Biyoloji ve Genetik

Laktoz Toleransı Nedir? Neden Süt İçebilecek Biçimde Evrimleştik?

Aslında biraz düşünürseniz bize hak verebilirsiniz. Bir çoğumuzun buzdolabından eksik olmayan süt, içmek için garip bir şey. Üstelik insanlar, memeli canlılar arasında bebeklik döneminin ardından süt tüketmeye devam eden tek tür. Ve daha da garip olanı eğer karın ağrısı çekmeden bir bardak süt içebiliyorsanız bu özel bir gene sahip olduğunuz anlamına geliyor. Diğer bir deyişle, süt şekeri yani laktoz toleransı geliştirdiğiniz için süt ürünlerinin lezzetli ve besleyici dünyasına dahilsiniz.

Genlerin uygunluğu doğal se­çilimin yol haritasını çizer. Ancak insanın icat ettikleri ile bu uygunluğu değiştirebilir. Bunun güzel bir örneği günümüzde süt içebilmemizdir. Süt, meyvelerde ve diğer tatlı yiyeceklerde bulunan şekerlerden farklı olan, laktoz adı verilen bir şeker türü içerir. Bebekken vücudumuz, anne sütündeki laktozu sindirmemizi sağlayan laktaz adı verilen özel bir enzim üretir. İşin aslı, memeliler sadece süt emerken, yani yavruyken laktaz üretebilirler. Memeli büyüdükçe bu enzimin üre­timi durur. Tipik bir erişkin memeli için laktaz üretmek yararsız bir uğraştır. Çünkü artık annesinden süt emmediği için sütü sindirmeye ih­tiyacı yoktur.

Laktoz (sütteki şeker) laktaz tarafından glikoz ve galaktoza parçalanır. Kaynak: Waikato Üniversitesi

Diğer memeliler gibi, insanların çoğu da büyüdükleri zaman laktaz en­zimini üretmeyi durdururlar. Bu açıdan taze süt, laktoz oluşumuna neden olduğu ve bununla beslenen bir tür bakterinin hızla kolonizasyonuna yol açar. Bu nedenle de vücut tarafından kabul edilemez. Sonuç olarak, bir yetişkin çok fazla süt içerse şişkinlik, ağrılı kramplar ve hatta ishal yaşayabilir. Ancak, bazı insan DNA’larında bu laktaz şalterini yok eden bir mutasyona sahiptirler. Bu insanlar erişkin­liğe ulaşsalar bile laktaz enzimini üretmeye devam ederler. Bu sayede de süt içer­ken herhangi bir sorun yaşamazlar.

Süt, memelilerin bebeklerinin başlangıç gıdası olarak evrim geçirmiş, aralarında enerji için şeker ve yağın, vücut gelişimi için gerekli olan protein, mineraller ve vitaminlerin de bulunduğu zengin ve yoğun bir besin kaynağıdır. Bebekler sadece sütle aylar boyu hayatta kalabilir. Süt sağlıklı kemiklerin oluşmasına katkıda bulunan iki mineral, kalsiyum ve fosfat açısından zengin bir gıdadır.

Neden Bazı İnsanlar da Laktoz Toleransı Vardır?

Yaklaşık 10.000 yıl önce, neredeyse hiç kimse süt içmezdi. Bu beceri inekler evcilleştirildikten sonra yayılmaya başladı. Yaşam­larını hayvan sürülerini yetiştirerek sürdüren bu insanlar süt içebilme yeteneği edinerek evrimsel bir avantaj sağladılar. Erişkin halde de laktaz üretebilmeye ait mutasyon böylece kabileler arasın­da yayılmaya devam etti. İnsanlar süt sağlayan keçi ve koyun gibi hayvanları evcilleştirdikten sonra, bebeklik ça­ğının ardından laktoz sindirebilme yeteneği avantajlı bir hal aldı. Bu da erişkinlerde laktaz üretimine imkan tanıyan genlerin seçilimini destekledi. Ancak hiçbir zaman inek yetiştirmeyen Avustralyalı Aborijinler ve Amerikan Yerlileri arasında süt içebilme özelliğini sağlayan genler mutasyona uğramadı. Sonuçta bu evrimsel bir avantaja dönüşmediği için yaygınlaşmadı.

Mısır’da MÖ 2350 yılına tarihlenen bu sanat eseri, eski bir Mısırlının inek sağdığını gösteriyor.

Neden Bazı İnsanlar da Laktoz Toleransı Yoktur?

İnek sütü içmek, insan evriminde yaygınlaşması nispeten geç kalmış bir olgudur. Bu bakımdan dünya nüfusunun büyük bölümünün genleri bu olguya yatkın değildir. Birçok kişide laktozun sindirilmesini sağlayan enzim olan laktazın seviyesi, bebeklik döneminin geride kalmasıyla birlikte hızla düşer. Yaklaşık 5 yaşından sonra çoğu insan (dünya nüfusunun yaklaşık %75’i ) laktaz enzimini üretmeyi bırakır. Laktaz olmadan sütü sindiremezler ve laktoz toleransı geliştirmezler. Ancak dünyanın bazı yerlerinde insanlar yetişkinlikte de laktaz üretmeye devam eder. Günümüzde laktoza karşı toleranssızlığın daha çok Afrika, Asya veya Pasifik kökenli insanlarda yaygındır. Bunun nedeni, yerel büyükbaş hayvan yetiştiriciliğinin buralarda dünyanın diğer bölgelerine kıyasla çok daha yeni olmasıdır.

Sonuç olarak; Atalarınız hayvanların sütünden faydalandıysa genleri büyük olasılıkla mutasyon­ları aktarmış ve böylece genleriniz laktozu parçalamak için gerekli enzimlerin mükemmel üreticileri haline gelmiştir. Son olarak, Nutrigenomik adı verilen bilim dalı sayesinde çağımızın bireyselleş­tirilmiş menüsünden neleri çıkarmak gerektiğini anlamaya başlıyoruz. Örneğin, artık laktoza duyarlı olduğunuzu anlamak için karnınızın şiş­mesini ve ishal olmayı beklemenize gerek yok. Size bu bilgiyi verecek olan genetik test şu an piyasada mevcut. Bu bilgiler, önümüzdeki zamanlarda 21. yüzyılın genetiğe dayalı bes­lenme tavsiyeleri için temel olacak gibi gözüküyor.

Kaynaklar ve İleri Okumalar:

Matematiksel

Sibel Çağlar

Merhabalar. Matematik öğretmeni olarak başladığım hayatıma 2016 yılında kurduğum matematiksel.org web sitesinde içerikler üreterek devam ediyorum. Matematiğin aydınlık yüzünü paylaşıyorum. Amacım matematiğin hayattan kopuk olmadığını kanıtlamaktı. Devamında ekip arkadaşlarımın da dahil olması ile kocaman bir aile olduk. Amacımıza da kısmen ulaştık. Yolumuz daha uzun ama kesinlikle çok keyifli.
Başa dön tuşu