Denizlerin Zaman Makinesini Yapan Adam: John Harrison

Antik çağlardan günümüze kadar geçen sürede tüm denizcilerin amacı denizde bir noktadan diğerine hızlı ve emniyetli bir şekilde ulaşmak olmuştur. Navigasyon araçlarının henüz bilinmediği dönemlerde denizciler gündüz doğu-batı yönünde güneşin hareketine, gece ise belli başlı takımyıldızların konumlarına göre yönlerini bulabiliyorlardı; ancak bu yöntem göz kararıyla yapıldığı için çok hassas değildi. Dolayısıyla hesaplamalar güvenilir olmaktan uzaktı ve açık deniz seferleri, yanlış hesaplar nedeniyle büyük felaketlerle sonuçlanabiliyordu. Bunun temel sebebi denizcilerin hangi enlemde olduklarını bilmelerine rağmen boylamı bilmemeleri idi.

Boylam yeryüzünde herhangi bir noktadan geçen meridyenin ana meridyen ve başlangıç meridyeninden doğuya veya batıya doğru olan açısal uzaklığıdır. Zamanı kullanarak boylamı hesaplamanın ilk şartı ise iki farklı yerde saatin kaç olduğunu bilmekten geçer.

Gemma Frisius 1530 yılında 22 yaşındayken, boylamı bulmak için mekanik bir saat kullanma fikrini öne sürdü. Aradan 200 yıl geçtikten sonra bu fikri çağının ötesinde bir zekaya sahip saat ustası olan John Harrison gerçekleştirdi.

John Harrison, zamanın hatasız bir şekilde ölçülebilmesi ve bu ölçümü yapan makinenin taşınabilir olması konusunda uzmanlaşarak denizciliğin 1700’lere dek süregelen boylam sorununu neredeyse tek başına çözerek bir efsane oldu.

Aslında ilk büyük saat ustası olarak kabul edilen Christiaan Huygens, Harrison’dan yaklaşık 100 yıl kadar önce denizde kullanılmak üzere bazı saatler tasarlamıştı ancak güvenilir ve dakik bir deniz zamanölçeri yapmanın güçlüklerini tam olarak aşamadı. Neticede aralarında bilim tarihinin önemli simalarından Isaac Newton gibi kişiler bile boylam sorununun saat kullanılarak çözülemeyeceğine karar verdi.

Deniz kazaları ve deniz ticaretinin aksaması üzerine, İngiltere Parlamentosu 174’te Boylam Kanunu’nu kabul etti. Bu

H1 adlı saat

konunla birlikte bir Boylam Kurulu oluşturuldu ve boylamı tam olarak ölçebilecek cihazı yapan kişiye verilmek üzere 20 bin pound’luk ödül konuldu.

John Harrison mekaniğe çok meraklı bir marangozdu aslında ve ahşap saatler üretiyordu. Yaptığı ahşap saatler öylesine sağlamdı ki bugün bile çalışmaya devam ediyorlar.

Harrison 1730 yılında Londra’ya gidip fikrini Boylam Kurulu üyesi Edmond Halley’ anlattı. Halley kurul üyelerinin bir saat kullanarak boylam sorununu çözme fikrine sıcak bakmayacaklarını bildiği için Harrison’ı ünlü bir saat ustası olan George Graham’a gönderdi.

H2 adlı saat

Bildiklerini, öğrendiklerini kendine saklamayan bunları diğer saat ustalarıyla paylaşan George Graham, Harrison’ın çizimlerindeki dehayı fark ederek kendisini himayesine aldı ve maddi destekte bulundu.

Harrison 5 sene süren uğraşısı sonucu H-1 adını verdiği ilk saatini gerçekleştirdi. H-1 görünür olduğunda kendisinden önce yapılan saatlere hiç benzemiyordu.

Harrison, Boylam Kurulu’ndan daha iyi bir saat yapmak için destek istedi, 2 yıl sonra ortaya H-2 çıktı. Devrimci yeniliklere sahip bu zamanölçer zorlu testlerin hepsini geçti. Ancak mükemmeliyetçi bir insan olan Harrison bu saatten hoşnut değildi.

H3 adlı saat

Bu arada seneler hızla ilerliyordu: Yapımına başladığında 48 yaşında olan Harrison’ın H-3’ü yapması 19 yılını aldı.  753 parçadan oluşan H-3 üzerindeki yenilikler ise günümüzde termostatlarda ve sıcaklık kontrol aletlerinde kullanılıyor.

Ancak zor beğenen Harrison yaptığı bu saati de beğenmiyordu. Aslında H-3’ü yaparken fikrini değiştirmişti. Cep saati boyutlarında bir deniz saati yapmaya karar verdi.

H-3’ten 4 yıl sonra H-4 dünyaya geldi. Bir cep saati olarak çok büyüktü (çapı 12,5 cm) ancak

H4 adlı saat

bir deniz saati olarak çok küçüktü (ayrıca mekanizmasının üzerinde John Harrison ve oğlu, MS 1759 yazıyordu). Romen rakamlarının saati, Arap rakamlarının saniyeyi gösterdiği bu saat devrimci özellikleriyle yeni bir çağın başlangıcını simgeliyordu.

Bütün olumlu gelişmelere rağmen saatlerin bir boylam bulma aygıtı olamayacağını, astronomik yöntemlerin çok daha uygun olduğunu düşünen, son derece inatçı bir kişiliğe sahip olan Nevil Maskelyne, ödülün Harrison’a verilmesini engelledi.

Fakat Harrison ölmeden önce H-5’i de bitirdi.

Boylam Kurulu’nu Harrison’dan inatla esirgediği ödülün bir kısmını ancak Kralın baskısıyla verdi. Böylece ölmeden önce yaşadığı derin haksızlığın telafisine bir ölçüde tanık olan ve 1773 yılında onurlandırıldı.

Denizciler artık  ne kadar yol aldıklarını ölçebiliyorlar ve bulundukları boylamı bilerek güvenli seyir yapabiliyorlardı. Deniz taşımacılığına gelen bu güven sonucunda Avrupa’dan Amerika kıtasına doğru kolonileşme hareketleri arttı, deniz ticareti ve dünya ekonomisinde büyük gelişmeler yaşanmaya başladı.

Yararlanılan Kaynak: http://mekaniksaat.blogspot.com.tr/2009/06/zaman-yolcusu-john-harrison.html

Matematiksel

Yazıyı Hazırlayan: Matematiksel

Bu yazı gönüllü yazarlarımız tarafından hazırlanmış veya sitemiz editörleri tarafından belirtilen kaynaktan aslına uygun kalınarak eklenmiştir.

Bunlara da Göz Atın

Ramanujan: Sonsuzluğu Bilen Adam

Ramanujan bu sonlu hayat içinde sonsuzluğa en çok yaklaşabilmiş insanlardan biri. Ama onun da yanıldığı anlar oldu kaçınılmaz …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

ga('send', 'pageview');