Erkek Egemen Matematikte Bir Mücadele Öyküsü: Christine Ladd-Franklin

Matematik dünyasında iz bırakmış ama kadın olması nedeniyle hak ettiği başarıyı çok geç elde etmiş bir yaşam öyküsü…

1847 yılında doğan Christine Ladd-Franklin aslında doğduğu andan itibaren kadın mücadelesinin içindeydi. Çünkü annesi yaşadığı döneme göre radikal sayılabilecek bir kadın hakları savunucusuydu.

Annesinin kadın hakları konusunda takip ettiği tüm konferanslara yaşı küçük olmasına rağmen oda giderdi. Kadının da başarılı olabileceğini, başarılı olması gerektiğini katıldığı faaliyetlerde annesinin yönlendirmeleriyle öğrendi. On iki yaşında hayatındaki en önemli öğretmeni, annesi öldü. Babaannesinin yanında kaldı.

Aile bireylerinin beklentilerinin tersine Christine  üniversite eğitimi için Harvard yerine bir kız okulu olan Vassar College’a gitmek istedi. Başta babaannesi olmak üzere onu hiç kimse ikna edemedi. Mali sorunlar nedeniyle bir yıl sonra okuldan ayrıldı. Öğretmenlik yaparak hayatını kazandı bu dönemde.

Bir yıl sonra Vassar’a geri döndü. Hocaları matematik alanında yoğunlaşmasını isterken, o fizik öğrenmek istiyordu. Ama, o dönemde kızlar laboratuarlara alınmadığında fizik derslerini takip etmesi mümkün değildi. Vassar College’dan matematik dalında 1869 yılında mezun oldu ve dokuz yıl kadar Pennsylvania, Massachusetts ve New York eyaletlerinde fen ve matematik öğretmenliği yaptı. Bu arada  Londra’da yayınlanan Educational Times ve Amerika’daki The Analyst adlı dergilerde çeşitli makaleleri çıktı. Matematik alanında çalışıyordu, ama öğretmekten sıkıldı. O, araştırmalarıyla bilime katkı yapmak istiyordu.

John Hopkins Üniversitesi 1876 yılında erkeklere yönelik lisans üstü eğitim kurumu olarak açıldı. Bir yıl sonra ünlü İngiliz matematikçisi Sylvester matematik bölümünün başkanı olarak atandı. Christine Ladd’i Londra’daki Educational Times dergisinde çıkan makaleleri dolayısıyla tanıyan Sylvester, onun John Hopkins’de matematik dalında doktora yapma arzusuna çok sıcak baktı. Ne var ki, okul idaresi Kitty’yi ancak Sylvester’in derslerini takip etmesi şartıyla okula kabul ettiler.

5507619152_8790cfec36John Hopkins’de gösterdiği olağanüstü başarı sayesinde, ikinci yıl Kitty’nin Charles Pierce gibi hocalardan diğer dersleri de almasına izin verildi. Sylvester sayesinde üç yıl için yıllık 500 dolar burs aldı. Ama, John Hopkins’de hiçbir zaman bir doktora öğrencisi olarak kabul edilmedi. Adı hiçbir zaman öğrenci listesine konmadı.

Bu arada matematik hocası Fabian Franklin ile evlendi. İki çocuğu oldu. Çocuklarından ilki daha bebekken öldü.

Evlendikten sonra Ladd-Franklin renk görüntüsü ile ilgilenmeye başladı. Yaptığı çalışmaların sonuçlarını American Journal of Psychology dergisinde yayınladı. Aynı yıl Vassar College tarafından LL.D. (bir çeşit doktora unvanı) şeref derecesi verildi.

Kitty eşinin Almanya’da Göttingen Üniversitesi’nde bir yıllığına iş bulması nedeniyle Almanya’ya gitti. O yıllarda Göttingen Üniversitesi’nde de kadınların çalışmasına izin verilmiyordu. Ama, renk görüntüsü konusundaki araştırmalarıyla tanınmış bilim adamlarından G.E. Muller’in laboratuarında kendi deneylerini yapmasına izin verildi.Giremediği bu okulda onun hazırladığı dersler Muller tarafından verildi.

Amerika’ya geri döndüklerinde Christine Ladd-Franklin John Hopkins’de ders verebilmesi için izin istedi. İsteği geri çevrildi. Akademi dünyasının önüne çıkardığı engellerden bıkan Kitty kendini hayır işlerine verdi. Lisans üstü eğitim yapmak isteyen kız öğrencilere yardım eden bir vakıfta çalışmaya başladı.

Yıllar sonra, 1904 yılında, John Hopkins Christine Ladd-Franklin’in mantık ve felsefe üzerine bir ders vermesine izin verdi. Beş yıl kadar John Hopkins Universitesi’nde çalıştıktan sonra matematik alanını bırakıp gazeteci olmaya karar veren eşinin New York Evening Post gazetesinde yardımcı editör olmasıyla New York’a taşındı.

Christine Ladd-Franklin hayatı boyunca bilgisi ve kabiliyetiyle tutarlı bir işe giremedi. New York’ta Columbia Üniversitesi’nde, daha sonra Clark Üniversitesi’nde, 1913 yılındaHarvard Üniversitesi’nde ve en sonunda 1914 yılında Chicago Üniversitesi’nde yarım zamanlı okutman olarak dersler verdi. Verdiği dersler karşılığında doğru dürüst para dahi kazanamadı.

Renk görüntüsü üzerine yaptığı araştırmaları bir araya getiren en önemli eserlerinden biri, Color and Color Theories (Renk ve Renk Teorileri) isimli kitabı, 1929 yılında basıldı. Büyük sükse yaptı. Bir yıl sonra 83 yaşında öldü.

Kadın olmasının bedelini matematikte de, psikolojide de, ilgilendiği diğer alanlarda da fazlasıyla ödedi. Zamanın değişmesiyle, 1926 yılında John Hopkins Üniversitesi 1882 yılında tamamladığı tezinden dolayı Kitty’ye 79 yaşında Ph.D. derecesi verdi. Bilim dünyası Kitty’nin hakkını çok geç verdi.

Ercan KUMCU

Matematiksel

Yazıyı Hazırlayan: Matematiksel

Bu yazı gönüllü yazarlarımız tarafından hazırlanmış veya sitemiz editörleri tarafından belirtilen kaynaktan aslına uygun kalınarak eklenmiştir.

Bunlara da Göz Atın

Ramanujan: Sonsuzluğu Bilen Adam

Ramanujan bu sonlu hayat içinde sonsuzluğa en çok yaklaşabilmiş insanlardan biri. Ama onun da yanıldığı anlar oldu kaçınılmaz …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

ga('send', 'pageview');