ZİHİN AÇAN YAZILAR

Sinestezi: Sesleri Koklamak, Şekilleri Duymak

Bazı kişilerde duyular birbirine karışır, birleşir. Bu kişilerde duyma, dokunma, tad alma, görme, işitme iç içedir. İşte buna sinestezi ya da diğer adıyla birleşik duyu denir. 

Sinestezi, yani Yunanca syn (birlikte) ve aesthesis (algı/his/duyum) kelimelerinin birleşmesiyle ortaya çıkan “synaesthesia”, beynin herhangi bir algı modalitesini uyarmasıyla, diğer duyuların da harekete geçip birden fazla kanalda uyarılma oluşumuna verilen tıbbi isimdir. 

Bu bir hastalık ya da psikolojik bir sorun değildir. Sadece bir algı farklılığıdır.

Bu kişiler yazıları okurken, kelimelerin yanında parıldayan renkler görebilir ya da Beethoven’ın konçertolarından birini onlar için bir havai fişek gösterisine dönüşebilir…

Aslında kulağa pek de fena gelmiyor…

Sinestezi; gelişimsel, sonradan kazanılmış veya farmakolojik olarak üç tipe ayrılır. Bunların arasında en sık rastlananı kalıtımsal olabileceği yönünde bulgular bulunan gelişimsel sinestezidir.

Sonradan kazanılan sinestezi ise başka bir hastalığın varlığında oluşur. Örneğin, epilepsi hastalarında, koklama, görme, işitme, duyma, dokunma arası duyu geçişlerinde gözlemlenebilir.

Farmakolojik sinestezi de, bazı kimyasalların kullanımı ya da beyindeki
orta temporal lobun hasarı sonucunda ortaya çıkabilir.

Ortalama iki bin kişide bir görülen sinestezinin kadınlarda görülme oranı, erkeklerden üç ila sekiz kat daha fazladır.

Sinesteziklerin çoğu solaktır ya da çift el kullanabilir. Bu duruma herhangi bir ruhsal veya beyinsel rahatsızlık eşlik etmez, sağlıklıdırlar. Daha iyi bir hafızaya sahiptirler, bir şiirin dizelerini renklerle benimseyebilirler. 

Ancak kimi durumlarda, matematiksel ve mekânsal algı fonksiyonları zayıf olabilir. Bir kısmı hesap yapmakta zorlanır, sağ ve sol taraflarını karıştırabilir.

Yapılan beyin görüntüleme çalışmalarıysa sinestezik kişilerde limbik korteks ve hipokampüsün normal bireylere göre daha etkin olduğunu ortaya çıkmıştır.

Her ne kadar araştırmacılar sinestezi hakkında henüz aydınlatılmamış gerçekleri açığa çıkarmaya çalışıyor olsa da, birçok sinestezik özel durumunu bir tür hediye gibi görerek sanatsal alanlarda başarının kapılarını zorluyor.

Öyle ki dünyanın saygın heykeltıraş, müzisyen, ressam ve şairleri arasında da bu hastalıkla yaşamış pek çok örnek bulunuyor. Bunlardan bizim için en tanıdık isimler Nicola Tesla ve Richard Feynman.

Sinir bilim ve psikolojideki tüm gelişmelere rağmen sinestezi gizemini koruyor. Araştırmacılar, bu gizemin çözüldüğünde sinir sistemi ve algı arasındaki ilişkinin ortaya çıkarılmasında da büyük bir adım atılmış olacağını söylüyorlar.

Okuma Önerisi: Beş Duyu Söyleminden Vazgeçin, Aslında 14 İle 20 Arası Duyunuz Olabilir

Aşağıdaki video bu konuda keyifli, kısa bilgiler içermekte. İzlemenizi öneririz.

Matematiksel

Paylaşmak Güzeldir

Sibel Çağlar

Kadıköy Anadolu Lisesi, Marmara Üniversitesi, ardından uzun süre özel sektörde matematik öğretmenliği, eğitim koordinatörlüğü diye uzar gider özgeçmişim… Önemli olan katedilen değil, biriktirdiklerimiz ve aktarabildiklerimizdir bizden sonra gelenlere... Eğitim sisteminin içinde bulunduğu çıkmazı yıllarca iliklerimde hissettikten sonra, peki ama ne yapabilirim düşüncesiyle bu web sitesini kurmaya karar verdim. Amacım bilime ilgiyi arttırmak, bilimin özellikle matematiğin zihin açıcı yönünü açığa koymaktı. Yolumuz daha uzun ve zorlu ancak en azından deniyoruz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Kapalı