Taşınması gereken 3-4 kiloyu hızlıca vermek zorunda kalan birçok kişi gibi siz de internette çözüm aramış olabilirsiniz. Bu arayış sırasında, hızlı kilo vermenin adeta mucizevi yollarından biri gibi sunulan keto diyeti ya da ketojenik beslenmeyle mutlaka karşılaşmışsınızdır.

Keto diyetinin amacı, vücudun enerjisini şekerden değil yağlardan sağlamasını mümkün kılmaktır. Temelde yüksek yağlı, orta düzeyde protein içeren ve çok düşük karbonhidratlı bir beslenme modelidir. Ancak bu beslenme biçimi, temelde yalnızca kilo vermek amacıyla geliştirilmiş değildir.
Aslında ketojenik diyet, 1920’lerde nörologlar tarafından epilepsi hastası çocuklarda tedavi amacıyla geliştirildi. Buradaki temel fikir, beyni glikozdan mahrum bırakarak beyin kimyasını değiştirmek ve böylece nöbetleri azaltmaktı.
Peki, karbonhidrat alımı ile kilo verme arasındaki ilişkiyi ilk ortaya atan kişi kimdi? Bir bilim insanı mı, bir üniversite profesörü mü, yoksa bir doktor mu? Aslında bunların hiçbiri. Düşük karbonhidrat diyetini popülerleştiren kişi, 60’lı yaşlarının ortasında bir cenaze müdürü olan William Banting’di.

William Banting: Düşük Karbonhidratlı Beslenmenin Tarihçesi
1800’lerin sonlarına doğru, William Banting fazla kilolarıyla ciddi bir sorun yaşamaya başlamıştı. Banting de pek çok kişi gibi önce spor yaparak kilo vermeyi denedi. Sabahları Thames Nehri’nde kürek çekmeye başladı. Bu egzersiz onun fiziksel gücünü artırdı, fakat aynı zamanda iştahını da açtı. Sonuçta daha fazla yemeye başladı ve kilo vermek yerine kilo aldı.
Ardından tempolu yürüyüşler yaptı. Aç kalmayı denedi. Buhar banyolarına girdi. Aklına gelen hemen her yöntemi uyguladı, ancak hiçbirinden kalıcı bir sonuç elde edemedi. Zamanla öyle bir noktaya geldi ki neredeyse ayakkabı bağcıklarını bağlayamayacak kadar kilo almıştı. Üstelik genel sağlık durumu da giderek bozuluyordu. Sonunda bir çıkış yolu arayarak Dr. William Harvey adlı bir doktordan randevu aldı.

Şans eseri, Dr. Harvey kısa süre önce Paris’te düzenlenen bir kongreden dönmüştü. Orada duyduğu yeni diyet yaklaşımlarını denemek için istekliydi. Banting, onun için uygun bir hasta oldu.
Dr. Harvey, Banting’in tıbbi geçmişini dinledi. Ardından ondan tipik bir gün içinde neler yediğini ayrıntılı biçimde anlatmasını istedi. Bu değerlendirmeden sonra, “ekmek, tereyağı, süt, şeker, bira ve patates” gibi besinleri yasaklayan bir diyet planı önerdi. Aslında bu beslenme biçimi, günümüzde popüler olan ketojenik diyete oldukça benziyordu.
Banting bu diyetin etkilerini kısa sürede fark etti. Yıllardır olmadığı kadar iyi uyuduğunu ifade etti. Genel sağlık durumu hızla iyileşti. Daha da önemlisi, düzenli biçimde kilo vermeye başladı.

1863 yılında Banting, On Corpulence adlı bir broşür yayımladı. Bu metin, aslında halka hitaben yazılmış bir mektuptu. Kendi deneyimini ayrıntılarıyla anlattı ve uyguladığı yöntemi paylaştı. Yayın kısa sürede geniş kitlelere ulaştı ve büyük ilgi gördü. Hatta Banting’in ölümünden sonra bile On Corpulence okunmaya ve satılmaya devam etti.
Keto Diyeti Nedir?
Normal koşullarda vücudun enerji elde etme biçimi oldukça basittir. Yediğimiz besinler üç temel makro gruptan oluşur: karbonhidratlar, proteinler ve yağlar.
Vücudun bu besinleri kullanabilmesi için önce onları daha küçük yapı taşlarına ayırması gerekir. Bu süreçte karbonhidratlar glikoza, proteinler amino asitlere, yağlar ise yağ asitlerine dönüştürülür. Bu dönüşüm enzimlerin görev aldığı sindirim süreciyle gerçekleşir. Ardından glikoz, hücresel metabolizmaya enerji sağlamak üzere parçalanmaya başlar. Bu sürecin ilk aşaması glikolizdir. Yağ asitlerinin bir kısmı ise enerji ihtiyacına göre kullanılmak üzere yağ dokusunda depolanır.
Sağlıklı bir bireyde vücut, enerji üretiminde öncelikle karbonhidratları, yani özellikle glikozu tercih eder. Yemekten sonra kandaki glikoz miktarı artar ve kan şekeri yükselir. Bu yükselme pankreasa insülin salgılaması için sinyal gönderir.
İnsülin, hücrelerin glikozu alıp kullanabilmesi için gereklidir. Kanda bulunan glikoz azaldığında vücut enerji üretimi için alternatif kaynaklara yönelir. Bu noktada depolanmış yağlar devreye girer. Yağlar kana verilir, oradan karaciğere taşınır ve burada parçalanarak enerji üretim süreçlerine katılır.
Ketojenik diyetin temel amacı, vücudu bu alternatif enerji kullanımına yönlendirmektir. Bu nedenle karbonhidrat alımı ciddi biçimde sınırlandırılır. Amaç, vücudu “ketoz” adı verilen metabolik duruma sokmak ve bu durumda tutmaktır.
Ketojenik Beslenme Sağlıklı Bir Beslenme Şekli midir?
Kısa dönemde, evet; bir süre bu şekilde beslenirseniz karbonhidrat alımı azaldığı için insülin salgılanması düşer. Ancak uzun dönemde ise işler değişir.
Vücudu ketoz gibi önemli metabolik değişikliklere soktuğunuzda bazen “keto gribi” olarak adlandırılan durumu yaşayabilirsiniz. Bu durum bir enfeksiyon değildir. Vücudun düşük karbonhidrat alımına uyum sürecinde ortaya çıkan geçici bir tabloyu ifade eder. Baş ağrısı, halsizlik ve baş dönmesi gibi belirtiler görülebilir.
Ayrıca keto diyeti, özellikle başlangıç döneminde su ve elektrolit kaybını artırır. Bu durum vücudu dehidrasyona daha yatkın hale getirir. Keto diyetini uygulayan kişilerde böbrek taşı riskinin artabileceğini gösteren çalışmalar vardır. Bu nedenle bu süreçte yeterli sıvı alımı önemlidir.
Ketojenik beslenmenin epileptik çocukların tedavisinde etkili olduğu uzun süredir bilinmektedir. Ayrıca bazı çalışmalarda obez bireylerde kilo kaybına ve diyabet hastalarında kan şekeri kontrolüne katkı sağladığı gösterilmiştir. Ancak bu etkiler her birey için geçerli değildir.
Kısa vadeli çalışmalar bu diyeti desteklerken, uzun vadeli fayda ve riskleri net biçimde ortaya koyan güçlü kanıtlar hâlâ sınırlıdır. Bu nedenle böyle bir diyete başlamadan önce bir beslenme uzmanına danışmak daha güvenli bir yaklaşım olur.
Kaynaklar ve ileri Okumalar:
- Shilpa J, Mohan V. Ketogenic diets: Boon or bane? Indian J Med Res. 2018 Sep;148(3):251-253. doi: 10.4103/ijmr.IJMR_1666_18. PMID: 30425213; PMCID: PMC6251269.
- The keto diet was accidentally discovered in 1862 by a funeral director who lost 52 pounds on a diet of cordial and meat; Yayınlanma tarihi: 21 ocak 2019; Bağlantı: https://www.businessinsider.com
Matematiksel



