Yeni Sorun Antibiyotik Direnci, İşte Antibiyotiğe Dirençli Beş Bakteri

Antibiyotikler, bakteriyel enfeksiyonlarla savaşan ilaçlardır. Doğru kullanıldığında hayat kurtarabilirler. Gerçekten de antibiyotikler icat edilmeden önce insanların ortalama yaşam süresi şimdikine göre çok daha kısaydı. Bunun nedeni enfeksiyonlar ile mücadele etmek için elimizde doğru silahımızın olmaması idi. Ancak artık süreç değişti.

Her yıl yaklaşık bir milyon insan, yaygın antibiyotiklerle tedavi edilemeyen bakteriyel enfeksiyonlar nedeniyle hayatını kaybediyor. Antibiyotiklere alternatifimiz bir tedavi henüz olmadığı için de Tıp dünyası bu durumdan endişe duyuyor.

Alexander Fleming’in penisilini bulmasının üzerinden uzun zaman geçti. O günden bugüne hemen hemen bütün bakteriler mutasyona uğradı. Bu değişikliklerin büyük kısmı bakterilere antibiyotik direnci kazandırdı.

Antibiyotik Direnci Neden Oluştu?

Aslında çözüm aradığımız büyük sorunların çoğunu kendi kendimize yarattık. Bakterilerin antibiyotik direnci kazanmasının başlıca nedeni olarak antibiyotiklerin yanlış yerde kullanımı. Üstelik bu antibiyotikleri sadece hastalanıp doktora gittiğimiz zaman almıyoruz. Besin kaynaklarımız ve tükettiğimiz çiftlik hayvanları yoluyla da antibiyotik yükleniyoruz.

Sonucunda üreticiler sağlıksız koşullarda besicilik yaptıklarından hayvanların enfeksiyon yüzünden kırılmasını önlemek için bol miktarda antibiyotik kullanıyorlar. Bu koşullar altında da bakteriler direnç kazanıyor.

Hayatın normal bir parçası olarak, hepimiz sürekli olarak şaşırtıcı sayıda patojene maruz kalırız. Bunlar bizi hasta etme potansiyeli taşıyan mikroplar ve virüslerdir. Bu duruma karşı bizi korumak için bağışıklık sistemimiz bir savaş durumundadır. Ancak başarısız olduğunda çoğu zaman antibiyotiklere başvururuz.

Antibiyotik Direnci Nasıl Yayılıyor?

Antibiyotikler, mikroorganizmaların büyümesini öldüren veya durduran ilaçlardır. Ancak antibiyotikleri gelişigüzel kullanmaya devam ettiğinizde, bakteriler onları öldürmeyi amaçlayan ilaçlarla savaşma yeteneğini geliştirecektir. 

Pseudomonas aeruginosa 
Antibiyotiğe direnç, bakterilerin antibiyotiğin etkilerini yok etmek veya önlemek için bir veya birkaç geni ele geçirmesiyle gerçekleşir. Bunu, bir geni mutasyona uğratarak veya bu geni başka bir mikroptan edinerek yaparlar. Sonrasında, antibiyotikler, bizi hastalıklardan koruyanlar da dahil bütün bakterileri yok eder.

Zamanla bakteriler ilaca karşı daha güçlü ve daha dirençli olacaktır. Bir sorun daha var. Mevcut antibiyotiklerin vücudumuzda yararlı bakterileri de öldürdüğünü ve bu yüzden bir hastalığı iyileştirirken bir başkasına neden olma ihtimali taşıdığını da biliyoruz. Antibiyotik direnci, bizi basit kesiklerin ve sıyrıkların bile ölümcül olabileceği bir çağa geri götürme riski taşıyor. Son beş yılın en korkunç antibiyotiğe dirençli beş bakterisine göz atalım.

1. Salmonella typhi

Bu son derece bulaşıcı bakteri, her yıl dünya çapında yaklaşık 21 milyon insanı etkileyen hayatı tehdit eden bir enfeksiyon olan tifo ateşine neden olur. Etkilenenlerin yaklaşık %1’i hayatını kaybeder. Kasım 2016’da Pakistan’da bir Salmonella typhi türü ortaya çıktı. Bu bakteri bilinen bir çok antibiyotiğe karşı dirençliydi ve onu tedavi edebilen sadece bir oral antibiyotik (azitromisin) vardı. 

Zaman içinde Salmonella typhi daha da dirençli hale geldi. Bunu, ihtiyaç duyduğu tüm yeni direnç genlerini zaten içeren, plazmit adı verilen bir DNA parçası elde ederek başardı. Daha da endişe verici olan, bu suşun, onu öldürebilecek son iki antibiyotik sınıfı için direnç genlerine sahip başka bir plazmit bularak mevcut tüm antibiyotiklerle tedavi edilemez olmaktan sadece bir adım uzakta olmasıdır.

2. Mycobacterium tuberculosis

Mycobacterium tuberculosis ya da bilinena dı ile vereme neden olan bakteri her yıl 1,7 milyondan fazla ölüme neden olan dünyanın önde gelen bulaşıcı katilidir. Bu bakterinin bu kadar ölümcül olmasının sebeplerinden biri, hücrelerimizin içine saklanabilme yeteneğidir. Bu, tüberküloz enfeksiyonunu tedavi etmek için insanların altı ay boyunca sürekli olarak dört farklı antibiyotik almaları gerekmektedir.

