Şişe Su Neden Yüzyılın En Büyük Aldatmacası Olarak Anılıyor?

Son birkaç yılda, musluk suyundan daha güvenli ve daha lezzetli olduğu düşünüldüğü için şişe su tüketimi tüm dünyada önemli ölçüde arttı. Aslında, Amerika Birleşik Devletleri’nde her kişi yılda yaklaşık 30114 litre şişe su içiyor. Bunun sonucunda da yaklaşık 100 milyar dolar şişe suya para harcıyor.

Tüm dünya geneline baktığımızda da, her yıl şişe su kullanımının %10 arttığını görüyoruz. Türkiye’de de bu oranın oldukça çok olduğunu hem artan plastik kirliliğinden hem de raflardaki su fiyatlarının giderek yükselmesinden anlamak oldukça kolay.

Ancak aslında bir kaç on yıl geriye giderseniz, su içmek dendiğimiz zamanlarda yaptığımız şey, evlerimizdeki musluğu açıp su içmek oluyordu. Peki o günden bugüne ne değişti? Şişe su ile musluk suyunun gerçek farkı nedir? Konu ile ilgili var olan araştırmaların eşliğinde bu sorunun cevabını anlamaya çalışalım.

Şişe Su Ticari Bir Ürün Olarak Hayatımıza Nasıl Girdi?

1841 – Boston

Şişe su hayatımıza 1760’larda Boston’da, Jackson’s Spa adlı bir şirketin maden suyunu ‘terapötik’ kullanımlar için şişeleyip sattığı zaman hayatımıza girdi. Sonrasında da onu başka şirketler takip etti. Şişe su endüstrisi, yeni cam teknolojilerinin gelişmesi ve bu sayede bir şişenin maliyetinin uygun fiyatlı ve ucuz hale gelmesi neticesinde on dokuzuncu yüzyılın başında yükselişe geçti.

1856’ya gelindiğinde, dönemin en popüler kaynaklarından biri olan Saratoga Springs’te yılda 7 milyondan fazla şişe üretiliyor ve bardak başına 1,75 dolar civarında bir fiyata satılıyordu. Günümüzde de olduğu gibi, şişe suyun popülaritesi büyük ölçüde sağlık endişelerinden kaynaklanmaktaydı. Ayrıca bugün kulağa ilginç gelse de şişe su içmek bir statü sembolüydü.

Kaynak suyu ve saflaştırılmış musluk suyu

Bunun karlı bir iş olduğunun fark edilmesi için fazla zaman geçmesi gerekmedi. Sonucunda musluk suyunu satın almanın maliyeti yok denecek kadar azdı. Ancak bir kez şişelendiğinde, kar yaklaşık 133 kattan daha fazla olabilirdi.

Gazlı içecek şirketleri şişelenmiş suyun kazançlı olduğunun farkındaydı. Bunun sonucunda şirketler şişe suya yatırım yapmaya ve kendi markalarını piyasaya sürmeye başladı. 2004 yılında Coca-Cola, kendi şişe suyunu “Dasani” markası altında satmak için 14 milyon dolarlık bir reklam kampanyası başlattı. Kampanyalarında bu suyun arıtılmış bir su olduğu ifadesini kullandılar. Ancak daha sonraları kullandıkları suyun musluk suyundan başka bir şey olmadığı anlaşılacaktı. Onu daha sonraları “Life WTR“ isimli markası ile Pepsi takip etti.

Yaşadığımız pandemi sürecinde şişe su satışları iyice arttı. Bunun sonucunda da büyük firmalar bu işten önemli bir miktarda kar elde etti.

Musluk Suyu İle Şişe Su Arasında Gerçekten Fark Var mı?

Şişe su hakkındaki bilinmesi gereken ilk bilgi aslında bu suyun musluk suyundan daha sağlıklı olmadığıdır. Musluk suyu, büyük kuyulardan, göllerden, nehirlerden veya rezervuarlardan gelir. Bu su, evlere ve işyerlerine borularla gönderilmeden önce de tipik olarak bir su arıtma tesisinden geçer. Ülkeden ülkeye değişiklik gösterse de bu süreç bir çok ülkede sıkı bir biçimde denetlenmektedir. Bu nedenle kirli içme suyu bazı bölgelerde sorun olsa da, musluk suyu genellikle güvenli, kullanışlı ve çevre dostudur.

Şişe su da çeşitli kaynaklardan gelir. Bazı markalar sadece musluk suyundan oluşurken, bazıları kaynak suyu kullanır. Bazı insanlar şişelenmiş suyun musluk suyundan daha güvenli, daha lezzetli ve daha kullanışlı olduğuna inansa da, güvenlik ve çevresel etkisi ile ilgili bazı endişeler vardır. Mikroplastik bunlardan birisidir.

Örneğin 2018 tarihli bir araştırmada 9 ülkeden 11 bilinen şişe su markası test edilmiş ve örneklenen 259 şişenin %93’ünün mikroplastik içerdiği sonucuna varılmıştır. Bu kontaminasyon kısmen paketleme ve şişeleme sürecinin kendisinden kaynaklanmıştır. Bu nedenle şişe suyun musluk suyundan daha sağlıklı olduğunu her zaman söylemek mümkün olmayacaktır.

Şişe suyun ana dezavantajlarından biri çevresel etkisidir. Bu suyun elde edilme süreci büyük miktarda enerji gerektirir. Her ne kadar bazı ülkeler tek kullanımlık plastik su şişesinin satışını yasaklasa da şişe su ülkemizde dahil birçok yerde plastik atık sorununun ana kaynağıdır.

Ayrıca bir çok kişi şişe suyu tadını daha çok beğendiği için tükettiğini söyler. Ancak bu konuda yapılan kör tadım testlerde aslında bir çoğumuzun aradaki farkı anlayamadığı anlaşıldı. Genel olarak, musluk suyunun tadı şişe su ile aynıdır.

Sonuç Olarak;

Ne yazık ki ikisinin de kendine göre artları ve eksileri var

Size bu yazıyı yazmamızın nedeni şişe su alırken bir kere daha düşünmenizi sağlamaktır. Elbette yaşadığını bölgede musluk suyu güvenli olmayabilir. Sonucunda belirli bölgeler kirleticiler açısından daha risklidir. Ayrıca su tesisatlarının eskimesi sonucunda musluktan akan suya kurşun gibi zararlı maddelerin de karışması mümkündür. Ancak bunu genellemek doğru bir yaklaşım değildir.

Musluk suyunun en büyük faydası düşük maliyeti ve rahatlığıdır. Şişe suyun avantajı da erişilebilir olmasıdır. İstediğimiz herhangi bir yerden bu suyu satın almamız mümkündür. Ancak bunun için elbette önemli bir bedel ödememiz gerekir. Ayrıca bu suyun daha sağlıklı olduğunu kanıtlayan herhangi bir çalışma yoktur. Tam tersine belli durumlarda daha sağlıksız olduğu da bulunmuştur.

Sonucunda elbette tercih sizin. İçme suyunuzun kirli olduğundan eminseniz şişe su almaya devam edebilirsiniz. Ya da içmeden önce musluk suyunu kaynatmayı veya filtre kullanmayı düşünebilirsiniz. Bir çok su firmasının temelinde musluk suyu kullandığını ve bunu bize pazarladığını bilmek daha şüpheci olmanıza neden olmalıdır. En azından satın aldığınız su markasını detaylıca araştırabilirsiniz.



Kaynaklar ve ileri okumalar

Matematiksel

Sibel Çağlar

Merhabalar. Matematik öğretmeni olarak başladığım hayatıma 2016 yılında kurduğum matematiksel.org web sitesinde içerikler üreterek devam ediyorum. Matematiğin aydınlık yüzünü paylaşıyorum. Amacım matematiğin hayattan kopuk olmadığını kanıtlamaktı. Devamında ekip arkadaşlarımın da dahil olması ile kocaman bir aile olduk. Amacımıza da kısmen ulaştık. Yolumuz daha uzun ama kesinlikle çok keyifli.
Başa dön tuşu