Psikoloji

Duyular-dışı Algılama Yani Altıncı His Gerçekten Mümkün mü?

Duyular-dışı algılama ( Extrasensory perception – ESP) veya bildiğimiz adıyla altıncı his, parapsikologların beş duyunun ötesindeki her türlü paranormal algılamaları belirtmek üzere kullandıkları bir terimdir. Parapsikologlar, duyu dışı algılamayı üç ana türe ayırmışlardır. 1) Öngörü: Gelecekteki olayların gerçekleşmesinden önce normal olmayan yollarla, yani geleneksel bilimin dışında kalan mekanizmalarla bilgi edinme. 2) Telepati: başkalarının zihnini okumak 3) Durugörü: görünmeyen nesnelerin veya insanların varlığını algılama. Bunların yanısıra aynı çerçevede medyumluk ve sadece bir nesneye dokunarak biri hakkındaki bilgileri okuyabilme yeteneği olan psikometri de yer alır. Altıncı his, görme veya dokunma gibi duyularımızın devamı olarak düşünülür. Ancak temel duyularımızın aksine, bu his yalnızca kişinin zihnindeki düşünceler, duygular veya dürtülerden oluşur.

Altın Hissin Varlığı Bilimsel Olarak Kanıtlandı mı?

Parapsikolojinin psikoloji biliminin bir alt dalı haline gelmesine dair yaptığı çalışmalarla bilinen Joseph Banks Rhine 1930’larda duyu dışı algı terimini ortaya attı ve devamında konu ile ilgili tam ölçekli çalışmasını başlattı. Rhine çalışmasında, dalgalı çizgiler, yıldız, daire, artı işareti ve kareden oluşan beş standart sembolden oluşan Zener kartları adı verilen bir dizi uyarıcı kullandı. Bu kartları katılımcılara rastgele sırayla sundu ve hangi kartın görüneceğini (öngörü), başka bir katılımcının aklında hangi kartın olduğunu bulma (telepati) ve hangi kartın görünmez olduğunu (durugörü) tahmin etmelerini istedi.

Rhine 1934’te “Extra-Sensory Perception” adlı kitabı ile çalışmasının olumlu sonuçlarını yayınladı ve halkın dikkatini çekti. Ancak bir sorun vardı. Diğer araştırmacılar onun bulgularını tekrarlayamadılar. Dahası, bilim insanları yöntemlerinde ciddi kusurlara işaret ettiler. Bazı Zener kartları yıpranmış veya kötü üretilmişti. Bu nedenle katılımcılar, kartların arkasındaki sembollerin izlerini görebiliyorlardı. Ayrıca Rhine ve meslektaşlarının kartların sırasını düzgün bir şekilde rastgele seçmemişlerdi. Sonuçta tüm bunlar analizlerini geçersiz hale getirdi ve zaman içinde Zener kart araştırmasına duyulan ilgi azaldı.

İlk parapsikoloji laboratuvarlarında telepatik iletişim olasılığını test etmek üzere kullanılan Zener kartlarının iç yüzlerindeki semboller. Kaynak: https://tr.wikipedia.org

1972 yılında ABD hükümeti Stargate projesini başlattı. Projenin amacı durugörü sayesinde düşman ülkelerdeki nükleer tesislerin yerleri gibi yararlı askeri bilgiler edinme becerisini orduya dahil etmekti. Projeye 20 milyon dolar yatırım yapıldı. Ancak hükümet, hiçbir yararlı bilgi edinemediği için programı 1995 yılında durdurdu.

İlerleyen süre zarfında altıncı hissin doğrulanması için çok sayıda başka çalışma yapıldı. Ancak bu çalışmalarda elde edilen bilgiler devamında yapılan benzer çalışmalarda hiçbir zaman kanıtlanamadı. Yani anlayacağınız altıncı his ile ilgili iddialar olağanüstü etkileyici olsa da aynı derecede olağanüstü kanıtlarla henüz eşleşmiyor. Yine de anketler, yetişkinlerin çoğunlukla altıncı hissin varlığına inandığını gösteriyor. Dahası bu inananların büyük çoğunluğu bu hissin kendilerinde de olduğunu dile getiriyor. 150 yıldan fazla süre onlarca başarısız denemenin ardından duyu dışı algılama ile ilgili durumlara olan inançlarımızın neden bu kadar güçlü olduğunu düşünmek bu noktada mantıklı olacaktır.

Neden İnanmaktan Vazgeçemiyoruz?

Muhtemel neden korelasyon yanılgısıdır. Yeni bir şehirde olduğumuzu ve yıllardır görmediğimiz eski bir arkadaşı düşündüğümüzü hayal edin. Birkaç saat sonra sokakta o arkadaşla karşılaşıyoruz. Bu altıncı hissimizin varlığını kanıtlar mı? Cevap, elbette hayır. Birçok defa yeni bir şehre gitmişizdir ve eski arkadaşlarımızı dönem dönem hepimiz düşünürüz. Bu iki olayın temelde birbiri ile hiçbir ilişkisi yoktur. Sorun tesadüflerin sıklığını hafife alma eğilimimizdir. Çoğumuz, görünüşte “imkansız” gibi görünen olayların ne kadar olası olduğunun farkında değiliz. Oysa ki bir gruptaki iki kişinin aynı gün doğmuş olma olasılığı oldukça yüksektir. Aslında, sadece 23 kişilik bir grupta, bu oran yaklaşık % 50’dir. Bu nasıl olabildi diyorsanız buraya göz atabilirsiniz.

23 kişilik bir grup büyüklüğüne ulaştığımızda, en az 2 kişinin aynı doğum gününü paylaşma olasılığı 0,5 veya yüzde 50’yi aşıyor. Araştırmalar, çoğu insanın bunun ve diğer tesadüflerin olasılığını önemli ölçüde küçümsediğini ve bazen bu tesadüfleri paranormal olaylara atfetmelerine yol açtığını göstermektedir.

Aslında Bir Altıncı Hissimiz Olabilir!

Tüm bu yazdıklarımızın devamında attığımız başlığa şaşırmayın. Bilim insanları bir altıncı hissin varlığını doğruluyor. Ancak bunun yukarıda anlatılanlar ile hiçbir bağlantısı yok. İçalgı, Propriyosepsiyon ya da Özduyum beynin ve bedenin farklı parçalarının birbirine ve ortama kıyasla nerede konumlandığını ve nasıl hareket ettiğini bilmesini sağlayan duyudur. Bu duyu bazen “altıncı his” olarak da adlandırılır. Bu his sayesinde parmağınızı burnunuzun ucuna tamamen karanlıkta koyabilirsiniz. Böyle bir duyuya sahip olmasaydık yürürken kontrolü kaybetmemek için sürekli ayaklarımızı izlemek zorunda kalırdık. Ancak elbette bunun duyular dışı algılama ile hiçbir ilgisi yoktur. Bu tam olarak bir duyumuzdur.

Buraya son bir not düşelim. Yaygın bilinişin aksine parapsikoloji bir sahte bilim ve bir parapsikolog bir psişik, bir astrolog veya psişik okumalar yapan biri değildir. Bir parapsikolog, paranormal konular ile ilgilenen bir bilim insanıdır. Yukarıda bahsedilen konulardaki araştırmaları halen devam etmektedir ve son hallerini almamışlardır.

Kaynaklar ve ileri okumalar:

Matematiksel

Sibel Çağlar

Merhabalar. Matematik öğretmeni olarak başladığım hayatıma 2016 yılında kurduğum matematiksel.org web sitesinde içerikler üreterek devam ediyorum. Matematiğin aydınlık yüzünü paylaşıyorum. Amacım matematiğin hayattan kopuk olmadığını kanıtlamaktı. Devamında ekip arkadaşlarımın da dahil olması ile kocaman bir aile olduk. Amacımıza da kısmen ulaştık. Yolumuz daha uzun ama kesinlikle çok keyifli.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu