Matematik
Öne çıkanlar

Matematik Severlerin İzlemesi Gereken En İyi Matematik Filmleri

Bu filmler, matematiği yalnızca sayılar ve formüller üzerinden değil, insanın merakı, tutkusu ve anlam arayışı üzerinden anlatıyor.

Film izlemek çoğu zaman yalnızca vakit geçirmek gibi görülür. Oysa iyi bir film, birkaç saat içinde bizi başka hayatlara, başka düşüncelere ve bambaşka dünyalara götürebilir. Bu yüzden sinema yalnızca eğlence değil, zihni canlı tutan güçlü bir anlatı biçimidir.

Matematik de sinemaya sanıldığından çok daha fazla hikâye sunar. Sayılar, ispatlar, dehalar, takıntılar ve büyük keşifler doğru anlatıldığında etkileyici birer film konusuna dönüşür. Bu yazıda matematiği merkeze alan ya da matematiksel düşünmeyi hikâyesinin önemli bir parçası yapan filmleri bir araya getirdik.Keyifli seyirler!

23 – Pİ – 2008

Darren Aronofsky’nin ilk uzun metrajlı filmi olan Pi, düşük bütçesine rağmen dikkat çekici bir yapımdır. Siyah beyaz görüntü tercihi de filmin karanlık, sıkışmış ve takıntılı ruhuna oldukça uygundur.

Filmin merkezinde matematikçi Max Cohen yer alır. Max için matematik yalnızca entelektüel bir uğraş değildir. O, sayıları hayatın her alanını açıklayabilecek bir anahtar gibi görür. Borsadan doğaya, insan davranışlarından evrenin düzenine kadar her şeyin ardında bir örüntü olduğuna inanır. Bu arayış onu pi sayısı, Fibonacci dizisi ve altın oran gibi matematiğin tanıdık kavramlarına götürür.

Film ilerledikçe Max’in peşine düştüğü örüntüler finans piyasalarının ötesine taşar. Özellikle 216 basamaklı gizemli bir sayı, hikâyenin merkezine yerleşir. Max’in Euclid adını verdiği bilgisayarı bu sayı üzerinde çalışırken çöker. Max ise hakikate yaklaştığını düşündükçe, kendi zihninin sınırlarında daha fazla kaybolur.

Pi, rahatlamak için izlenecek hafif bir film değildir. Yer yer bunaltıcı ve tekinsiz bir atmosfer kurar. Ancak matematik, felsefe ve insan zihninin düzen arayışı arasındaki ilişkiyi merak edenler için oldukça ilginç bir yapımdır.

22 – Şifreciler – Sneakers – 1992

Şifreciler / Sneakers, Phil Alden Robinson’ın yönettiği 1992 yapımı bir macera ve gerilim filmidir. Film, güvenlik sistemlerini test ederek çalışan bir uzman ekibin, sıradan görünen bir görevin içinde giderek daha büyük bir kriptografi krizine sürüklenmesini anlatır.

Ekibin lideri Martin Bishop, bir gün devlet görevlisi olduklarını söyleyen kişilerden gizemli bir kutuyu ele geçirme görevi alır. Başta bu yalnızca teknik bir güvenlik işi gibi görünür. Ne var ki kutuyu bulduklarında, bunun neredeyse her türlü şifreyi çözecek bir cihaz olduğunu fark ederler.

Özellikle asal sayılar ve şifreleme fikri, hikâyenin arka planında önemli bir yer tutar. Bu bağın güçlenmesinde, RSA şifreleme sistemine yaptığı katkılarla tanınan Leonard Adleman’ın matematik danışmanı olarak filme destek vermesi de etkili olmuştur.

22- Moneyball – 2011

Kazanma Sanatı, özgün adıyla Moneyball, gerçek bir hikâyeden uyarlanan 2011 yapımı bir spor dram filmidir. Film, beyzbol takımı Oakland Athletics’in genel menajeri Billy Beane’in, sınırlı bütçeyle güçlü bir takım kurma çabasını anlatır.

