ile dolunay arasında da 7 gün geçer. Ardından 7 gün sonra son dördün gelir. Nihayet onun da 7 gün sonrasında Ay yine ince bir hilale dönüşerek gözden kaybolur.

Bir Hafta Neden 7 Gündür?

Zaman hesaplarımızın çoğu gezegenlerin, Ay ve yıldızların hareketlerinden kaynaklanmaktadır. En eski uygarlıklardan bazıları kozmosu gözlemledi ve gezegenlerin, Güneş ve Ay’ın hareketlerini kaydetti. Günümüz Irak’ında yaşayan Babilliler, göklerin zeki gözlemcileri ve yorumcularıydı. Bir haftanın yedi gün sürmesini de büyük ölçüde onlarıa borçluyuz. Yedi sayısını benimsemelerinin nedeni, yedi gök cismi – Güneş, Ay, Merkür, Venüs, Mars, Jüpiter ve Satürn – gözlemlemeleriydi. Dolayısıyla, bu sayı onlar için özel bir önem taşıyordu.

Aslında başka uygarlıklar bir haftanın gün sayısını belirlerken başka sayılar seçmişlerdi. Örneğin Mısırilılar için bir hafta 10 gündü. Romalılarda da sekiz gün olarak bir dönem kabul edilmişti. Ancak yine de sonunda Babil’in ay takvimi kazanan oldu. Bu ay takvimi yedi günlük haftalara bölünmüştü. Yedi günlük hafta sonrasında Yakın Doğu’ya yayıldı.

Bu fikir, uygarlığın gücünün zirvesindeyken Babillilerin tutsağı olan Yahudiler tarafından benimsendi. Pers imparatorluğu ve Yunanlılar da dahil olmak üzere diğer kültürler de yedi günlük haftayı zamanla kabul etmeye başladı. Son olarak, Romalılar Büyük İskender’in etkilediği toprakları fethetmeye başlayınca, onlar da yedi günlük haftaya geçtiler. Pazar gününü MS 321’de resmi tatil yapan İmparator Konstantin’di.

7 Günün 7 Sayısı İle İlgisi Olabilir mi?

Akla gelen bu sorunun cevabını biz de tam olarak bilmiyoruz. Ancak 7 sayısına olan tutkumuzun temelinin 7 gezegen ile başlamış olması da kulağa olukça mantıklı geliyor. Sonuçta, 7 sayısının cazibesine ve kararlarımız üzerindeki etkisine katkıda bulunan kültürel, tarihi, dini, sayısal ve psikolojik faktörlerin bu birleşimidir diyebiliriz.


Göz Atmak İsterseniz


Kaynaklar ve ileri okumalar için:

Matematiksel

Sibel Çağlar

Merhabalar. Matematik öğretmeni olarak başladığım hayatıma 2016 yılında kurduğum matematiksel.org web sitesinde içerikler üreterek devam ediyorum. Matematiğin aydınlık yüzünü paylaşıyorum. Amacım matematiğin hayattan kopuk olmadığını kanıtlamaktı. Devamında ekip arkadaşlarımın da dahil olması ile kocaman bir aile olduk. Amacımıza da kısmen ulaştık. Yolumuz daha uzun ama kesinlikle çok keyifli.
Başa dön tuşu