ZİHİN AÇAN YAZILAR

İnci Küpeli Kız Resmini Özel Yapan Şey Nedir?

Evlerin içindeki gündelik hayatı betimlediği tablolarıyla tanınan Hollandalı Barok Johannes Vermeer ressam şüphesiz ki en çok “İnci Küpeli Kız” adını verdiği resmi ile tanınmaktadır.

Günümüzde, Lahey’de, Mauritshuis’de sergilenmekte olan bu tablo, kimi zaman Kuzeyin Mona Lisa’sı ya da Hollandalı Mona Lisa olarak da adlandırılır.

Yaklaşık 1665 yılında yapılan bu tablonun gizemi hala çözülebilmiş değildir. 19. yüzyılda bir müzayedede ortaya çıkan bu tablodaki modelin kim olduğu, hangi duyguyu yansıttığı, gülüp gülmediği, bir şey söylemek üzere olup olmadığı, arkası dönük yürürken bir şey duyup mu döndüğü gibi konular sanatseverler arasında uzun süre tartışılmıştır.

Johannes Vermeer ( 1653–1675)

Hatta bu tartışmalar devamında tablonun kurgusal bir kitabının yazılmasına ve devamında da filminin çekilmesine neden olmuştur. Işık kullanımının inceliği, kullanılan tekniğin sıra dışılığı resimde kendini hissettirmektedir. 

Vermeer resimlerinde kompozisyon yaratma konusunda usta bir sanatçı idi. Ancak bu resimde kızın arka fonu siyah bir zemin. Bu da kızın üç boyutlu görüntüsünü daha da belirginleştiren bir unsur olarak öne çıkmakta.

Her ne kadar onu en çok İnci Küpeli Kız tablosu ile tanısak da aslında, 1666-1667 yılları arasında tamamladığı Resim Alegorisi adlı eseri ressamın asıl başyapıtı niteliğindedir.

Vermeer, bu eserinde, resim yapmakta olan bir ressamı ve onun modelini resmetmiştir. Eser, kullanılan olağanüstü ışık tekniği sayesinde resim sanatında eşsiz bir yer edinmeyi başarmıştır.

Resimde, modelin yüzüne vuran ışık, aynı zamanda masanın üstünü, yerdeki karoları aydınlatmakta hatta sandalyenin metal yüzeylerinden bile ufak bir parıltıyla görülmektedir.

Bu resim Vermeer için nedenini tam olarak bilemesek de özel bir anlam içermekte idi. Sanatçı kısıtlı olanaklarla çalışmasına rağmen bu resmi satmaya hiç çalışmadı ve öldüğü güne kadar da resmi elinde tuttu.

Resimde parlaklık ve karanlık arasındaki vurgulu kontrast, keskin karşıtlıklar yaratacak biçimde düzenlenmiş ışık-gölge dağılımına chiaroscuro denir. İtalyanca chiaro (parlak) ve oscuro (karanlık) kelimelerinden gelir.

Işık ve gölge oyunları ile yaratılan derinlik, Vermeer’in çoğu resminde mevcuttur. Bu derinliği yakalamak için nasıl bir teknik kullanıldığı da sanat tarihçileri tarafından kesin olarak açıklanamamaktadır. Bazı sanat tarihçileri de, Vermeer’in bunu ”kamera obscura” denilen aletle yaptığını ileri sürüyor.

Bu alet, fotoğraf makinelerinden çok daha önce kullanılmış, içinde film olmayan, aslında üç boyutlu bir objeyi, iki boyutluya dönüştürmeye yarayan bir alet.

Ressamlar düşünce tarzlarını, önemli tarihsel olayları veya bir konuya ilişkin fikirlerini resimlerine yansıtır. Her resmin anlatmak istediği bir şeyler vardır fakat bu anlamlar resme bakar bakmaz görünmeyebilir.

Resimdeki düşünceyi bulmak için detaylar incelenmeli ve küçük boyutta çizilmiş simgelerin bulunması gerekir. Bu detay ve simgeler, ressamın yaşadığı zaman ile birleştirilir ise resmin anlamı çözülebilir.

İnci Küpeli Kız resmi de muhtemel Vermeer’in iç dünyasının karmaşıklığının tuvale yansımasıdır ve bünyesinde metaforlar içerir.

Vermeer, 40 yıllık hayatının tamamını doğduğu şehir Delft’te geçirdi. 21 yaşında evlendi ve 10 çocuk sahibi oldu. Resimlerini evin üst katında yaptı ve evden dışarı da fazla çıkmadı.

Vermeer yavaş bir ressamdı, az resim üretti, yaşamı boyunca fazla para kazanamadı ve ünlü de olamadı. Kısacası, sıradan ve yavaş bir hayattı onunkisi.

Belki de bu yüzden sıradan ve durağan şeyleri resmetti ömrü boyunca…

Sütçü Kız, 1657

Vermeer, İnci Küpeli Kız’ı da aynı düşünceyle yaptı. Kız, büyük dünyanın herhangi ünlü ya da önemli bir kişisi değildi. Zengin değildi. Taktığı küpe dünya modası standartlarında küçük, değersiz bir ziynetti.

Resmin odak noktası, muhtemel inci gibi görünmesi için cilalanan bir cam veya kalay damlası. Onun yuvarlak ve ağır görüntüsü ise bir boya lekesi aslında.

“İnci Küpeli Kız” şu an da Mauritshuis Müzesi’ndeki daimi evinde oturuyor. Onun gerçek kimliğini asla bilemeyecek olsak da, bu portre garip bir biçimde insanları kendine çekiyor…

Konu ilginizi çekti ise aşağıdaki videoya da göz atmanızı öneririz.

Okumaya devam etmek isterseniz:  Mona Lisa Etkisi: Resimdeki Gözler Neden Bizi Takip Eder?

Matematiksel

Paylaşmak Güzeldir

Sibel Çağlar

Kadıköy Anadolu Lisesi, Marmara Üniversitesi, ardından uzun süre özel sektörde matematik öğretmenliği, eğitim koordinatörlüğü diye uzar gider özgeçmişim… Önemli olan katedilen değil, biriktirdiklerimiz ve aktarabildiklerimizdir bizden sonra gelenlere... Eğitim sisteminin içinde bulunduğu çıkmazı yıllarca iliklerimde hissettikten sonra, peki ama ne yapabilirim düşüncesiyle bu web sitesini kurmaya karar verdim. Amacım bilime ilgiyi arttırmak, bilimin özellikle matematiğin zihin açıcı yönünü açığa koymaktı. Yolumuz daha uzun ve zorlu ancak en azından deniyoruz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Kapalı