Brad Pitt’in canlandırdığı Beane, herkesin alıştığı oyuncu seçme yöntemlerine güvenmek yerine istatistiklere ve veri analizine yönelir. Bu yaklaşım ilk başta büyük tepki toplar. Çünkü Beane yalnızca bir takım kurmaya çalışmaz, aynı zamanda yerleşmiş bir sistemi değiştirmeye cesaret eder.

Moneyball doğrudan formüllerle ilerleyen bir matematik filmi değildir. Ancak olasılık, istatistik, veri okuryazarlığı ve analitik düşünmenin gerçek hayatta nasıl güçlü sonuçlar doğurabileceğini gösterir.

21- UFO – 2018

ufo film

UFO, Ryan Eslinger’ın yazıp yönettiği 2018 yapımı bir bilim kurgu filmidir. Gösterişli efektlerden çok, matematiksel akıl yürütme ve gizem duygusu üzerine kurulan film, uzaylı temasını farklı bir yerden ele alır.

Filmin merkezinde, Alex Sharp’ın canlandırdığı parlak matematik öğrencisi Derek vardır. Derek, çocukken yaşadığını düşündüğü bir UFO karşılaşmasının etkisinden kurtulamamıştır. Yıllar sonra ABD’deki çeşitli havaalanlarından gelen benzer haberler, onun bu eski takıntısını yeniden canlandırır.

Derek, arkadaşı Natalie ve matematik profesörü Dr. Hendricks’in desteğiyle olayların ardındaki düzeni çözmeye çalışır. Bu arayış ilerledikçe mesele yalnızca UFO iddiaları olmaktan çıkar. Film, matematiksel örüntüler, şifreler ve fiziksel sabitler üzerinden evrende başka bir zekânın izini arayan bir hikâyeye dönüşür.

20- Gizli Sayılar – Hidden Figures – 2016

Margot Lee Shetterly’nin aynı adlı kitabından uyarlanan Gizli Sayılar, 2016 yapımı bir biyografik dram filmidir. En İyi Film dâhil üç Akademi Ödülü’ne aday gösterilen yapım, NASA’nın uzay yarışındaki kritik yıllarında büyük rol oynayan siyah kadın matematikçilerin gerçek hikâyesini anlatır.

Filmde Taraji P. Henson, Octavia Spencer ve Janelle Monáe, sırasıyla Katherine Goble Johnson, Dorothy Vaughan ve Mary Jackson’ı canlandırır. Bu üç kadın, dönemin ayrımcı koşullarına rağmen hesaplamaları, mühendislik bilgileri ve kararlılıklarıyla Amerikan uzay programının başarısına önemli katkılar sunar.

Gizli Sayılar, matematiğin yalnızca soyut bir uğraş olmadığını gösteren güçlü filmlerden biridir. Aynı zamanda bilim tarihinde uzun süre görünmez bırakılmış insanların emeğini hatırlattığı için izlenmesi gereken matematik filmleri arasında özel bir yere sahiptir.

19- Einstein and Eddington – 2008

Einstein and Eddington, Einstein’ın Genel Görelilik Teorisi’nin bilim dünyasında kabul görme sürecini anlatan 2008 yapımı bir televizyon filmidir. Filmde David Tennant, Britanyalı astronom Arthur Eddington’ı; Andy Serkis ise Albert Einstein’ı canlandırır.

Eddington, matematiksel fiziğe hâkim, yıldızların yapısı üzerine çalışan ve Cambridge Gözlemevi’nin başına geçmiş önemli bir bilim insanıdır. Einstein ise 1915’te genel görelilik teorisini ortaya koymuş, ancak teorisi henüz gözlemsel olarak doğrulanmamıştır.

