Küçük Sevimli Şeyleri Neden Seviyoruz?

Bazı duyguları bilimsel olarak açıklamak kolay değildir. Örneğin korku, mutluluk gibi duygularımız üzerine yüzlerce çalışma mevcutken bazı şeylerin neden sevimli bulduğumuza dair yeterince çalışma yoktur. Bildiğimiz bir şey var: Sevimlilik boyuta bağlıdır ve küçük şeyler büyük olanlardan çok daha sevimli olarak kabul edilir. Neden internette dolaşırken küçük sevimli hayvanlar ile ilgili videoları izlemekten vazgeçemediğinizi ve sizin gibi daha milyonlarca kişi olduğunu merak ediyorsanız okumaya devam edin…

1943’te, etolojinin (hayvan davranışı) kurucu babalarından biri olan Nobel Ödüllü Konrad Lorenz, yuvarlak bir kafa, küçük boyut ve iri gözler gibi özelliklerin ebeveynlik dürtülerimizi teşvik ettiğini öne sürdü. Lorenz’in iddiasına göre bebeklerimiz yardıma muhtaç olduğu için, bu özellikleri şirin bulacak ve içgüdüsel olarak onların bakımını üstlenmek isteyecek biçimde evrimleşmişiz. Bu tepki, türümüzün sağ kalmasını sağlıyor. Hatta bu dürtü o kadar etkili ki, bu özellikleri barındıran diğer canlıları, kedi ve köpek yavrularını da çok şirin buluyoruz.

Devamında yapılan araştırmalar da bu görüşü destekledi. Bir hayvan ya da insan bebek kalıbına ne kadar benzerse onu o kadar sahiplenip koruduğumuzu gösterdi. Bir araştırma yavru hayvan görmenin insanı gülümsettiğini, bir başka araştırma ise bebeklerin, beynimizin ödül beklentisiyle ilgili nükleus akumbens kısmını etkinleştirdiği kanıtladı.

Hatta şirin şeylerin odaklanmamızı ve görevleri daha başarılı biçimde yapmamızı sağladığını gösteren kanıtlar da var çünkü bunlar dikkatimizi, şefkatimize muhtaç şeylere odaklamamıza yol açıyor.

Küçük Sevimli Şeyleri Neden Seviyoruz?
İnsanın bebek şemasına verdiği tepki o kadar güçlü ki, cansız nesneleri bile kapsıyor. Bu nedenle günümüzde oyuncak ayılar hatta oyuncak arabalar bile artık daha sevimli görünmek üzere değişti.

İlginç bir şekilde, bazı araştırmalar sadece küçük şeyleri sevimli bulmadığımızı, aynı zamanda sevimli şeylerin gerçek boyutlarından daha küçük olduğunu düşündüğümüzü gösteriyor. Örneğin, anneler en küçük çocuklarını gerçekte olduklarından çok daha kısa olarak algılama eğilimi gösteriyorlar.

Kimileri de küçük şeyler yaratmak için gereğinde çok uğraş verebiliyor. Buna bir örnek bu video olabilir.

Küçük Her zaman Sevimli Demek Değildir

Ancak kimi küçük hayvanlar var ki bize sevimli gelmiyor. Örneğin bir hamamböceği yeterince küçük olmasına rağmen kimse tarafından sevimli bulunmaz. Bu kısmen bu hayvanların küçücük kafalar, büyük gövdeler ve boncuk gibi gözler gibi bebek şemasına uymayan özellikler sergilemesinden kaynaklanıyor. Elbette bazı insanların “çirkin şirin” hayvanları örneğin örümcekleri sevimli bulduğu biliniyor ama bunun nedeninin yine de kocaman gözleri olduğu için Lorenz’in spektrumuna dâhil olmaları olduğu düşünülüyor.

Özenle yapılmış bu küçük nesnelerin hoşumuza gitmesinin bir nedeni de bize oyun oynama isteği doğurması. Şirinlik sadece koruma içgüdüsünü değil, eğlenmeye yönelik çocuksu bir tepkiyi de harekete geçiriyor. Bir de işin ego kısmı var elbette.

Küçük şeyler aslında kendimizi daha büyük hissetmememize neden oluyor. Antropolog Claude Lévi Strauss, Yaban Düşünce kitabında küçük nesnelerden haz almamızın nedeninin onları tümüyle kavrayabilmemiz, o yüzden de daha az tehditkâr bulmamız olduğunu söylüyor. Yani minik şehirler, oyuncak askerler ve minyatür çay takımları bize kendimizi daha güçlü hissettiriyor.

Tüm bunlar, bizlerin yavru kedi videolarını sevmemizin arkasındaki gerçekler olarak biliniyor. Bu arada elbette bizler de seviyoruz. işte bir örnek 🙂

Kaynaklar:

Matematiksel

Sibel Çağlar

7 yıl Kadıköy Anadolu Lisesinin devamında lisans eğitimimi Marmara Üniversitesi İng. Matematik öğretmenliği üzerine tamamladım. Devamında 20 yıl çeşitli özel eğitim kurumlarında matematik öğretmenliği ve eğitim koordinatörlüğü yaptım. 2015 yılında matematiksel.org web sitesini kurdum. Amacım bilime ilgiyi arttırmak, bilimin özellikle matematiğin zihin açıcı yönünü açığa koymaktı. Yolumuz daha uzun ve zorlu ancak en azından deniyoruz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu