Eğitim Bilimleri

Umberto Eco’ya Göre Tez Nasıl Yazılır?

Umberto Eco, İtalyan bir romancı, edebiyat eleştirmeni, filozof, göstergebilimci ve üniversite profesörüydü. 1977’de, Eco’nun çığır açan romanı ” Gülün Adı” nın onu uluslararası üne kavuşturmasından üç yıl önce, en sevdiği dinleyici kitlesi olan öğrenci ve öğretmenler için komik ve iddiasız bir rehber yayınladı. “Bir Tez Nasıl Yazılır” isimli bu kitap devamında 17 dile çevrildi.

“Teziniz ilk aşkınız gibidir”. Unutmak zor olacak. Sonunda, ilk ciddi ve titiz akademik çalışmanızı temsil edecek ve bu küçük bir şey değil. “

Kitabın ele aldığı akademi çok eskide kaldı ve ilk bakışta, kökleri tarihi ve İtalya’ya özgü bir bağlama dayanan bu kitabın büyük bir bölümü işe yaramaz görünüyor. Ancak dikkatli bir okur, bu kitabın, savaş sonrası beşeri bilimler alanındaki en büyük araştırmacı ve yazarlardan birinin kaleminden çıkmış, neyin nasıl yapılacağına dair dostane, yerli yerinde tavsiyelerle ve anlaşılır örneklerle bezenmiş ve en önemlisi “neden” sorusuna açıklamalar getiren bir kitap olduğunu fark eder.

Tez yazmak, akademik tevazuyu öğrenmeyi, “herkes bize bir şeyler öğretebilir düşüncesinin bilincinde olmayı” gerektirir. Eco, bir başrahip olan Vallet’nin ön yargılı fikirlerle dolu ve kötü yazılmış, asırlık kitabındaki tesadüfî bir ifadenin kendisine tezi için nasıl ilham verdiğine dair aktardığı hoş bir hikâyeyle bunu örnekliyor. Çalışma ile entelektüel ilhamın arasındaki karmaşık ilişkileri gösterdikten sonra, kitabı yıllar sonra tekrar eline aldığında ilhamın o sayfalarda olmadığını, öğrenci olarak bu ilhamı bir şekilde o kitaptan kendi kendisine aldığını fark ettiğinden bahsediyor.

Buna karşılık Eco, yazarken kişinin belli bir ölçüde özsaygı duyması gerektiğini savunuyor: “Çalıştığınız konuda sizler, insanlık adına konuşan sözcüsünüz. Ağzınızı açmadan önce mütevazı ve sağduyulu olunuz, fakat ağzınızı açtığınızda vakur ve mağrur olunuz”. En önemlisi de tezinizi bir heves ve haz ile yazınız: teziniz “anlamsız bir ritüel” değil, çok daha fazlasıdır.

Özünde, üniversitelerdeki araştırma da öğretim de, yalnızca alan bilgisine değil, aynı zamanda araştırmayla öğrenilen dürüstlük ve doğruluk erdemlerine dayanır. Fakat dahası var: Tez Nasıl Yazılır’ın altını şiddetle çizdiği paradoks, doktora teziyle bile hiçbir zaman tam anlamıyla o mertebeye erişmiş olmadığınızdır. Kitapta verilen tavsiyeler son derece kullanışlıdır. Kitaptan bir kaç alıntı ile “Bir tez nasıl yazılır?” sorusunun cevabını arayalım…

Tez Nasıl Yazılır?

Kime yazacağımıza (danışmana değil, insanlığa) karar verdikten sonra, nasıl yazacağımıza karar vermeliyiz ve bu oldukça zor bir sorudur. Kapsamlı kurallar olsaydı, hepimiz harika yazarlar olurduk. En azından tezinizi defalarca yeniden yazmanızı veya tezinize başlamadan önce başka yazı projeleri almanızı tavsiye edebilirim, çünkü yazmak da bir eğitim meselesidir. Her durumda, bazı genel öneriler sunalım:


Sen Proust değilsin. Uzun cümleler yazmayın. Aklınıza gelirlerse, yazın ama sonra onları parçalayın. Konuyu iki kez tekrarlamaktan korkmayın ve çok fazla zamir ve alt cümleden uzak durun. 

Sen ee cummings değilsin. Cummings, adını küçük harflerle yazan Amerikalı bir avangart şairdi. Şiirlerinde virgül ve boşluk fazla kullanmazdı. O, bir avangart şairin yapması gereken şeyi yaptı. Ama sen avangart bir şair değilsin. Fütüristler üzerine bir tez yazsanız bile, lütfen bir fütüristin yazdığı gibi yazmayın. Bu önemli bir tavsiye çünkü günümüzde çoğu kişi “alternatif” tezler yazma eğiliminde. Ancak tezin dili bir üst dildir, yani başka dillerden konuşan bir dildir. 

Sık sık yeni paragraflara başlayın. Bunu mantıksal olarak gerekli olduğunda ve metnin hızı gerektirdiğinde yapın, ancak ne kadar çok yaparsanız o kadar iyidir.

Aklınıza gelen her şeyi yazın, ancak yalnızca ilk taslakta. İlhamınıza kapıldığınızı ve konunuzun merkezini kaybettiğinizi fark edebilirsiniz. Bu durumda, parantez içindeki cümleleri kaldırabilir veya her birini bir nota koyabilirsiniz. Teziniz, bilginizin genişliğini göstermek için değil, başlangıçta tasarladığınız hipotezi kanıtlamak için var.

Danışmanı kobay olarak kullanın. Danışmanın ilk bölümleri (ve nihayetinde tüm bölümleri) son teslim tarihinden çok önce okuduğundan emin olmalısınız. Tepkileri sizin için yararlı olabilir. Danışman meşgulse (veya tembelse) bir arkadaşınıza sorun. Ne yazdığınızı anlayıp anlamadığını sorun. Yalnız dehayı oynamayın.

İlk bölümden başlamakta ısrar etmeyin. Belki 4. bölümde daha fazla dokümantasyonunuz vardır. Oradan, önceki bölümleri halihazırda çalışmış birinin ilgisizliğiyle başlayın. Güven kazanacaksın. Doğal olarak çalışma içindekiler tablonuz sizi sabitleyecek ve size rehberlik eden bir hipotez görevi görecek.

İlk kez tanıtırken daima bir terim tanımlayın. Bir terimin tanımını bilmiyorsanız, kullanmaktan kaçının. Tezinizin temel terimlerinden biriyse ve onu tanımlayamıyorsanız, bırakın deyin. Yanlış tezi seçtiniz (ya da daha fazla araştırma yapmayı planlıyorsanız, yanlış kariyer).

Okuma Önerisi: Bilimsel Makale Yazma ve Yayınlama Süreci Nasıl Gerçekleşir?

Kaynaklar ve ileri okumalar:

Matematiksel

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.