Harriet Cole’un Sinir Sistemi Bize Ne Anlatıyor?

Harriet Cole adını duymamış olabilirsiniz. Ancak eğer bilim ile ilgilenen birisi iseniz onun, daha doğrusu onun bir parçasının, fotoğraflarından birini muhtemelen bir yerlerde görmüşsünüzdür.

Harriet Cole 1880 yılında Amerika’da Drexel Üniversitesi Anatomi bölümünde temizlikçi olarak çalışan bir kadındı. Ancak kendisi tıp bilimine belki de birlikte çalıştığı tüm doktorlardan daha fazla katkıda bulunmayı başardı. Cole olmasaydı, insan sinir sistemi hakkındaki anlayışımız bugünkü ile aynı olmazdı.

Rufus Benjamin Weaver, Hahnemann Tıp Fakültesi’nde insan anatomisi profesörü ve anatomi alanında öncüydü. En büyük başarıları arasında beyin omurilik sinir sistemini tam olarak incelemesi vardı. İsmi Harriet olan aşağıda görmüş olduğunuz diseksiyon, günümüzde halen Drexel Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde sergilenmeye devam ediyor. Harriet, insan beyin-omurilik sinir sisteminin tam bir diseksiyonudur. Dr. Weaver çinko klorür kullanarak tüm sinir sistemini korumayı başarmıştır.

Harriet şu anda camdan bir muhafaza içinde tıp öğrencilerini karşılıyor. Camın yanında, numuneyi “Harriet Cole” olarak tanımlayan ve onun Hahnemann Tıp Koleji’ndeki bir üniversite laboratuvarında temizlikçi olarak çalışan, 1800’lerin sonlarında ölen ve vücudunu bağışlayan siyahi bir kadın olduğunu açıklayan bir etiket yer alıyor.

Harriet Cole ve Rufus Weaver

Aslında onun hakkında kesin olarak çok az şey biliyoruz. Kaynaklarda aktarılan bilgilere göre 35 yaşında tüberküloz nedeniyle hayatını kaybetmişti. Ayrıca 1880’lerde Philadelphia’daki Homeopatik Hahnemann Tıp Koleji’nde (bugün Drexel Üniversitesi’nin bir parçası) çalıştığı da sık rastlanan bilgiler arasında yer alıyor. Görevlerinden birinin, Dr. Rufus B. Weaver adlı bir anatomi profesörüne ait olan kolej laboratuvarlarını ve sınıfları temizlemek olduğu düşünülüyor.

Harriet Cole ile Rufus Weaver arasında neden ve ne biçimde bir etkileşim gerçekleştiği belli değil. Ancak Weaver’ın ya da derslerinin Cole üzerinde bir tür ciddi etki yaptığını varsayılıyor. Ayrıca Harriet’in öldükten sonra vücudunu bilim adına kullanabilmesi için anatomi bölümüne bağışladığı kaynaklarda aktarılıyor.

Diseksiyon tıbbi bir terimdir ve anatomide bitki, hayvan ve insanların iç yapısını incelemek üzere kesip açma (diseke etmek), parçalara ayırma işlemine verilen addır. 19. Yüzyıl başlarında anatomi nispeten yeni bir çalışma alanıydı. 19. yüzyılda, insan vücudunun incelenmesi anatomi çalışmasında çok önemliydi, ancak bilimsel çalışmalar için vücut edinme ile ilgili yasalar belirsizdi.

Ölümden sonra bedenini isteyerek bağışlayan bir kişi neredeyse hiç duyulmamış bir şeydi, Bu dönemde diseksiyon için kullanılan cesetler genellikle idam edilen suçlulara aitti. İşte bu nokta da bazı bilim insanlarının aklına bazı soru işaretleri geliyor.

Bir buçuk asır sonra Harriet, Drexel Üniversitesi’nin bir simgesi ve öğrenciler için önemli bir öğretim aracı olmaya devam ediyor. Hikayeye göre bu sinir sistemi 5 aylık bir çaba sonucunda tek tek vücuttan çıkarılmış, korunmuş ve  tekrardan insan vücudu formunda bir araya getirilmişti. Weaver, sinir sisteminin tıp fakültesinde bir eğitim aracı olarak kullanılmasını istemişti. Günümüzde bu ürpertici görüntü bir insan sinir sistemini bizlere eksiksiz biçimde gösteren tek yapı.  

Cole Gerçekten Vücudunu Bağışladı mı? Harriet Gerçekte Kimdi?

Sinir sistemi uzun zamandır bir camın ardından yerinde bırakılan gözleri ile etrafa baksa da, hikâyesi yakın zamanda ortaya çıktı. Elbette bu konu bilim tarihçileri açısından oldukça ilgi çekiciydi. Ancak cevaplanması gereken çok fazla soru vardı. İlk soru elbette gerçekten Harriet Cole diye birinin var olup olmadığı ile ilgili idi. Ayrıca eğer var ise vücudunu Dr. Rufus Weaver’a bağışlayıp bağışlamadığı da etik açıdan önemli bir soruydu.

Weaver’ın anatomi müzesi, eğitim esnasında öğrencilere göstermek için hazırlanmış örneklerle doluydu. 19. yüzyılın sonlarına ait bu fotoğrafta, sonunda “Harriet” olarak adlandırılacak olan örnek, soldaki kutuda yer alıyor.

Arşivlerde bu ve bu gibi sorulara cevap bulabilmek için uzun süre araştırma yapıldı. Ancak ne yazık ki kesin bir cevaba ulaşılamadı. Harriet Cole’un vücudunu Dr. Rufus Weaver’a bağışlamış olması mümkündür. Ancak bu kadın muhtemelen fakirdi. Bu nedenle herhangi bir aile üyesinin cenaze masraflarıyla uğraşmak yerine vücudunu Weaver’a bağışlamak istemiş olması da mümkün.

Araştırmacılar bahsi geçen zamana ait hastane giderlerini inceledikleri zaman bir temizlikçiye ödeme yapıldığına dair bilgiye eriştiler. Ancak bu belgede bir isim belirtilmediği için bu kişinin kim olduğunu tam olarak bilemiyoruz. Harriet, Dr. Weaver’ın geçici bir çalışanı da olabilirdi, ancak Weaver’ın kişisel kayıtları ve belgeleri hiçbir zaman bulunamadı.

İşin daha da ilginci arşiv aramaları esnasında ele geçen bir gazete haberi oldu. Bu haberde Cole, bir soygun girişimine ve fiziksel saldırıya karışmış olarak yer alıyor. Ayrıca bu kişinin yaşı, ırkı ve zaman çerçevesi Harriet Cole’nkilerle uyumlu gözüküyor. Ancak bir kez daha kesin bir kanıt yok.

Philadelphia Inquirer’ın 1870 tarihli haberi

Araştırmacılar Harriet hakkında daha fazla bilgi edinmek, arşivlerde ve tarihsel kayıtlarda çalışmalarına devam ediyorlar. Bu size üzerinden bunca zaman geçtikten sonra gereksiz bir çaba gibi gelebilir. Ancak işçi sınıfına ait siyahi bir kadının hikayesi hakkındaki gerçekler 1880’ler-90’larda vücut bağışları ve anatomik diseksiyonlar ile ilgili süreçleri yeniden sorgulamamıza neden olacaktır.

Tarihe Farklı Bir Bakış Açısı İle Bakmamız Gerekebilir

Bu kadının Dr. Weaver ile ilişkisi gerçekte nasıldı? Vücudunu Weaver’a bağışlamak konusunda ne düşünmüştü? Gerçekten ölümünün ardından kendi isteği ile vücudunu ona teslim etmiş miydi? Okuyup yazabiliyor muydu? Ne yaptığını biliyor muydu?

Bu soruların hiçbirinin cevabı henüz yok. Sonuçta kesin olan bir şey var. Hikayeleri bir tarafa bırakırsak, Harriet’in vücudunu Weaver’a kendi isteği ile verdiğine dair elimizde hiçbir kanıt yoktur. Vücudunu bilime bağışlamanın aşırı tabu olarak görüldüğü bir zamanda bunu yaptığına inanmak bu nedenle oldukça zordur.

Muhtemelen bu kişinin adını, nasıl yaşadığını veya Dr. Weaver’ın vücuduna hangi yollarla (yasal veya başka türlü) sahip olduğunu asla bilemeyeceğiz.

Tüm bu araştırmalar gerçekleşirken, günümüz modern görüntüleme teknolojileri sayesinde artık ona fazla ihtiyacımız kalmasa da Harriet bir camın arkasında insan vücudunun muhteşemliğini bizlere sergilemeye devam ediyor.



Kaynaklar ve ileri okumalar


Dip Not

Dip Not:

Matematiksel, 2015 yılından beri yayında olan ve Türkiye’de matematiğe karşı duyulan önyargıyı azaltmak ve ilgiyi arttırmak amacıyla kurulmuş bir platformdur. Sitemizde, öncelikli olarak matematik ile ilgili yazılar yer almaktadır. Ancak bilimin bütünsel yapısı itibari ile diğer bilim dalları ile ilgili konular da ilerleyen yıllarda sitemize dahil edilmiştir. Bu sitenin tek kazancı sizlere göstermek zorunda kaldığımız reklamlardır. Yüksek okunurluk düzeyine sahip bir web sitesi barındırmak ne yazık ki günümüzde oldukça masraflıdır. Bu konuda bizi anlayacağınızı umuyoruz. Ayrıca yazımızı paylaşarak da büyümemize destek olabilirsiniz. Matematik ile kalalım, bilim ile kalalım.

Matematiksel

Sibel Çağlar

Merhabalar. Matematik öğretmeni olarak başladığım hayatıma 2016 yılında kurduğum matematiksel.org web sitesinde içerikler üreterek devam ediyorum. Matematiğin aydınlık yüzünü paylaşıyorum. Amacım matematiğin hayattan kopuk olmadığını kanıtlamaktı. Devamında ekip arkadaşlarımın da dahil olması ile kocaman bir aile olduk. Amacımıza da kısmen ulaştık. Yolumuz daha uzun ama kesinlikle çok keyifli.

Bu Yazılarımıza da Bakmanızı Öneririz