Zorlu Ama Başarılı Bir Sistem: Japonya Eğitim Sistemi

Günümüzde Japonya, verimli ve etkili bir eğitim sistemine sahip olması ile bilinmektedir. PISA ve TIMSS gibi uluslararası akademik başarı testleri, Japon öğrencilerin akranlarından önde olduğunu kanıtlamış durumdadır. Japonya’nın yüksek öğretim sistemi, özellikle Asya’dakilere kıyasla akademik olarak daha verimli olarak kabul edilmektedir.

Okul her zaman, Japon yaşam tarzının süregelen bir parçası olma­mıştır. Sanayileşmeden önce, 1872 yılında eğitim zorunlu hale geti­rildiğinde, yalnızca az sayıdaki ayrıcalıklı kişi okula devam ediyordu. Ancak günümüzde Japonya’da okur-yazarlık oranı % 99’dur. Ayrıca Japon eğitim sistemi dünyanın en başarılı insanlarını yetiştirdiği için övgüler almaktadır.

Japonya’nın eğitim sisteminin doğasını anlamamız için Japon toplumunda eğitimi çevreleyen sosyoekonomik ortamı tanımamız gerekir. Temel eğitim Japon geleneğinin, özellikle aileye karşı yükümlülük duygusunun aktarımı üzerinde yoğunlaşmaktadır. Japonya’daki bir öğrencinin günlük yaşamına hızlıca bir bakış Japon kültürünün nasıl biçimlendiğini anlamanıza yardımcı olacaktır.

Japonya Eğitim Sistemi Hakkında Kısa Bir Kaç Ön Bilgi

Japon okullarında sorumluluk ve ekip çalışmasını geliştirmek adına öğrenciler derslerden sonra okulun ve çevresinin temizliğini yapmaktan sorumludurlar. Öğrenciler, öğretmenler, okul personeli ve idari kadro okul bitiminde bir araya gelir ve kendilerine belirlenmiş alanı temizlerler. Kaynak: https://gogonihon.com/

Okullarda 6 yıl ilkokul, 3 yıl ortaokul, 3 yıl lise ve 4 yıl Üniversite biçiminde 6-3-3-4 sistemi uygulanmakta. Zorunlu sınıflara kayıt % 100 oranındadır. Zorunlu olmamakla birlikte bu öğrencilerin %96’sı liseye devam etmekte ve bu oran şehirlerde % 100’e kadar yükselmektedir. Tüm lise mezunlarının yaklaşık % 46’sı devamında üniversiteye devam etmektedir. Üniversiteye devam etmeyenler de iki yıllık meslek okullarına kayıtlarını yaptırmaktadır. Meslek liselerinde hazırlık ve telafi kursları yerine iş yerlerinde yarı zamanlı çalışma imkanı sunulur. Bu okullardan mezun olanların işsiz kalması mümkün değildir.

Japonya, sosyoekonomik durumdan bağımsız olarak öğrenciler için eşit eğitim fırsatları sağlamada üst sıralarda yer almaktadır. Eğitim Bakanlığı müfredatı, ders kitaplarını ve sınıfları yakından denetlemekte ve ülke genelinde tek tip bir eğitim düzeyini korumaktadır.

Japonya’da okul yılı, 1 Nisan’da başlar ve 31 Mart’ta biter. Yılda toplam 240 okul günü vardır. Okullarda pazartesiden cumaya ders vardır. Bazı okullar Cumartesi günleri de ders yapar. Ortaokullarda ve liselerde, her ders 50 dakikadır ve toplamda 6 ders vardır. Derslerden sonra öğrenciler vardiyalı olarak sınıfları temizler ve ardından kültürel veya sportif kulüp faaliyetlerine başlar.

İlköğretim düzeyinde devlet okullarının çoğunda üniforma yoktur ancak ortaokul düzeyine gelindiğinde ise üniforma katı bir biçimde zorunludur. Okullarda sosyal sınıf farkını ortadan kaldırmak için tüm öğrenciler okul tarafından kendilerine verilen okul çantasını kullanmak zorundadır. Ayrıca okula gelen öğrenciler, kirin içeri girmesini engellemek için, ayakkabılarını değiştirir ve aynı okul içi ayakkabısını kullanırlar.

Öğrenciler, aynı tür yemeği yemek ve izin verilen zamanda bitirmek zorundadırlar. Okullarının çoğunda yemeklerin satın alınabileceği kafeteryalar yoktur. Ayrıca yemeğin servis edilmesi ve devamında temizlik yine öğrencilerin sorumluluğundadır. Ayrıca öğretmenler de öğrenciler ile aynı yemeği onlar ile birlikte yerler.

Zorlu Sınavlara Hazırlık Süreci

Japonya Eğitim Sistemi

İlköğretimin amacı, işbirliği ruhunu, bölgesel ve ulusal gelenekleri öğretmeyi temel alır. Öğrenciler 4. sınıfa (10 yaşına) kadar herhangi bir sınava tabi tutulmazlar. Bu dönemde amaç öğrencinin karakterinin oturması ve güzel davranışlar geliştirebilmesidir. Ancak devamında işler değişir. Ortaokullara, liselere veya üniversitelere geçmek isteyen öğrencilerin zorlu giriş sınavlarını geçmeleri gerekir.

Bu nedenle öğrenciler genellikle normal derslerden sonra sınavlara çalışmak için dershanelere ve özel kurslara giderler. Japonya’da üniversiteye giriş, öğrencilerin lisedeki performansına bağlı değildir; yani öğrencilerin bir üniversiteye girip giremeyeceklerini sadece giriş sınavlarının sonuçları belirler. Üniversite giriş sınavlarında başarılı olma baskısı birçok lise öğrencisi için çok büyük.

