ZİHİN AÇAN YAZILAR

Lewis Carroll ve Alice’in Bitmeyen Maceraları…


Aynı zamanda matematikçi olan Lewis Carroll tuhaf bir hayal gücüne ve hikaye anlatma yeteneğine sahipti. Mükemmel bir ikili olan bu yetenekler, modern tarihin en değerli masallarından birine yol açtı: Alice Harikalar Diyarında.

19. yüzyılın ortalarında yazılan, genç bir kızın bir tavşan deliğine yaptığı yolculuğun bu hayali öyküsü, artık popüler kültürün temelini oluşturuyor. İlginç karakter kadrosuna aşina olsanız da arkasındaki yazar hakkında pek bir şey bilmiyor olabilirsiniz. Bu yazıda Lewis Carroll’u daha yakından tanıyalım…

Charles Lutwidge Dodgson


1832’de Charles Lutwidge Dodgson ya da bildiğimiz takma adıyla Lewis Carroll İngiltere’de dünyaya geldi. İlk eğitimini evde bir papaz olana babasının gözetiminde tamamladı. Küçük yaştan itibaren şiir ve kısa öyküler yazmanın yanı sıra matematiğe de ilgisi vardı. Rakamlara yönelik bu yetenek onu matematik öğretmeni olarak 26 yıl boyunca ders vereceği Oxford Üniversitesinin kolejlerinden birine taşıyacaktı.

Matematik yalnızca Carroll’un akademik çalışmasında değil, yazılarında da önemli bir rol oynadı. Alice’s Adventures in Wonderland ve Through the Looking-Glass, and What Alice Found There isimli kitapları bir yaklaşım sergiliyordu.

Gerçek Alice’in Hikayesi

Oxford Üniversitesi’nin kolejlerinden Christ Church’te görev yaptığı sırada Charles Dodgson, 1862 yılının bir yaz günü kolej dekanının 10 yaşındaki kızı Alice Lidell ve kardeşleri Edith ve Lorina ile yaptığı nehir gezintisi sırasında üç kız kardeşi eğlendirmek için bir hikaye uydurdu.

Küçük Alice ondan hikayeyi yazılı olarak isteyince Dodgson onu kıramadı. Elle çizilen illüstrasyonla süslediği hikayeyi, üzerine “Bir yaz günü hatırası anısına sevgili bir çocuğa” yazarak Alice Liddell’a hediye etti. Dodgson hikayeye “Alice’s Adventures in Underground / Alice’in Yeraltı Maceraları” adını vermişti.

Dodgson daha sonra arkadaşlarının ısrarıyla hikayeyi genişletti ve kitap 26 Kasım 1865’te “Alice’s Adventures in Wonderland” adıyla basıldı.

Kitaba ilham kaynağı olan Alice Liddell, Christ Church Kolej Dekanı’nın üç kızından biriydi. Hikayenin kahramanı gibi meraklı bir kız çocuğu olan Alice’in saçları kısa ve kahverengiydi. Hikayedeki Alice’in uzun sarı saçlı olmasının sebebi ise kitabın illüstrasyonlarını yapan John Tenniel’di.

Bir Fotoğrafçı Olarak Lewis Carroll

Lewis Carroll sadece matematik ve edebiyat alanında yetenekli değildi. Aynı zamanda amatör de olsa bir fotoğrafçıydı ve görüntülerinde çoğunlukla arkadaşları, ailesi ve en sevdiği küçük ilham perisi Alice Liddell yer alırdı.

Carroll, fotoğraflarını üretmek için karmaşık ıslak kolodyum yöntemini kullanırdı. Bu özenli süreç, bir cam plakanın çözünür bir iyodür ve kolodiyon bazlı bir çözelti karışımı ile kaplanmasını gerektiriyordu. Bu oldukça zor ve zahmetli bir süreçti.

 Alice’in Yolculuğunun Alt Metnini Arama Çılgınlığı

Ölümünün ardından Lewis Carroll ve Alice çokça tartışıldı.

Bir matematikçi olan Dodgson kitabında pek çok matematiksel referans kullanmıştı. 2009’de ünlü bilim dergisi New Scientist’te yayınlanan bir makalede Dodgson’un bu çocuk kitabını aslında yeni matematiksel konsept ve fikirler ortaya atmak için yazdığı iddia edildi.

Kimilerine göre de Lewis Carroll’ın nadir görülen bir nörolojik hastalığı vardı. Halüsinasyonlar görüyor, nesneleri olduğundan büyük veya küçük algılıyordu. Bu hastalık 1955’de İngiliz psikiyatrist John Todd tarafından tanımlanarak ‘Alice Harikalar Diyarında Sendromu’ olarak adlandırıldı.

İlerleyen zamanda; kuantum fiziği, uzay-zaman teorisi, paralel evrenler, tanrı parçacığı ve evrendeki kara delik gibi kavramların hayatımıza girmesiyle birlikte, Alice’in tavşan deliğinden Harikalar Diyarı’na düşmesine derin felsefi anlamlar yüklendi.

Alice, Harikalar Diyarı’na inerek aklın, mantığın ve matematiğin referans olamayacağı, her an her şeyin, paradigmanın dışına çıkıp saçmalama özgürlüğüne sahip olduğu bir evrene varmıştı.

“Ne garip bir saat! Saati değil de ayın kaçı olduğunu gösteriyor sadece” dedi Alice. Çılgın Şapkacı, “Saati niye göstersin ki!” diye mırıldandı, “Senin saatin hangi yılda olduğumuzu gösteriyor mu?” “Tabii ki hayır” dedi Alice hazırcevaplılıkla: “Ama zaten uzunca bir süre aynı yılda olmayacak mıyız?” “Benim saatim de bu nedenle saati göstermiyor işte” dedi Çılgın Şapkacı.

Harikalar Diyarı’nda zaman çok yavaş akıyordu; saatler, günler kadar uzundu. Alice bize izafiyetten mi bahsediyordu yoksa?

Okuma Önerisi: Alice Harikalar Diyarında, Bilim Tavşan Deliğinde

İleri okumalar: https://mymodernmet.com/lewis-carroll-facts/

Matematiksel

Sibel Çağlar

Kadıköy Anadolu Lisesi, Marmara Üniversitesi, ardından uzun süre özel sektörde matematik öğretmenliği, eğitim koordinatörlüğü diye uzar gider özgeçmişim… Önemli olan katedilen değil, biriktirdiklerimiz ve aktarabildiklerimizdir bizden sonra gelenlere... Eğitim sisteminin içinde bulunduğu çıkmazı yıllarca iliklerimde hissettikten sonra, peki ama ne yapabilirim düşüncesiyle bu web sitesini kurmaya karar verdim. Amacım bilime ilgiyi arttırmak, bilimin özellikle matematiğin zihin açıcı yönünü açığa koymaktı. Yolumuz daha uzun ve zorlu ancak en azından deniyoruz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu