Sorular ve Bulmacalar

Hermann Grid illüzyonu Nedeniyle 12 Noktayı Aynı Anda Göremiyoruz

Aşağıdaki görsele dikkatli bakın. Görseldeki ızgaranın üzerinde tam 12 nokta var. Ancak bir şekilde bu noktalar farklı yerlerde ortaya çıkıyor ve kayboluyor. Ve birçok kişi bu noktaların tamamını aynı anda göremiyor. Peki ama bu nasıl oluyor?

12 nokta kapak

Aslında bu sorunun cevabı, siyah beyaz bir kafesin kesişme noktalarında hayali gri lekeler gördüğümüz klasik bir görsel illüzyon olan Hermann ızgarasında bulunuyor. Bu yanılgıya neden düştüğümüzü anlayabilmek için de kısaca gözümüzün çalışma prensibini bilmemiz gerekiyor.

Hermann Grid illüzyonu

Alman fizyolog Ludimar Hermann tarafından 1870 yılında tanımlanan Hermann Grid illüzyonu, siyah bir arka plan üzerinde beyaz (veya açık renkli) ızgaranın kesişme noktalarında algılanan “hayalet” gri lekeler ile karakterize edilir.

Hermann Grid illüzyonu
Hermann Grid illüzyonu: Bu algının nedeni, kesişim noktalarında dört taraftan engelleme gerçekleşirken, koridor noktalarında sadece iki taraftan engellemenin oluşmasıdır. Bu nedenle kesişim noktaları koridora göre daha koyu olarak algılanır ve hayalet gri noktaların oluşmasına neden olur.

Bu tarz illüzyonlar, çoğu insanda tarafından şaşkınlık yaratsa da aslında görme bilimiyle uğraşan insanların bu duruma kolay bir açıklama getirme şansları vardır.

Etki, insanların çevresel görüşündeki başarısızlıklar nedeniyle olur. 

Hermann Grid illüzyonun Açıklaması Nasıl Gördüğümüz İle ilişkili

Gözler çevremizi sürekli tarayıp, nesnelerin ürettiği ya da yansıttığı ışınları içeri alır. Işınlar ilk önce kornea denilen berrak, şişkin bir pencereden göze girer. Işık korneada bükülüp, ışık yoğunluğunu kontrol eden göz bebeğinden geçer. Ardından milyonlarca fotoreseptör hücresiyle, beyne gidecek görüntüyü oluşturan retinaya ulaşır. Retinanın içindeki hücreler ışığa duyarlıdır. Işık, retinaya düşünce buradaki ışığa duyarlı hücreler yani çubuklar ve koniler tarafından algılanır.

Çubuklar karanlıkta görüşten sorumludur ve siyah beyaz görmemize izin verir. Koniler ise aydınlık ortamlarda detayları ve renkleri algılamamızı sağlar. Sonrasında, ışıkla temas eden çubuk ve koni hücrelerindeki kimyasal maddeler değişir ve beyne elektriksel bir sinyal yollar. Her bir gözden gelen bilgi beyinde karşılaştırma ve ardından birleştirme süreçlerinden geçer. En sonunda çevremizin yeterince derinliğe ve kontrasta sahip bir imgesi oluşur. Tüm bu süreç saniyenin yüzde biri kadar sürer ve dünyayı neredeyse gerçek zamanlı görmemize izin verir.

Gözümüzün bu özelliğinin dışında görme ile ilgili de bir kusurumuz vardır. Görme ile ilgili yukarıda aktardığımız süreçler bazen yanılgıya düşmemize neden olur. Örneğin bu yazının ortasındaki bir kelimeye odaklanacak olursanız bu kelimeyi oldukça net bir şekilde görebilirsiniz. Ancak aynı satırın başındaki veya sonundaki kelimeleri seçmekte zorlanırsınız. Sonuç olarak beyniniz en iyi tahmini yapar ve göremediğiniz bulanık tarafları görebildiğiniz net tarafları temel alarak doldurur. Bu durumun nedeni çevresel görüşümüz alanıyla ilgilidir.

Çevresel görüş (Peripheral vision – Periferik görüş)

Çevresel görüş veya dolaylı görüş, bir kişinin başını çevirmeye veya gözlerini hareket ettirmeye gerek kalmadan etrafındaki nesneleri görmesini sağlayan gözün yan görüşüdür. Bu görüş, merkezi görüşün dışında kalan nesneleri ve sahneleri görmeye yardımcı olur. Hayvanlarla karşılaştırıldığında, insanlar sınırlı bir çevresel görüşe sahiptir. Periferik görüş, ışık alıcı hücrelerin yaklaşık olarak yalnızca yüzde 50’sine erişimi olmasına rağmen görüş alanımızın yüzde 90’ından oldukça fazlasını kapsamaktadır.

Çevresel görüşün amacı belirli bir şeye odaklanmadan önce bize bir ilk izlenim veya içerik hakkında bilgi sağlamaktır. Bu bakımdan odaklı görüşümüze göre oldukça farklı çalışmaktadır.

Yazının başında paylaştığımız görselde 12 noktayı aynı anda göremememiz de tam olarak bu sebepten dolayıdır. Çevresel görüş alanı oldukça kısıtlı olan beyinlerimiz görselin bakmadığımız taraflarında da aynı desenin devam edeceğini tahmin eder. Bu, hiç var olmayan şekilleri görebileceğiniz veya görmeyi bekleseniz bile gerçek olan şeyleri gözden kaçırabileceğiniz anlamına gelebilir. İlk olarak Japon profesör Akiyoshi Kitaoka tarafından paylaşılan illüzyonun kökenleri aslında 2000 yılında yayınlanan bir bilimsel makaleyle açıklanmıştır.. Makaleye ulaşmak için buraya tıklayabilirsiniz.

Kaynaklar ve ileri okumalar:

  • Here’s why you can’t see all twelve black dots in this optical illusion; Yayınlama tarihi: 12 Eylül 2016; Bağlantı: https://www.theverge.com/
  • How the optical illusion showing black dots on a grey background actually works; Yayınlama tarihi: Bağlantı: https://www.independent.co.uk/

Dip Not:

Matematiksel, 2015 yılından beri yayında olan ve Türkiye’de matematiğe karşı duyulan önyargıyı azaltmak ve ilgiyi arttırmak amacıyla kurulmuş bir platformdur. Sitemizde, öncelikli olarak matematik ile ilgili yazılar yer almaktadır. Ancak bilimin bütünsel yapısı itibari ile diğer bilim dalları ile ilgili konularda ilerleyen yıllarda sitemize dahil edilmiştir. Bu sitenin tek kazancı sizlere göstermek zorunda kaldığımız reklamlardır. Yüksek okunurluk düzeyine sahip bir web sitesi barındırmak ne yazık ki günümüzde oldukça masraflıdır. Bu konuda bizi anlayacağınızı umuyoruz. Ayrıca yazımızı paylaşarak da büyümemize destek olabilirsiniz. Matematik ile kalalım, bilim ile kalalım

Matematiksel

Sibel Çağlar

Merhabalar. Matematik öğretmeni olarak başladığım hayatıma 2016 yılında kurduğum matematiksel.org web sitesinde içerikler üreterek devam ediyorum. Matematiğin aydınlık yüzünü paylaşıyorum. Amacım matematiğin hayattan kopuk olmadığını kanıtlamaktı. Devamında ekip arkadaşlarımın da dahil olması ile kocaman bir aile olduk. Amacımıza da kısmen ulaştık. Yolumuz daha uzun ama kesinlikle çok keyifli.

Bu Yazılarımıza da Bakmanızı Öneririz

Başa dön tuşu