Hikâye, Einstein’ın çalışmalarının Eddington’a ulaşmasıyla yeni bir yön kazanır. Eddington, savaş yıllarında Almanya’dan gelen bu yeni fikri ciddiye alır ve teorinin sınanabileceği kritik bir fırsata odaklanır. Eğer Güneş’in yakınından geçen yıldız ışığının büküldüğü gösterilebilirse, Einstein’ın teorisi güçlü bir kanıt kazanacaktır. İzlemenizi öneririz.

18 – Proof – Kanıt – 2005

Proof, David Auburn’un aynı adlı oyunundan uyarlanan 2005 yapımı bir dram filmidir. Film, bir zamanlar parlak bir matematikçi olan Robert ile onun bakımını üstlenen kızı Catherine arasındaki karmaşık ilişkiye odaklanır.

Anthony Hopkins’in canlandırdığı Robert, büyük matematiksel başarıların ardından zihinsel sağlığı giderek bozulan bir akademisyendir. Gwyneth Paltrow’un canlandırdığı Catherine ise yıllarını babasının yanında geçirirken kendi hayatını ertelemiş genç bir kadındır.

Babasının ölümünden sonra Catherine, onun defterleri arasında çok önemli bir matematiksel ispat bulur. Ancak bu ispatın gerçekten Robert’a mı, yoksa Catherine’e mi ait olduğu belirsizdir. Film de bu sorunun etrafında ilerler.

17- The Man Who Knew Infinity – Sonsuzluk Teorisi – 2015

Srinivasa Ramanujan, Hindistan’da yoksulluk içinde büyüyen fakat sezgileri, olağanüstü hesap gücü ve matematiğe duyduğu derin tutkuyla Cambridge’e kadar uzanan sıra dışı bir matematikçiydi. Kısa yaşamına rağmen sayı teorisi, sonsuz seriler ve bölme fonksiyonları gibi alanlarda kalıcı izler bıraktı. 1920’de, henüz 32 yaşındayken hayatını kaybetti. Ancak fikirleri bugün bile yeni araştırmalara ilham vermeyi sürdürüyor.

Ramanujan’ın etkileyici yaşam öyküsü, 1991’de Robert Kanigel’in yazdığı The Man Who Knew Infinity adlı kitaba konu oldu. Daha sonra aynı adla sinemaya uyarlanan film, Ramanujan ile Cambridge’deki ünlü matematikçi G. H. Hardy arasındaki dostluk ve akademik iş birliği etrafında şekillenir.

16. An Invisible Sign – Aşkın Logaritması – 2010

An Invisible Sign, Aimee Bender’ın An Invisible Sign of My Own adlı romanından uyarlanan 2010 yapımı bir dram filmidir. Filmde Jessica Alba’nın canlandırdığı Mona Gray, çocukken babasının hastalığıyla baş edebilmek için sayılara ve matematiğe sığınır.

Yıllar sonra Mona, bir ilkokulda matematik öğretmeni olarak çalışmaya başlar. Ancak onun için matematik yalnızca öğrencilerine anlattığı bir ders değildir. Sayılar, Mona’nın karmaşık ve kırılgan bulduğu dünyayı daha düzenli, güvenli ve anlaşılır hale getirme yoludur. Bu nedenle filmde matematik, bir okul konusundan çok karakterin hayata tutunma biçimi olarak öne çıkar.

15. 21 – 2008

21, Ben Mezrich’in Bringing Down the House adlı kitabından uyarlanan 2008 yapımı bir filmdir. Hikâye, MIT’de okuyan Ben Campbell’ın, profesörü Micky Rosa tarafından kurulan gizli bir blackjack ekibine katılmasıyla başlar.

Ekip, Las Vegas kumarhanelerinde şans oyunlarına yalnızca şans olarak bakmaz. Kart sayma, olasılık hesabı ve hızlı karar verme becerilerini kullanarak blackjack masalarında avantaj elde etmeye çalışır. Başlangıçta bu sistem Ben için okul masraflarını karşılamanın akıllıca bir yolu gibi görünür. Ancak para, rekabet ve kontrol duygusu arttıkça işler giderek daha riskli hâle gelir.

