Psikoloji

İnsanları Nasıl İkna Edeceğinizi Blaise Pascal’dan Öğrenin!

Bir Fransız matematikçi, fizikçi ve aynı zamanda filozof olan Blaise Pascal adını bir çoğumuz sadece Pascal üçgeni sayesinde biliriz. Kendisi binom üçgeni üzerinde çalışan ilk matematikçi olmasa da konuya katkıları gerçekten de önemlidir. Kendisi 39 yıllık kısa yaşantısına bir çok başarıyı sığdırmıştır. Ancak anlaşılan Fransız düşünürün aynı zamanda psikolojiye de eğilimi varmış.

Blaise Pascal
François II Quesnel tarafından Gérard Edelinck için 1691’de yapılan Blaise Pascal tablosu

Blaise Pascal 1623 yılında Fransa’da dünyaya geldi. Annesini kaybettiğinden, onu avukat ve amatör bir matematikçi olan babası büyüttü ve eğitti. Babasının eğitim konusunda sıradışı fikirleri vardı. Blaise’in on beş yaşından önce matematikle tanışmaması gerektiğine inandığı için evdeki tüm matematik kitaplarını kaldırmıştı. Her çocuk gibi yasaklı konuyu merak eden Blaise, fırsat buldukça kendi kendine geometri çalışmaya başladı.

Sonunda babası oğlunun çalışmalarını görünce insafa gelip Blaise’e okuması için Öklid’in kitabını verdi. Aradan çok zaman geçmeden, matematikçilerle olan toplantılarında babasına eşlik etmeye ve kendi geometri teoremlerini sunmaya başladı. 17 yaşındayken geometri üzerine ilk eserini yayınladı. Yirmi iki yaşındayken babasının nakit para hesaplarında kolaylık olsun diye pascaline adını verdiği mekanik bir hesap makinesi icat etti.

Pascal’ın hesap makinesi, 1642’de Blaise Pascal tarafından icat edilen mekanik bir hesap makinesidir. Pascal, Rouen’de vergi denetçisi olarak babasının işinin gerektirdiği zahmetli aritmetik hesaplamalarla bir hesap makinesi geliştirmeye yönlendirilmiştir.

İlerleyen yıllarda babasının bir rahatsızlığından çok etkilenen Pascal kendini dine verecekti. Ancak yine de araştırmalarına zaman ayırmayı ihmal etmedi. Bir sonraki inceleme konusu hava basıncı oldu. Çok geçmeden, Pascal boşluğun var olabileceğini gösterdi. Sonrasında da yükseklere çıktıkça hava basıncının düşeceğini kanıtladı.

Düşünceleri etkileyiciydi. Ancak yine de etrafındaki insanların hepsini fikirlerine inandıramamıştı. Ona inanmayan kişilerden birisi de Descartes idi. Belki de bunlar nedeniyle Pascal, bir kişinin fikrini değiştirmesi adına en etkili yolu ortaya koymaya çalışmıştı.

Blaise Pascal İnsanların Fikrini Değiştirmek Konusunda Bize Ne Öneriyor?

“Birisine hatalı olduğunu göstermek istediğimizde, onun olaya hangi açıdan baktığını anlamak durumundayız. Çünkü, onun bakış açısına göre, düşündüğü şey kendisi için doğrudur; ona bakış açısında yanlış olan yönü göstermemiz gerekir. Böylelikle kişi hatalı olmadığını, yalnızca olayı tüm açılardan değerlendiremediğini görerek tatmin olur.

O zaman da kimse her açıyı göremediği için rencide olmaz. Zira, insanlar hatalı olmayı sevmezler; bu da muhtemelen, insanın doğal olarak her açıya vakıf olamamasından ve aklının algıladığı şeyin her zaman doğru olduğunu sanmasından dolayı, bakış açısında yanılgıya düşemeyeceğini düşünmesinden kaynaklanır.

İnsanlar genellikle başkalarının aklıyla değil de bizzat kendilerinin keşfettiği sebeplerle daha sağlam ikna olurlar.

Blaise Pascal’ın Fikirlerini Günümüz Psikologları da Destekliyor

Pascal, başkalarının hatalı görüşlerini değiştirmenin en etkili yolunun, onların kendini beğenmişlik kalesini bombalamak değil, inançlarının arka kapısından içeriye sızmak olduğunu görmüştü. Kendisi yukarıda okuduğunuz satırları Pensées isimli kitabında yayınlamıştı. Bu kitap onun felsefi ve teolojik fikirlerinin bir koleksiyonu olarak kabul edilmektedir.

Tamamen rasyonel bir dünyada, inançlarına meydan okuyan kanıtlarla karşılaşan insanlar, önce bu kanıtları değerlendirecek ve ardından inançlarını buna göre ayarlayacaktır. Ancak, gerçekte bu nadiren olur. Bunun yerine, insanlar inançlarından şüphe duymalarına neden olacak kanıtlarla karşılaştıklarında, genellikle bu kanıtları reddeder ve orijinal duruşlarına olan desteklerini güçlendirirler. Bu, geri tepme etkisi olarak bilinen bilişsel bir önyargı nedeniyle oluşur. Bunun sonucunda da insanları ikna etmek zor olacaktır.

Pascal iknayı bir kontrol faktörü olarak değil, her şeyden önce empatiye dayanan bir şey olarak ele alır. Bu fikre modern zaman psikologları da katılmaktadır. Birinin fikrini değiştirmek istediğiniz de yapmanız gereken savundukları şey konusunda daha fazla inat etmelerini engellemektir. Bunu ona, haksız olduğu yerleri söyleyerek, başaramazsınız. Ancak fikrini onaylar ve işbirliği yapmaya başlar ve sonrasında endişelerinizi söylerseniz, karşınızdaki kişiyi ikna etmeniz daha olası olacaktır.

Sonuç olarak;

İnsanlar genellikle başkalarının aklıyla değil de bizzat kendilerinin keşfettiği sebeplerle daha sağlam ikna olurlar.” Bu fikri de sadece bir tartışma esnasında kullanmak zorunda değilsiniz. Sonucunda bir ebeveyn, çocuğuna binlerce kez sıcak tabağa dokunmamasını söyleyebilir ama çocuk bir kez yanarsa, bunu ömür boyu hatırlayacaktır. Bir kişi herhangi bir şeyi kendi öğrendiği zaman çok daha kolay hatırlayacak ve fikre de inanacaktır. Blaise Pascal’ın bu tekniği entelektüel tartışmalarda sıklıkla kullanıldığı düşünülmektedir.



Kaynaklar ve ileri okumalar

  • A philosopher’s 350-year-old trick to get people to change their minds is now backed up by psychologists. Yayınlanma tarihi: 15 Eylül 2016; Bağlantı: https://qz.com/
  • Learn how to manipulate people from one of history’s most brilliant scientists: Blaise Pascal. Yayınlanma tarihi: 8 Mart 2017; Bağlantı: https://www.zmescience.com/
  • How to Change Minds: Blaise Pascal on the Art of Persuasion. Bağlantı: https://www.themarginalian.org

Dip Not:

Matematiksel, 2015 yılından beri yayında olan ve Türkiye’de matematiğe karşı duyulan önyargıyı azaltmak ve ilgiyi arttırmak amacıyla kurulmuş bir platformdur. Sitemizde, öncelikli olarak matematik ile ilgili yazılar yer almaktadır. Ancak bilimin bütünsel yapısı itibari ile diğer bilim dalları ile ilgili konular da ilerleyen yıllarda sitemize dahil edilmiştir. Bu sitenin tek kazancı sizlere göstermek zorunda kaldığımız reklamlardır. Yüksek okunurluk düzeyine sahip bir web sitesi barındırmak ne yazık ki günümüzde oldukça masraflıdır. Bu konuda bizi anlayacağınızı umuyoruz. Ayrıca yazımızı paylaşarak da büyümemize destek olabilirsiniz. Matematik ile kalalım, bilim ile kalalım

Matematiksel

Sibel Çağlar

Merhabalar. Matematik öğretmeni olarak başladığım hayatıma 2016 yılında kurduğum matematiksel.org web sitesinde içerikler üreterek devam ediyorum. Matematiğin aydınlık yüzünü paylaşıyorum. Amacım matematiğin hayattan kopuk olmadığını kanıtlamaktı. Devamında ekip arkadaşlarımın da dahil olması ile kocaman bir aile olduk. Amacımıza da kısmen ulaştık. Yolumuz daha uzun ama kesinlikle çok keyifli.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu