Gizemlerle Dolu Bir Matematikçi: Von Neumann

Matematik dünyası bu zamana kadar birçok matematikçi ile karşılaştı. Poincare, Parelman, Gauss, Harezmi, Newton, Bernoulli, Euler, Nash, Al-Tusi… Fakat öyle bir matematikçi ile karşı karşıyasınız ki tüyleriniz ürperecek. John von Neumann…

Kahveyi teoreme dönüştüren sayılı matematikçiden birisidir kendisi. Odasından fazla çıkmaz, gece saat 3’e kadar puro ve kalemi ile teoremlerin içine dalar ve sabah kimseye görünmeden evden çıkardı. Öyle derin konular üzerine çalışmıştır ki bazen kendisinin ruhunu tutamadığını ifade etmiştir konuşmalarında…

Henüz altı yaşında iken 8 basamaklı sayılarla işlemler yapıyordu, arkadaşları ve öğretmenleri o dönemlerde anlam veremiyordu yaptığı işlemlere elbette.

Sizce de garip değil mi o yaşlarda bir çocuğun bırakın 8 basamaklı sayılarla işlem yapmasını sayı kavramını  yeni öğreniyor olması gerekiyor. Sakın şaşırmayın, çünkü bu olanlar daha başlangıç…

Macaristanlı olduğu için 23 yaşında doktorasını Budapeşte Üniversitesinden aldı. Doktorayı aldıktan sonra üniversite yıllarında aynı zamanda okuduğu kimya bölümünü tamamlamak için bir süre İsviçre’ye gitti. 1926-1930 yıllarında Almanya’da üniversite de hoca olduktan sonra 1937 yılının sonunda hayat arkadaşı olan Mariette Koevesi ile evlendi. Ayrıca eşi Katolik olduğu için ailesi ile birlikte yaşama yetkisine sahip olmak için Katolik olmuştur. Bu bilgilerin pek önemli olmadığını söylemekte fayda var.

Her şey Amerika’dan gelen teklif ile değişecekti. Princeton Üniversitesi telgraf ile Neumann’a ulaşıp, İleri Araştırma Enstitüsünde bir matematik anabilim dalı ve araştırma merkezi kurmasını ister. Hemen aklınıza gelen soru şu olmalı. “Almanya’daki sıradan bir hocayı Amerika ne yapsın?” Neumann takip ediliyordu. Yaptığı çalışmalar, kişilik özellikleri ve matematikteki başarısı onu davet edenlerin gözünden kaçmamıştı.

Hemen eşinden boşanır ve Amerika’ya gider. (Boşanma nedeni eşine olan ilgisizlik) 1938 yılında Amerika vatandaşlığına geçip ve Klara Dann adında birisi ile evlenir. İleri seviye bilgisayar bilimleri ile ilgilenmesinden dolayı ve matematiksel analize katkı sağladığı için Bocher Anma Ödülü’ne layık görülür bu sıralarda.

1943 yılında bir atom bombası yapımı için Neumann çağrılır. Kendisine şu soru yöneltilir. “Yeryüzünü yok edecek bir bomba yapmaya çalışıyoruz. Başarabilir miyiz?” Neumann’ın cevabı şaşırtıcıdır. “ Evreni dahi uçurabiliriz.”

J. Biglow, H. Goldstine, R. Oppenheimer, J. von Neumann

2. Dünya savaşı da patlak verince Neumann birçok yerden teklif almaya başlamıştı. Üzerinde çalıştığı ilk bilgisayar olan “ENIAC” (Electronic Numerical Integrator and Compute) nedeniyle Amerikan ordusunda da çalışmaya başlamıştır. Bir yandan Manhattan Projesi ile atom bombası yapmakla uğraşıyor bir yandan da sabahlara kadar “Oyun Teorisi” ile ilgili çalışmalar yapıyordu.

Gizli Bir Görev: Philadelphia Deneyi

Bu deney 28 Ekim 1943 tarihinde Amerikan donanmasının Pensilvanya eyaletine bağlı Philadelphia şehri limanında yaptığı iddia edilen deneydir. 1240 tonluk bir gemi (USS Eldridge) 2. Dünya savaşı için 600 km ileride bulunan hedefe saniyeler içinde gidip gelmiştir. (Bu bir iddia ) Bu deneyde çalışanlar ise Nicola Tesla, Albert Einstein ve Von Neumann’dır. Bu üç insanın olduğu yerde yapılacak tüm deneylerin bir iddia olarak kalması mümkün değildir. Ve inanmıyoruz… (Bu olay daha derinden incelenecek olup bu şekilde yarım kalmayacaktır. )

Von Neumann’ın imza atmış olduğu başarılardan biri de, Hilbert uzaylarında doğrusal operatörler açısından kuantum mekaniğinin titiz matematik formülasyonu oldu. Kuantum istatistiksel mekaniği için bir temel sağladı ve kuantum mekaniğini fizikte daha önce bilinen teorilerden tamamen farklı olduğunu gösteren gizli değişkenlerin imkansızlığının bir kanıtı olarak önerdi. Bu Kuantum gibi derin bir bilim için süper bir gelişmeydi. Neumann matematik, bilgisayar ve Kuantum fiziğini ipe seriyordu.

1957 yılına kadar birçok çalışmalara imza attı daha bu yazıda değinilmeyen ancak çalıştığı ortamlar radyasyon içerdiğinden sonunda kansere yakalandı. (Atom bombası üzerinde çalışması, İlk bilgisayar üstünde çalışması, Nükleer reaktörler ile ilgili de çalışması ). 1955 yılında Atom Enerjisi Kuruluna atandı ve aynı yıl Enrico Fermi ödülünü aldı. 1957 yılında ise kanserden hayatını kaybetti.

Çok yakın arkadaşı fizikçi Hans Bette (1906 – 2005 ) Neumann hakkındaki şu sözleri yukarıda anlatılan tüm cümleleri kanıtlar nitelikte.

 “O farklı bilgileri, insanları bir araya getirip şaşırtıcı ürünler üretebilen korku verici bir kabiliyete sahipti. Zaman zaman von Neumann gibi bir beynin insanoğlundan üstün bir tür olup olmadığını merak etmekteyim.” 

Matematiksel

Yazıyı Hazırlayan: Matematiksel

Bu yazı gönüllü yazarlarımız tarafından hazırlanmış veya sitemiz editörleri tarafından belirtilen kaynaktan aslına uygun kalınarak eklenmiştir.

Bunlara da Göz Atın

Ramanujan: Sonsuzluğu Bilen Adam

Ramanujan bu sonlu hayat içinde sonsuzluğa en çok yaklaşabilmiş insanlardan biri. Ama onun da yanıldığı anlar oldu kaçınılmaz …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

ga('send', 'pageview');