14. The Oxford Murders – Oxford Cinayetleri – 2008

İngiltere–İspanya ortak yapımı Oxford Cinayetleri, Guillermo Martínez’in aynı adlı romanından uyarlanan 2008 yapımı bir polisiye gerilim filmidir. Hikâye, Oxford’a gelen genç bir matematik öğrencisi ile ünlü bir mantık profesörünün, art arda işlenen gizemli cinayetleri çözmeye çalışması etrafında ilerler.

Cinayetlerin ardından bırakılan semboller, olayları sıradan bir suç soruşturmasından çıkarır. Çünkü bu işaretler bir dizi oluşturuyor gibidir. Profesör ve öğrencisi, katilin bir sonraki hamlesini tahmin etmek için mantık, örüntüler ve matematiksel akıl yürütmeden yararlanmak zorunda kalır.

13. It’s My Turn – Benim Sıram – 1980

It’s My Turn, Hollywood sinemasında pek alışık olmadığımız bir açılışa sahiptir. Film, Jill Clayburgh’ün canlandırdığı Chicago’lu matematik profesörü Kate Gunzinger’ın bir teoremi ispatladığı sahneyle başlar. Üstelik bu yalnızca tahtaya yazılmış süslü sembollerden ibaret değildir; ispat matematiksel olarak doğrudur.

Kate’in üzerinde çalıştığı sonuç, homolojik cebirin ünlü yılan lemmasıdır. Bu nedenle film, matematiği gerçekten ciddiye alan nadir yapımlardan biri olarak dikkat çeker. Ayrıca grup kuramından söz etmesi ve sonlu basit grupların sınıflandırılmasına gönderme yapması da onu matematik açısından özel kılar.

Filmin matematik danışmanlığını Harvard Üniversitesi profesörlerinden Benedict H. Gross üstlenmiştir. Bu katkı sayesinde It’s My Turn, romantik komedi kalıbının içinde beklenmedik ölçüde ileri düzey matematiğe yer açar.

12. Traveling Salesman – Gezgin Satıcı – 2012

2012 yapımı Gezgin Satıcı, bilgisayar biliminin en önemli açık problemlerinden biri olan P vs NP meselesini merkeze alan sıra dışı bir matematik filmidir. Filmde dört matematikçi, ABD hükümeti tarafından bu zor problemi çözmek üzere görevlendirilir.

Ancak asıl gerilim, problemin çözülüp çözülmemesinden çok, böyle bir bilginin kimin elinde olacağı sorusu üzerinden kurulur. Çünkü P = NP sonucuna ulaşmak, yalnızca teorik bilgisayar bilimi için değil, dijital güvenlik ve kriptografi için de büyük sonuçlar doğuracaktır.

Bu nedenle matematikçiler, buldukları çözümün teknik değerinden çok ahlaki sonuçlarıyla yüzleşmek zorunda kalır. Çözüm hükümete teslim edilirse mevcut şifreleme sistemleri savunmasız hâle gelebilir. Öte yandan böyle temel bir matematiksel keşfin gizli tutulması da bilginin doğası açısından ayrı bir tartışma yaratır.

11. Mercury Rising – 1998

Şifre Merkür, devletin son derece güvenli kabul ettiği bir şifreleme sistemini yanlışlıkla çözen 9 yaşındaki Simon’ın hikâyesini anlatır. Simon, bir bulmaca dergisinde gördüğü kodu çözdüğünde bunun sıradan bir oyun olmadığını bilmez. Ancak bu başarısı, onu kısa sürede tehlikeli bir hedef hâline getirir.

Bruce Willis’in canlandırdığı FBI ajanı Art Jeffries ise çocuğu korumaya çalışır. Film, matematiği doğrudan merkeze almaz; ancak şifreleme, kod çözme ve örüntü fark etme fikri üzerinden matematikle dolaylı bir bağ kurar.

