Bakan Kör Olmanın Kaçınılmazlığına Bilimsel Bir Bakış – İstem Dışı Körlük

Hiç çevrenizdekilere ‘bakan kör’ dediğiniz oldu mu? Aslında dediyseniz hakkınız var. Çünkü böyle bir psikolojik gerçek var literatürde.

Literatüre baktığımızda aslında okuduğumuz bazı kavramların bizzat hayatımızda yaşadığımız ya da günlük konuşmalarda dile getirdiğimiz şeyler olduğunu görürüz. Tıpkı bazı zamanlar insan davranışlarının karşılarındakine göre şekillenmesini sağlayan ‘aynalama etkisi’ için ‘üzüm üzüme baka baka kararır’ dememiz gibi.

Bugün inceleyeceğimiz konuda da belki bu hisse kapılabilirsiniz. Bugünkü konunun hayatınızda çok fazla yer kapladığını, kendinizin de tespit edebileceğinizi göreceksiniz.

İstem dışı körlük (inattentional blindness ) konusu, onu üreten Arien Mack ve Irvin Rock tarafından ele alınmış ve incelenmiştir. Bu bir ‘görme bozukluğu’ değildir, ‘psikolojik dikkat eksiliği olarak bilinir ve uyarıcıları fark edememe durumu olarak görülür.

Kesinlikle ‘görülür’ haldeki bir nesne ya da olayı  fark edemediğinizde ortaya çıkan bir durum. Bunun sebebi bir başka nesne ya da olaya odaklanmanız olabiliyor. Elbette fark edemedikleriniz de odaklandığınız görüş alanınızda bulunuyor. Farkındalık testi niteliğindeki bu kısa ve şaşırtıcı videoyla, buraya kadar anlatmak istediğimiz daha net anlaşılabilir.

İstem dışı körlüğün dayandığı bazı teoriler var. Algı yükü bunlardan biri. Farz edin ki son derece dikkat isteyen bir şey yapacaksınız. Burada odağınız çok yüksek oluyor ve odaklanmanız gereken şey dışında farklı uyarıcıları (stimuli ) fark edebilmek zorlaşıyor. Yani algı yükü ve uyarıcı arası ters orantıdan bahsetmek mümkün. Diğer yandan ‘bellek bozukluğu’ teorisi de bu psikolojik körlüğü etkileyebiliyor.

Hiç bir insanın özelliklerini tarif ederken, arkadaşınızın en ince detayına kadar anlattığı sizin ise hatırlamakta bile zorlandığınız bir durum yaşadınız mı? Biraz tanıdık teoriler gibi gözüküyorlar ve günlük hayatın içinde sık sık karşımıza çıkıyorlar. Beklenti bu teorilerden bir diğeri.

En basit haliyle şöyle düşünebiliriz, bulmacalarda yedi farkı bulun gibi küçük oyunlar vardır. Burada bir test içinde olduğunuzu ve ‘dikkat’ ile her şeyi incelemeniz gerektiğini biliyorsunuz. Böyle durumlarda istem dışı körlük görülmeyebiliyor. Çünkü devamında bir teste tabi tutulacağınızı düşündüğünüz durumlarda son derece dikkatli olmaya çalışırız.

Bu yolda yürürken gözden kaçırdığımız şeylerden farklı elbette. Diğer teori de algısal döngü. Algısal döngü, görgü tanıklığı için de öneriler barındırır. Bu döngü farkındalık ve odaklanma ile ilgilidir. Odaklanma dikkat, farkındalık bilinç ister. Test etmek için kısa ve etkili bir video daha inceleyebiliriz.

Konuyla ilgili deneylerden birinde bisikletli palyaço kullanılmış. Amacı cep telefonunun yürümek gibi sıradan işlerde bile istem dışı körlüğe nasıl katkı yapabileceği göstermek. Deneyde uyarıcı tek tekerlekli bisiklet süren, parlak ve rengarenk kostümlü bir palyaçoydu. Katılımcılar dört gruba ayrıldılar. Telefonla konuşuyor, kulaklıkla müzik dinliyor, yalnız başlarına veya çift olarak yürüyorlardı. Çalışma palyaçoyu en düşük düzeyde fark edenlerin cep telefonu ile konuşanlar olduğunu gösterdi.

İstem dışı körlüğü kanıtlayan en meşhur örnek Görünmez Goril Testi, Daniel Simons ve Christopher Chabris tarafından yapıldı. Katılımcılardan (siyah ve beyaz tişört giyen) iki grup insanın basketbol topu ile paslaşmalarını içeren kısa bir video izlemeleri istendi. Kendilerine takımlardan birinin yaptığı pasları saymaları veya yerden sektirilerek verilen paslara karşılık havadan yapılan pasları saymaları söylendi. Onlar söylenene odaklanırken paslaşanların arasından tüm vücudunu kaplayan bir goril kostümüyle birisi geçti. Videoyu izledikten sonra katılımcılara sıra dışı bir şey fark edip etmedikleri soruldu. Çoğu grupta, katılımcıların %50’si gorili gördüklerini söylemediler.

Gariplikleri fark edememek, zor bir iş olan kaç tane pas yapıldığına kendini kaptırmaktan ötürü, söz konusu garipliğe dikkati verememiş olmaya atfedildi. Bu sonuçlara göre görüş alanı ile algı arasındaki ilişki, önceden düşünüldüğünden çok daha fazla dikkate bağlıdır.

Belki de tüm bu kavramlar bizim yaşanmışlıklarımızla da alakalıdır. Görme durumu, hayatımızdaki ilgi, sevgi, tutku, merak duyduğumuz ya da olumsuz duygular taşıdığımız herhangi bir olaya, insana, eşyaya, konuya ve bir çok şeye göre değişebilir. Bazen hepimiz sadece görmek istediklerimizi görür algılamak istediklerimizi algılarız. Burada fark ‘bilinçli’ olmakta olabilir. Kısaca ele almaya çalıştığımız bu konu ilginizi çektiyse, ‘Inattentional Blindness’ – Arien Mack, Irvin Rock kitabını inceleyebilirsiniz. Son olarak son derece enteresan bir video daha, bu konunun gerçekliği ile ilgili sizi düşündürecek ve güldürecektir.

Ceren Demir

Matematiksel

Yazıyı Hazırlayan: Ceren Demir

Kendini, insanları, dünyayı tanıma ve anlama çabasında, belki de kaosta olan , filmin oyuncularından, dünya üzerindeki küçücük noktalardan biriyim. Pamukkale Üniversitesi ve AGH University of Science and Technology’ de Uluslararası Ticaret ve Finans alanında kendimi eğitmeye çalışıyorum . Voleybol sporunda antrenör yardımcılığı yaptım ve lisanslı oynadım. Spora ve sanata düşkünüm. Resim yapmayı çok seviyorum. Klasik müziğe, doğaya, doğa sporlarına, felsefeye, psikolojiye, kitaplara ilgi duyuyorum. Okumayı, yazmayı, öğrenmeye çabalamayı çok seviyorum. Sanıyorum 7. günlüğüme başlayacağım. Satranç ve Rusça’ya merak saldım. Bahsettiğim tüm ‘bencil’ bilgilerimi önemsiz sayıyorum. Sadece denizdeki kum tanelerinden biri olduğumun farkındayım. Ancak okyanusları merak etmekten vazgeçemiyorum.

Bunlara da Göz Atın

Felsefeden Neden Korkulur?

Server Tanilli her yıl bir köşe yazısını Fransa’da yapılan Bakalorya sınavlarına ayırırdı.  Neredeyse iki asırdır …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

ga('send', 'pageview');