Sinirbilim

Resim Yeteneği Nedir? Ressamların Beyni Nasıl Farklıdır?

Kimileri birkaç fırça darbesiyle dünyanın tüm güzelliklerini tuvale aktarmayı başarırken, birçok kişi eline kalem verildiğinde bir adam figürü bile çizmekte zorlanır. Öyleyse resim yeteneği olan ile olmayan arasındaki fark nedir? Ressamların beyni gerçekten farklı mı çalışmaktadır?

Çeşitli araştırma sonuçlarına göre fark, beynin yapısında ve işleyişinde yatmakta. Bir araştırmada bilim insanları 21 sanat öğrencisinin beyin yapısını, 23 sanatçı olmayan kişi ile kıyasladı. Araştırma sonuç olarak sanatçılarda, hassas motor hareketleri ve görsel canlandırma ile ilgili beyin bölgelerindeki gri maddenin daha yoğun olduğunu ortaya koydu. Bu fazladan gri maddenin doğuştan mı fazla olduğu ya da sonradan mı artış gösterdiği ise henüz belirsiz.

Gri madde hacmi, resim yeteneği ile önemli ölçüde pozitif korelasyon gösterir. Chamberlain, vd. al, NeuroImage, 2014;Kaynak: https://www.businessinsider.com/

Resim Yeteneği Sonradan Gelişir mi?

Öncelikle güzel haber! Herkes çizebilir. Bunda iyi olup olmamak ise size kalmıştır. Resim konusunda doğal bir yeteneğiniz olmadığını düşünebilirsiniz. Ancak onlarca çalışmanın bize kanıtladığı gibi sıkı çalışma da en az yetenek kadar önemlidir. Kararlılık olmaz ise yetenek tek başına bir işe yeterince yaramaz. Bir noktada herkes, hangi seviyede olursa olsun, birilerinden öğrenmeye veya bir şeylerden ilham almaya ihtiyaç duyar. Sanatçılar böyle büyür ve gelişir.

Günümüzün en ikonik sanatçılarından biri olan ve hayatımıza renkleri sokan Yayoi Kusama, çocukken ailesi tarafından cesaretlendirilmedi ve 20. yüzyılın ortalarında Japonya’da bir kadın olarak toplumsal normlar ona karşıydı. Ancak yaşadığı psikolojik rahatsızlıklar da dahil hiçbir sorun, sanatçı olma arzusunu bastıramadı. Günümüzde eserleri dünya çapında sergileniyor ve yaşayan diğer tüm kadın sanatçılardan daha fazla paraya satılıyor.

Bir figürü gerçekçi bir şekilde resmetme yeteneği üç şeyle ilgilidir. Bunlar kişinin gerçeği nasıl algıladığı, görsel hafızasının ne kadar keskin olduğu ve çizmek için seçtiği objeyi ne kadar anladığıdır. Güzel haber, araştırmalar tüm insanların bu beceriyi geliştirebileceğini göstermekte. Araştırmacılar, çizim yeteneği gelişmemiş kişilerin, dünyayı tam da olduğu gibi göremediklerini ve her şeyden önce doğru görme konusunda kendilerini eğitmeleri gerektiğini ifade ediyorlar.

Örneğin, bir vazoya baktığımızda. görsel mekanizmamız bazı gerçekleri çarpıtmaya hazır şekilde devreye girer. Bu yüzden boyu, renkleri ya da şeklini olduğundan farklı algılayabiliriz. Bu tür yorumlama hataları da çizim yaparken kağıdımıza yansır. Resim yapma kabiliyeti çok gelişmiş olan insanlarsa, beyne iletilen yanıltıcı bilgileri yok sayarak gerçekte ne görüyorlarsa onu çizebiliyorlar. Başarılı bir resim çizebilmek için, resmedilecek olan objenin çevresiyle olan ilişkisini kavramak da önemli. İki çizgi arasındaki açıyı fark etmek ya da objenin sadece kendisini değil, çevresindeki boşluğu da eş zamanlı olarak algılamak gibi detaylar çizimi gerçekçi kılar. Görsel hafızası güçlü olanlar bütünsellikten kopmadan bu gibi detaylara odaklanmayı başarır.

Ressamlar Dünyayı Farklı Görüyor

Sarı çizgiler deneye katılan kişilerin gözlerinin odaklandığı yerleri gösteriyor (solda sanatçı olmayanlar, sağda sanatçılar). Sanatçı olmayanlar zamanın yaklaşık yüzde 40’ını nesnelere bakarak geçirirken, sanatçılar zamanın yalnızca yüzde 20’sinde nesneleri incelediler.

Bir çalışmada bilim insanları, sanatçıların ve sanatçı olmayanların, neyi gördüğünü anlamak için bir göz takip cihazı kullanarak bakışlarını nereye odakladıklarını anlamaya çalıştı. Her iki grup belli bir süre ekrana bakıp gördükleri şeyi hatırlamaya çalıştı. Sonuçlar ilginçti. Sanatçılar gözleri ile, görünüşe göre boş okyanus veya gökyüzü gibi alanlar da dahil olmak üzere tüm resmi tarama eğilimindeydi. Sanatçı olmayanlar ise daha çok nesnelere, özellikle de insanlara odaklanıyordu. Sonuçlar, sanatçıların dış hatlara ve gölgelere bakmakla daha fazla zaman geçirdiklerini açıkça gösteriyordu. Ayrıca sanatçılar sanatçı olmayanlardan daha fazla detayı hatırlayabiliyordu.

Sıradan insanlar çizim yapmaya çalıştıklarında çizdiğinde, bir nesne çizmeye çalışırlar. Bu yüzden bu gördüklerine pek benzemez. Ressamlar ise resim yaparken bunun yerine tüm görsel alana odaklanır. Çizilen özne ile birlikte kağıt üzerine gölgeleri ve yüzeyleri yerleştirir. Sonuç, olarak ortaya çok daha gerçekçi bir resim çıkar. Bazı insanlar tüm bu konularda doğuştan daha yetenekli olduklarından, resmetme konusunda da iyilerdir. Hatta onların birçoğu bunu neredeyse bir refleks gibi yaptıkları için, geri kalan kişiler gibi öğrenmeleri gerekmez. Ancak resim çizme konusunda acemi olanlar da farkındalık ve eğitim ile görsel hafızalarını geliştirebilirler. Yani doğuştan bir resim yeteneğine sahip olmasa bile herkes resim çizebilir.

Kaynaklar ve İleri Okumalar:

Matematiksel

Sibel Çağlar

Merhabalar. Matematik öğretmeni olarak başladığım hayatıma 2016 yılında kurduğum matematiksel.org web sitesinde içerikler üreterek devam ediyorum. Matematiğin aydınlık yüzünü paylaşıyorum. Amacım matematiğin hayattan kopuk olmadığını kanıtlamaktı. Devamında ekip arkadaşlarımın da dahil olması ile kocaman bir aile olduk. Amacımıza da kısmen ulaştık. Yolumuz daha uzun ama kesinlikle çok keyifli.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Bu Yazılarımıza da Bakmanızı Öneririz

Başa dön tuşu