Psikoloji

Beyinde Trafik Sıkışırsa: Dilimin Ucunda Fenomeni

Bazen birinin adını hatırlamakta zorlanırız. Bu kişinin yüzünü ve hakkında bir çok detayı hatırlasak da ismi bir biçimde aklımıza gelmez. Bu sorun sadece kişi isimlerinde değil bazen de nesnelerde karşımıza çıkar. Kavramı hatırlarız ancak onu ifade edecek doğru kelimeyi bir türlü bulamayız. Bu sorun dilimin ucunda fenomeni (tip of the tongue ) olarak bilinir. Ve bu kelime bulma problemleri özellikle orta yaşlı ve yaşlı yetişkinleri rahatsız eden bilişsel sorunların neredeyse başında gelir. Araştırmacıların bizlere söylediğine göre de hatırlaması en zahmetli sözcükler özel isimler ve nesnelerin isimleridir. Dilimin ucunda hali yaşanırken, kelimenin hemen anımsanacağını hissederiz. Zaten her an erişilebilecekmiş duygusu dilimin ucunda fenomenini tanımlayan temel özelliktir.

Dilimin Ucunda Fenomeni Neden Kaynaklanır?

dilimin ucunda fenomeni

Düşünceleri kelimelere dönüştürme işi genellikle basite alınan fakat esasında oldukça karmaşık bir süreçtir. Beyniniz, soyut kavramlardan oluşan düşünceleri önce kelimelere dönüştürür ve ardından bunları uygun seslerle eşleştirir. Dilimin ucunda fenomeni,1966’dan bu yana kapsamlı olarak incelenmektedir. Ancak bu feomenin incelenmesi, bu tür durumların nasıl ve neden meydana geldiğini anlamak isteyen psikologlara bazı zorluklar sunar. Süpernovalar gibi geçici fenomenleri inceleyen astronomlar gibi, araştırmacılar da dilimin ucunda durumunun eninde sonunda olacağını tahmin etseler de bunun zamanını bilemezler. ne zaman olacağını bilemezler. Bu belirsizlik, onları dilimin ucundan fenomenini iki farklı biçimde araştırmaya yöneltmiştir. Bunlardan bir tanesi doğal yöntemler iken ikincisi laboratuvar ortamında deneysel olarak kelime bulma hatalarını tetiklemek olmuştur. Araştırmacılar için iki şey önemli: Bu fenomenin ortaya çıkışı ve kendiliğinden çözülüp çözülemediği.

Araştırma kapsamında katılımcıların günlük tutması ve deneyimi yaşadıkları zamanı, sorunun çözülüp çözülemediğini not alması isteniyor. Sonuçlar, üniversite öğrencilerinin haftada bir ila iki defa bu durumu yaşadıklarını, 60’lı ve 70’li yaşların başındaki insanlar için oranın biraz daha yüksek olduğunu gösteriyor. Bununla birlikte, 80’lerindeki araştırma katılımcıları, hatırlayamama durumunu üniversite öğrencilerinden neredeyse iki kat daha yüksek bir oranda tecrübe ediyor.

Örtülü anıların geri çağrılması otomatiktir, ancak bellek sık sık takılır; hatalar yapar ve aradığımız bilgiyi geri çağırabilmek için uğraşır dururuz. Beyin, etkinliğine bağlı olarak bilgiyi önem sırasına göre koyan bir oda gibidir. Bu odada da “kullan ya da kaybet” prensibi uygulanır. Örneğin telefon numaraları; onları artık hafızanızda tutmanız gerekmez çünkü artık telefonlarınızda kayıtlıdır ve silinebilir.

Dilimin Ucunda Fenomeni Engellenebilir mi?

Kesin olarak bir çözüm olmasa bile yapılan araştırmalar, kişi bir kelimeyi hatırlamakta zorluk çektiğinde, doğrudan cevabı söylemek yerine hatırlamaya yardımcı olacak ipuçları vermenin, devamında o bilginin unutulmasını engellediğini ortaya koyuyor. Yani katılımcıya fonolojik bir ipucu verildiğinde, örneğin; kelimenin ilk birkaç harfini söylemek gibi, bir sonraki sefere kelimeyi hatırlamak daha mümkün hale geliyor.

Geri getirme başarısızlıkları, kavramların anlamları ile onları uzun süreli bellekte ifade eden kelimeler arasındaki bağların zayıfladığının kanıtı olarak alınabilir. Ancak yaşla birlikte kelime bulma problemlerindeki artışın çok farklı bir şeyi yansıtması da mümkündür. Güneydoğu Indiana Üniversitesi’nden psikolog Donna Dahlgren, asıl sorunun yaş değil, bilgi sorunu olduğunu savunuyor. Onun düşüncesine göre ne kadar çok bilgiye sahipsek bu durumu daha fazla deneyimleyebiliyoruz. Bu nedenle araştırmacılar aslında bu durumdan endişelenmemiz gerektiğini sözlerine ekliyorlar. Çünkü bir kelimenin anlamını ya da bir ismi hatırlamaya çalışmak aslında üst bilişsel bilgiler için faydalı oluyor. Yani bir nevi beyninizde duran örtük bilgileri gözden geçiriyorsunuz. Çözümü olmayan süreçlerde olumlu tarafa odaklanmak iyi bir fikir olabilir.

Göz Atmak İsterseniz

Kaynak: Why you lose words on the tip of your tongue; https://www.bbc.com/future/

Matematiksel

Sibel Çağlar

7 yıl Kadıköy Anadolu Lisesinin devamında lisans eğitimimi Marmara Üniversitesi İng. Matematik öğretmenliği üzerine tamamladım. Devamında 20 yıl çeşitli özel eğitim kurumlarında matematik öğretmenliği ve eğitim koordinatörlüğü yaptım. 2015 yılında matematiksel.org web sitesini kurdum. Amacım bilime ilgiyi arttırmak, bilimin özellikle matematiğin zihin açıcı yönünü açığa koymaktı. Yolumuz daha uzun ve zorlu ancak en azından deniyoruz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.