Ancak giderek artan sayıda tüberküloz vakasının ilaca dirençli olduğu bilinmektedir. Bu da bu kişilerin daha fazla ilaç tedavisine maruz kalmalarına ve devamında başka komplikasyonlar geliştirmelerine neden olmaktadır. İlaca dirençli tüberkülozun küresel olarak 123’ten fazla ülkeye yayılması son derece endişe vericidir.

 3-Klebsiella pneumoniae

Klebsiella pneumoniae deride, bağırsaklarda ve toprakta yaygın olarak bulunan bir bakteridir. Bağışıklık sistemi zayıf olan kişilerde bir dizi potansiyel olarak ölümcül enfeksiyona neden olur. Bu bakteri özellikle hastanelerde yaygın olduğundan, halk sağlığına yönelik ilaca dirençli en kritik tehditlerden biridir.

2016’da Amerika Birleşik Devletleri’nde yaygın olarak bulunan 26 antibiyotiğe (pandrug-dirençli olarak bilinir) dirençli bir Klebsiella pneumoniae türü tanımlanmıştır. Bu bakteri ile enfekte olan hasta, alternatif tedavilerin olmaması nedeniyle ölmüştür.

4-Pseudomonas aeruginosa 

Pseudomonas aeruginosa da bağışıklık sistemi zayıf olan kişilerde enfeksiyonlara neden olan yaygın olarak bulunan bir bakteridir. Klebsiella pneumoniae gibi, özellikle hastanelerde yaygındır. Oldukça tehlikeli olan bu bakteri, zatürre ve menenjit gibi hastalarda ciddi enfeksiyonlara yol açabilir.

Bu bakteri, enfeksiyonun ilk aşamaları boyunca hem dokuya yapışmaya hem de yayılmaya çalışır. Enfeksiyon ilerledikçe de davranışını yeniden düzenleyen bakteri, kalıcı olarak yerleşmeye ve bağışıklık sisteminden saklanmaya çalışır. Bu da Pseudomonas aeruginosa’nın ne kadar tehlikeli olduğunu gösteriyor. Pseudomonas aeruginosa enfeksiyonu aynı zamanda kistik fibrozlu kişilerde önde gelen ölüm nedenidir. Bunun nedeni tedavide kullanılan antibiyotiklerin çoğunun dirençli olmasıdır.

5- Neisseria gonorrhoeae

Neisseria gonorrhoeae, gonokok olarak da bilinen, insanlarda bel soğukluğu hastalığından sorumlu olan bakteridir. Genellikle ölümcül olmasa da, hastalık tedavi edilmezse kısırlık dahil ciddi ve kalıcı sağlık sorunları ortaya çıkabilir.

Tüm Neisseria gonorrhoeae enfeksiyonlarının yaklaşık üçte biri en az bir antibiyotiğe dirençlidir. Daha da endişe verici bir şekilde, büyük ölçüde ilaca dirençli yeni bir “süper bel soğukluğunun” keşfedilmiş olmasıdır.

Antibiyotik Direnci Gelecekteki Salgınların Gidişatını Daha da Kötüleştirebilir mi?

Evet. Bakteriler, antibiyotik direnç genlerini diğer bakterilere geçirme yeteneğine sahiptir ve direnci kendileri de geliştirebilir. Bu nedenle, bir antibiyotik dışında hepsine dirençli bir bakterinin zamanla bu sonuncuya direnç geliştirmesi muhtemeldir.

antibiyotik direnci

Antibiyotiklerin ölümcül enfeksiyonlara karşı etkili olmayı bıraktığı bir zamanda yaşamak korkutucu bir düşünce. Mevcut soruna getirilecek en acil ve uygun çözüm, hem tarım ve hayvancılıkta hem de hastalıklarla savaşta antibiyotik kullanımını azaltıp bakterilere direnç kazandırmaya son vermek. Bu çözümü uygulamaya geçiren bazı İskandinav ülkeleri tarım ve hayvancılıktaki gereksiz antibiyotik kullanımını sonlandırdılar. Ancak bizim de bireysel olarak yapabileceğimiz şeyler var.

Soğuk algınlığı veya grip gibi virüsler için antibiyotik kullanmayın. Antibiyotikler virüsler üzerinde çalışmaz. Doktorunuza size antibiyotik vermesi için baskı yapmayın. Antibiyotik alırken, talimatları dikkatlice izleyin. Kendinizi daha iyi hissetseniz bile ilacınızı bitirin. Tedaviyi çok erken bırakırsanız, bazı bakteriler hayatta kalabilir ve sizi yeniden enfekte edebilir. Antibiyotikleri sonraya saklamayın veya başka birinin reçetesini kullanmayın.

Sonuç olarak, antibiyotikleri uygun şekilde kullanırsak ve yeni antibiyotiklerin, aşıların ve teşhis araçlarının araştırılmasına ve geliştirilmesine yatırım yaparsak, bunun olma olasılığını azaltabiliriz.



Kaynaklar ve ileri Okumalar:

Matematiksel

Sibel Çağlar

Merhabalar. Matematik öğretmeni olarak başladığım hayatıma 2016 yılında kurduğum matematiksel.org web sitesinde içerikler üreterek devam ediyorum. Matematiğin aydınlık yüzünü paylaşıyorum. Amacım matematiğin hayattan kopuk olmadığını kanıtlamaktı. Devamında ekip arkadaşlarımın da dahil olması ile kocaman bir aile olduk. Amacımıza da kısmen ulaştık. Yolumuz daha uzun ama kesinlikle çok keyifli.
Başa dön tuşu