10. La habitación de Fermat – Kapan – 2007

Fermat’ın Odası, kendisine Fermat adını veren gizemli bir ev sahibinin davetiyle bir araya gelen dört kişinin hikâyesini anlatır. Davetin görünürdeki amacı, büyük bir matematik probleminin çözümünü tartışmaktır. Ancak kısa süre sonra bunun bir tuzak olduğu anlaşılacaktır.

Konuklardan toplantı boyunca Galois, Hilbert, Pascal ve Oliva takma adlarını kullanmaları istenir. Galois, Goldbach varsayımını kanıtladığını iddia eden genç bir matematik öğrencisidir. Hilbert yaşlı bir matematikçidir, Pascal bir mühendistir. Oliva ise satrançtaki yeteneğiyle öne çıkar.

Dört kişi kare biçimli bir odaya hapsedilir. Önlerine matematiksel bilmeceler gelir ve her yanlış ya da gecikmiş cevapta odanın duvarları biraz daha daralır. Bu nedenle Fermat’ın Odası, gerilim yapısını doğrudan matematiksel sorular üzerine kuran dikkat çekici bir matematik filmi olarak öne çıkar.

9. The Mirror Has Two Faces – Aşkın İki Yüzü – 1996

The Mirror Has Two Faces, ilk bakışta klasik bir romantik komedi gibi görünür. Filmde Jeff Bridges’ın canlandırdığı Gregory Larkin, matematik profesörüdür. Gregory, duygusal karmaşadan uzak, sakin ve hatta romantizmden arındırılmış bir ilişki arar. Barbra Streisand’ın canlandırdığı Rose Morgan ise edebiyat profesörüdür ve aşka Gregory’den çok daha farklı bakar.

Filmi bu listeye taşıyan şey, Gregory’nin matematikçi kimliğidir. Film boyunca asal sayılar üzerine konuşmalar, kalkülüs dersleri ve tahtalarda görünen matematiksel ifadeler karşımıza çıkar. Matematiksel olmayan bir dünyada var olmaya çalışan tipik bir matematikçiyseniz, bu yapım tam size göre.

8. Agora – 2009

Agora, tarihte adı günümüze ulaşan ilk önemli kadın matematikçilerden biri kabul edilen Hypatia’yı merkeze alır. Hypatia bir matematikçi, astronom ve filozoftu. Hem kadın olması hem de yaşamının bazı önemli yönlerinin tarihsel kayıtlarla belgelenmiş olması, onu bilim tarihinde özel bir konuma yerleştirir.

Film, 4. yüzyılın sonları ile 5. yüzyılın başlarında İskenderiye’de geçer. Hypatia’nın çevresinde gelişen olaylar üzerinden dönemin bilim, felsefe ve inanç çatışmalarını anlatır. Matematik filmde yoğun biçimde yer almaz. Ancak Hypatia’nın düşünce dünyasını ve dönemin entelektüel atmosferini anlamak için önemli bir arka plan oluşturur.

Ölümünden sonraki yüzyıllar boyunca Hypatia, şiirde, edebiyatta, sanatta ve sinemada yeniden hatırlanan bir figüre dönüştü. Rachel Weisz’in başrolünde yer aldığı Agora da bu uzun etkinin modern örneklerinden biridir.

7. Cube – Küp – 1997

Cube, birbirini tanımayan bir grup insanın, ölümcül tuzaklarla dolu küp biçimli bir labirentte uyanmasıyla başlar. Karakterler nerede olduklarını, buraya neden getirildiklerini ve dışarı nasıl çıkacaklarını bilmez.

Filmdeki labirentı, her kenarında 26 oda bulunan dev bir küp biçimindedir. Başka bir deyişle sistem 26 × 26 × 26 küçük küp odadan meydana gelir. Her odanın altı kapısı vardır ve bu kapılar komşu odalara açılır. Bu nedenle karakterlerin ilerleyebilmesi için yalnızca cesur olmaları yetmez; odaların üzerindeki sayıları, tuzakların mantığını ve küpün geometrisini de anlamaları gerekir.

Bu noktada matematik öğrencisi Leaven öne çıkar. Leaven, odaların üzerindeki sayılardan yola çıkarak hangi bölmelerin tehlikeli olabileceğini çözmeye çalışır. Daha sonra Kazan’ın sayılarla kurduğu beklenmedik ilişki de grubun kaçış planında önemli hâle gelir

Cube’un matematiksel yapısı için East Carolina Üniversitesi’nden matematik profesörü David W. Pravica’dan destek alınmıştır.

6. Stand and Deliver – Kalk ve Diren – 1988

Film, Bolivya’dan ABD’ye göç eden matematik öğretmeni Jaime Escalante’nin gerçek yaşam öyküsünden esinlenmektedir.

Escalante, Doğu Los Angeles’taki Garfield Lisesi’nde göreve başladığında okulun koşulları oldukça zordur. Üstelik öğrencilerin ileri düzey matematikte başarılı olacağına pek kimse inanmaz. Buna karşın Escalante, onların potansiyelini görür ve sınıfını AP Calculus sınavına hazırlamaya karar verir. Öğrenciler sınavda beklenmedik ölçüde başarılı olunca bu kez de kopya çekmekle suçlanır.

Film matematiğin kendisi üzerine kurulu olmasa da trigonometriden kalkülüse uzanan öğrenme sürecini keyifle izleyeceksiniz.

5. Dünyayı Ölçmek – 2012

Avusturyalı yazar Daniel Kehlmann’ın 2005 yılında yayımlanan romanından uyarlanan bu film, Alman matematikçi Carl Friedrich Gauss ile doğa bilimci Alexander von Humboldt’un yaşamlarından kesitler sunar. Hikâye, iki bilim insanının yollarının 1828’de Berlin’de kesişmesiyle başlar.

Film, bir yanda dünyayı ölçmeye çalışan Humboldt’u, diğer yanda sayılarla evreni anlamaya çalışan Gauss’u izler. Tarih, bilim ve keşif duygusunu bir araya getirmesiyle, matematik filmleri arasında farklı bir yerde durur.

4. The Professor and His Beloved Equation- Profesör ve Onun Sevgili Denklemi – 2006

The Professor and His Beloved Equation, geçirdiği trafik kazasından sonra hafızası yalnızca 80 dakika süren bir matematik profesörünün hikâyesini anlatır. Profesör, artık yeni anıları uzun süre saklayamaz; buna rağmen sayılarla kurduğu bağ canlılığını korur.

Film, profesörün hayatına giren bakıcı ve onun küçük oğlu Kök ile kurduğu ilişki etrafında ilerler. Profesör, Kök’e matematiği yalnızca formüllerle değil, sayıların taşıdığı güzellikle anlatır. Mükemmel sayılar, dost sayılar ve Euler özdeşliği filmde öne çıkan matematiksel unsurlar arasındadır.

3. The Imitation Game – Enigma – 2014

II. Dünya Savaşı sırasında Alman ordusu, askeri haberleşmede Enigma adı verilen karmaşık bir şifreleme sistemi kullanıyordu. Müttefikler için bu sistemi çözmek hayati önem taşıyordu. Çünkü Alman mesajlarının okunabilmesi, özellikle deniz savaşlarında ve askeri operasyonlarda büyük avantaj sağlayabilirdi.

Film, Bletchley Park’ta yürütülen şifre çözme çalışmalarına ve Alan Turing’in bu süreçteki rolüne odaklanır. Turing, yalnızca parlak bir matematikçi değil, aynı zamanda modern bilgisayar biliminin kurucu isimlerinden biridir. Enigma’nın çözülmesi için geliştirilen yöntemler, matematiksel düşünme ile makine fikrinin savaş koşullarında nasıl birleştiğini gösterir.

Hem Turing’in ilham veren hayatını hem de Enigma’nın çözülme sürecini merak ediyorsanız, bu filmi mutlaka izlemelisiniz.

2. A Beautiful Mind – Akıl Oyunları – 2001

Aynı adlı kitaptan beyazperdeye uyarlanan Akıl Oyunları, Nobel Ekonomi Anma Ödülü ve Abel Ödülü sahibi Amerikalı matematikçi John Nash’in yaşamından esinlenen etkileyici bir biyografi filmidir.

Filmde John Forbes Nash, kazandığı burs sayesinde Princeton Üniversitesi’nde öğrenim görmeye başlar. Kısa sürede matematik çevrelerinde dikkat çeker. Ancak bu parlak akademik yükselişe, şizofreni belirtileriyle verdiği zorlu mücadele eşlik eder.

Akıl Oyunları gerçek olayları bire bir aktarmasa da matematikçilerin dünyasını inandırıcı biçimde yansıtır. Bunun en önemli nedenlerinden biri, Columbia Üniversitesi matematik profesörü David Bayer’in filme danışmanlık yapmasıdır.

Bayer, tahtalarda ve camlarda görünen matematiksel ifadelerin hazırlanmasına katkı sağlamıştır. Ayrıca, Russell Crowe’un matematik sahnelerinde el dublörlüğünü yapmış ve filmde kısa bir rolde de yer almıştır.

1. Good Will Hunting – Can Dostum – 1997

Matt Damon’ın canlandırdığı Will Hunting, MIT’de temizlik görevlisi olarak çalışan genç bir adamdır. Herhangi bir üniversite eğitimi almamış olmasına rağmen olağanüstü bir matematik yeteneğine sahiptir.

matematik filmi
Filmden bir kare

Bir gün profesör Gerald Lambeau, ofisinin dışındaki tahtaya zor bir matematik problemi yazar. Will bu problemi fark edilmeden çözer. Bunun üzerine Lambeau daha da zor bir soru yazar. Will onu da sessizce çözer. Profesör, çözümlerin arkasındaki kişinin Will olduğunu fark edince onun sıradan bir genç olmadığını fark eder.

Ancak Will’in zekâsı çok güçlüdür ama hayatı da aynı ölçüde dağınıktır. Bu nedenle Lambeau, psikolog Sean Maguire’dan yardım ister. Robin Williams’ın canlandırdığı Sean, Will’in yalnızca yeteneğiyle değil, geçmişiyle, öfkesiyle ve korkularıyla da yüzleşmesini sağlar.

Filmin matematik açısından ilginç yanı, sahnelerdeki matematiğin gelişigüzel yazılmamış olmasıdır. Filmde kullanılan matematiğin önemli bir bölümünde Toronto Üniversitesi’nden fizik profesörü Patrick O’Donnell danışmanlık yapmıştır.

Filmdeki tahta problemi sahnesinin de, George Dantzig’in yaşadığı ünlü bir olaydan esinlendiği kabul edilir. Dantzig, 1939’da Berkeley’de bir derse geç kalmış, tahtadaki iki problemi ev ödevi sanarak çözmüş ve sonradan bunların istatistikte çözülmemiş problemler olduğunu öğrenmiştir.


Listemizdeki bu filmleri izledikten sonra Bilim ve Mühendislik Filmleri ile devam edebilirsiniz. Şimdiden iyi seyirler.

Kaynaklar ve ileri okumalar

16 Beautiful Math Movies That Everyone Should Watch at Least Once in Their Life. Kaynak site: Mathnasium. Bağlantı: 16 Beautiful Math Movies That Everyone Should Watch at Least Once in Their Life

Matematiksel

Sibel Çağlar

Kadıköy Anadolu Lisesi’nin ardından Marmara Üniversitesi İngilizce Matematik Öğretmenliği bölümünden mezun oldum. Matematiksel.org’un kurucusu olarak matematik, bilim ve düşünce alanlarında içerik üretmeye devam ediyorum.

Bunlar da ilgini çekebilir

2 Yorum

  1. Harika bir derleme süper👏🏻Teşekkürler 🙏🏻