Öğrenciler ayrıca bir yıl içinde her üç dönem sonunda üç sınava girerler. Sonuçlar öğretmenin genel değerlendirmesi ve öğrencinin günlük performansı ile birlikte bir karta işlenerek velilere bildirilir. Yaz tatili süresi 6 haftadır ve 2’şer haftalık kış ve ilkbahar sömestre tatilleri vardır.

Ancak bu dönemi de öğrenciler kendilerine verilen ödev ve diğer çalışmaları yaparak geçirirler. Japonya eğitim sistemi, sadece öğrenciler için değil öğretmenler içinde zordur. Çoğu öğretmen günde 12 – 13 saat çalışır. Ayrıca öğretmenler okuldaki sorumluluklarını yerine getirmek için ara tatillerde de işe gitmek zorundadır.

Müfredat

Eğitime diğer birçok gelişmiş ülkeden daha az harcama yapmasına rağmen, Japonya dünyadaki en iyi eğitim sistemlerinden birine sahiptir.

Bilim ve teknolojide en ilerici ülkelerden biri olan Japonya’da okullarda fazla teknoloji kullanılmaz. Birçok okul kağıt kalem gibi geleneksel yöntemleri tercih eder. Sınavlar açısından zorlu bir ülke olmasına rağmen öğretmenler temelde öğrencilere standart testlerde ne sorulacağını değil nasıl düşüneceklerini ve problem çözeceğini öğretmeye odaklanır.

Eleştirel düşünme becerilerinin gelişmesi sayesinde öğrenciler daha önce hiç görmedikleri soruları testlerde kolayca çözebilirler. Japonya eğitim sistemi her seviyede görgü kuralları ve eşitliği teşvik etmeye büyük önem vermektedir. Aynı zamanda öğrencilerin duygusal gelişimine de odaklanmaktadır.

Kısaca aktarmaya çalıştığımız gibi Japonya eğitim sistemi kolay değil aksine zordur. Bu sistemde başarılı olmak bol miktarda kararlılık ve irade getirmektedir. Ancak bu disiplinli okul hayatının, öğrencileri kararlılık ve motivasyon gerektiren gerçek hayatın zorluklarına hazırladığı düşünülmektedir.

Japonya Eğitim Sistemine Dönük Eleştiriler

Japonya eğitim sistemi öğrencilerin yaratıcılıklarını geliştirmelerini, boş zamanlarının tadını çıkarmalarını ve net bir gelecek vizyonu sürdürmelerini engellediği yönünde eleştirilmektedir.

Bu eğitim sistemine karşın elbette bazı eleştiriler de mevcuttur. Bunların en başında zorunlu sınavlara hazırlık süreci nedeniyle ezberci bir eğitim sistemi olması ve öğrencilerin yaratıcılığını teşvik etmemesi gelmektedir. Ayrıca belirli konulara odaklanması ve bunun neticesinde de tartışmalar, sunumlar veya deneyler gibi diğer etkinliklere neredeyse hiç zaman kalmaması da başka bir eleştiri konusudur.

Aslında bu ölçekte bakıldığında Japonya eğitim sistemi ile Türk eğitim sistemi bazı noktalarda benzerlikler gösterir. Bunlardan bir tanesi de devlet okullarındaki sınıf mevcutlarıdır. Japonya’da lise eğitimi esnasında sınıf mevcutları 40- 45 kişi civarındadır.

Bu durumda yeterince eğitim alamayanlar öğrenciler okul çıkışlarında Juku adı verilen okullara devam eder. Burada eksiklerini gidermeye çalışır. Bunun sonucunda da eve genellikle gece 22:00 civarında dönmek zorunda kalır. Tüm bunlar bir öğrencinin hiç boş zamanı kalmadığı anlamına gelmektedir.

Görüldüğü üzere hiç bir başarı tesadüf eseri değildir. Japonya’nın özellikle gençler arasında en yüksek intihar oranına sahip olan ülke olduğunu da hatırlamak önemlidir. Hiç bir toplum bir anda değişemez. Bu Japonya örneği için de geçerlidir. Yöneticiler bu konuda önlemler almaya çalışsa da bu kolay bir süreç olmayacaktır.


Göz Atmak İsterseniz


Kaynaklar ve ileri okumalar:


Dip Not:

Matematiksel, 2015 yılından beri yayında olan ve Türkiye’de matematiğe karşı duyulan önyargıyı azaltmak ve ilgiyi arttırmak amacıyla kurulmuş bir platformdur. Sitemizde, öncelikli olarak matematik ile ilgili yazılar yer almaktadır. Ancak bilimin bütünsel yapısı itibari ile diğer bilim dalları ile ilgili konular da ilerleyen yıllarda sitemize dahil edilmiştir. Bu sitenin tek kazancı sizlere göstermek zorunda kaldığımız reklamlardır. Yüksek okunurluk düzeyine sahip bir web sitesi barındırmak ne yazık ki günümüzde oldukça masraflıdır. Bu konuda bizi anlayacağınızı umuyoruz. Ayrıca yazımızı paylaşarak da büyümemize destek olabilirsiniz. Matematik ile kalalım, bilim ile kalalım

Matematiksel

Sibel Çağlar

Merhabalar. Matematik öğretmeni olarak başladığım hayatıma 2016 yılında kurduğum matematiksel.org web sitesinde içerikler üreterek devam ediyorum. Matematiğin aydınlık yüzünü paylaşıyorum. Amacım matematiğin hayattan kopuk olmadığını kanıtlamaktı. Devamında ekip arkadaşlarımın da dahil olması ile kocaman bir aile olduk. Amacımıza da kısmen ulaştık. Yolumuz daha uzun ama kesinlikle çok keyifli.

Bu Yazılarımıza da Bakmanızı Öneririz