DOĞA BİLİMLERİ

Yönler Kime Ve Neye Göre Belirlenir? Kuzey Neden Hep Yukardadır?

Bir kişi A noktasından B noktasına gitmek için yön sorduğunda, yol tarifini sorduğunuz kişi büyük bir ihtimalle size yolu sol, sağ, ileri, geri, yukarı ve aşağı gibi genel terimleri kullanarak göreceli olarak anlatacaktır. Referans çerçevesi kişi merkezli olan bu biçimde yön tarifinde Egocentric (Ben merkezli) koordinatları kullanırız. Göreceli yönler, ana yönlerin (doğu, batı, güney ve kuzey) konumlarına aşina olmayan kişiler için faydalıdır. Ayrıca göreceli yönlerde referans noktası olarak dünyamızı kullandığımız için evrenseldir. Aşağı dediğimiz şey yerçekiminin çekim yönüne ifade eder. Tersine de yukarı deriz.

Popüler inanışın aksine, Kuzey Kutbu ‘yukarı’ değildir ve Güney Kutbu ‘aşağı’ değildir. Bu basitçe, yerçekiminin Kuzey Kutbu’nda Güney Kutbu’ndakinden farklı olmadığı gerçeğine bağlıdır. Kuzey Kutbu’na seyahat ediyorsanız, yukarı gidiyorsunuz demek değildir. Sadece Kuzey’e doğru seyahat ediyorsunuzdur. Bu ikiliyi dünyamızı etkileyen yerçekimi kuvvetlerine göre yarattık. Dolayısıyla, uzaydaki şeyleri ölçmek için de bu ikiliyi kullanıyoruz. Uzayda yön kavramı bulunmaz ama yukarı ve aşağı kavramları geçerliliğini korur. Ama bu durum akla ilginç soruları getirir.

Bir insana göre x (sağ-sol), y (ileri-geri) ve z (yukarı-aşağı) eksenlerini gösteren  bir Kartezyen koordinat sistemi
.

Haritalarda Kuzey Neden Hep Yukarıda Kalır?

Yönlerin kendisi de aslında görecelidir. Örneğin evinizden yola çıkıp sürekli doğuya giderek de sürekli batıya
giderek de aynı yere ulaşabilirsiniz. Dolayısıyla bu yer, bizim hem batımızda hem de doğumuzda kalır. Aynı biçimde uzaydan dünyamıza baktığınızı düşünün. Dünyanın yukarısı neresidir? Bir çok kişi için cevap Kuzey kutbudur. Ancak kuzeyi dünyanın çatısı olarak düşünmek için iyi ve bilimsel bir neden yoktur. Ayrıca kuzeyin yukarı kavramı ile özdeşleşmesinin son birkaç yüz yıl içinde gerçekleşmiş olması şaşırtıcı da olabilir.

Her kültürün kime veya neye bakmaları gerektiği konusunda çok farklı bir fikri olduğu düşünüldüğünde, ilk haritaların gösterdiği yön konusunda çok az tutarlılık taşıması şaşırtıcı değildir. Eski Mısır zamanlarında dünyanın tepesi doğuydu, güneşin doğuş konumu. Erken dönem İslam haritaları güneyi tercih etti çünkü ilk Müslüman kültürlerin çoğu Mekke’nin kuzeyindeydi. Aynı döneme ait Hıristiyan haritaları ise doğuyu tepeye yerleştirdi. Peki herkes ne zaman bir araya gelip kuzeyin zirve olduğuna karar verdi?

Dünya’ya uzaydan bakmaya başladığınızda, herhangi bir şekilde Kuzey’in yukarıda olduğu fikri daha da anlamsız gelmeye başlar. Dünya’nın bu görüntüsü 1973 yılında fotoğraflandı, ancak yayınlanmadan önce kafa karıştırmaması için ters çevrildi. Haritada Güney kutbu yukarıda duruyor.

Bunun hakkında bilgi vermeden önce yapılan bir psikoloji araştırmasından bahsetmek gerekli. Araştırmada, insanlara varsayımsal bir şehrin haritası gösterildi ve nerede yaşamak istedikleri soruldu. Bu durumda kişilerin şehrin kuzeyindeki bir bölgeyi seçme olasılıkları önemli ölçüde daha yüksekti. Ve başka bir gruba, farklı sosyal statüdeki hayali insanların nerede yaşayacağı sorulduğunda, bu kişiler kuzeye zenginleri ve güneye de fakirleri yerleştirdiler. Yani bir nevi kuzey zihinlerimize yüksek statü ile işlenmiş gibiydi. Peki ama neden?

Kuzey, Güney, Doğu ve Batı Neye Göre Belirlendi?

Yaygın bir teori, pusulanın icadının kuzeyi zirveye çıkarmaya yardımcı olduğunu iddia ediyor. Çinliler antik Han hanedanlığı sırasında pusulayı icat etti, ancak pusulalar MS 1300’e kadar Avrupa ve Arap dünyasında yaygın bir şekilde kullanılmadı. Bir pusula manyetik kuzeyi gösterir. Pusuladan önce, denizciler yıldızları yön bulmak için kullandılar ve en önemlilerinden biri Kuzey Yıldızıydı. İnsanlar uzun zamandır Dünya’nın bu yıldıza dönük bir eksen üzerinde döndüğünü biliyorlardı. Belki de navigasyonda kuzeyin önemi ve yukarıya baktığımızda yıldızları gördüğümüz gerçeği, bazı haritacıları haritalarını kuzeyi yukarı bakacak şekilde yönlendirmeye başlamaları konusunda etkiledi.

Ama bu açıklamanın sadece bir parçası gibi görünüyor. Mıknatıslanmış metal iğne basitçe dünyanın manyetik alanıyla hizalandığından, pusulanın oku da kolayca güneyi gösterebilir. Çinliler, ilk pusula mıknatıslarına güneyi gösteren taşlar olarak atıfta bulundular. Bu nedenle pusula, kuzey-yukarı yönelimi etkilemede bir rol oynamış olsa da, tek faktör bu değildir. Aslında Kuzeyi dünyanın tepesi olarak düşünmek için tarihsel bir üstünlük kompleksinden başka bir şey değildir. Üst kısımdaki ülkelerin tarih boyunca daha güçlü olması ve bu nedenle bu ülkelerin kendilerini haritada yukarıda kalacak şekilde çizmesiyle kuzey üstte olacak şekilde harita kullanımında yaygınlaşmıştır.

Kuzey ve güneyin nasıl yukarı ve aşağı olarak belirlendiğini anladıktan sonra biraz da doğu ve batının tanımlanmasına bakalım. Doğu güneşin doğuşunu ifade eden Latince “oriri” fiilinden,  Batı ise güneşin batışını, ifade “occidere” fiilinden türemiş yön kavramlarıdır. Bu yön kavramlarının da bir referans noktasına ihtiyacı vardır. Bu referans noktası da Greenwich kasabasından geçtiği varsayılan başlangıç meridyenidir. Referans noktanın orası olarak belirlenmesinin tek sebebiyse, İngiltere’nin o dönem sahip olduğu politik ve ekonomik güçtür.

Kaynaklar ve İleri Okumalar:

Matematiksel

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu