Sineklerin Tanrısı Ve Survivor’a İlham Veren Hırsızlar Mağarası Deneyi

Bir kişi size siz kimsiniz diye sorar ise bunu muhtemelen kimlik sorgulaması olarak düşünür ve kendiniz ile ilgili kayıtlı bilgileri sıralarsınız. Ancak aslında bizi biz yapan bir de sosyal kimliklerimiz vardır. Bu kimlikler ise ait olduğumuz gruplar çerçevesinde şekillenir. Örneğin, belirli bir spor takımının büyük bir hayranı iseniz ya da mezun olduğunuz okula dair bir sosyal oluşum içinde iseniz farklı kimlikler geliştirirsiniz. Bir zaman sonra da kendinizi bu grup kimliğiniz ile özdeşleştirmeye başlarsınız.

Bu size önemsiz hatta keyifli bir durum gibi gelecektir. Ancak ne yazık ki bu sosyal kimlikler ayrımcılığın ve önyargının başlangıç noktasıdır. Kendimiz hakkında iyi hissetmenin bir parçası, ait olduğumuz gruplar hakkında iyi hissetme arzumuzdur. Spor takımınız bir oyunu kazandığında kendinizi iyi, kaybettiğin de ise kötü hissedersiniz. Okulunuzdan birinin hapse girdiğini veya yanlış bir şey yaptığını öğrenirseniz, o kişiyi iyi tanımıyor olsanız bile yine kendinizi kötü hissedersiniz. Bir şey ait olduğun gruba zarar veriyorsa, size de zarar veriyor gibi gelir.

Buna ek olarak ait olduğumuz grubu olumlu bir bakış açısı ile görmeyi severiz. Bunun neticesinde de diğer grupları da çoğu zaman olumsuz görme eğilimi gösteririz. Etrafta duymaya alıştığımız, “O kişiler, o insanlar” gibi ifadeler buradan gelir. Artık bizler ve onlar ortaya çıkmıştır. Bu noktadan sonra kendi grubumuz ve pek de sevmediğimiz diğer gruplar ve bu grubun üyeleri vardır.

Muzaffer Şerif Başoğlu, Türk-Amerikalı sosyal psikolog. Sosyal Yargı Kuramının ve Gerçekçi Çatışma Teorisinin geliştirilmesine yardımcı olmuştur. ( 1906- 1988)

Bu konudaki en önemli araştırmalardan bir tanesi  Muzaffer Şerif Başoğlu ( İng: Muzafer Sherif) tarafından yürütülmüştür. Kendisi sosyal psikolojinin akademik bir disiplin oluşturmasında çok önemli rol oynamış bilim insanlarından birisidir. Deneye dayalı sosyal grup psikolojisinin ilk uygulayıcılarındandır. 24 kitabı, 60 bilimsel inceleme yazısı vardır. 

Robbers Cave ( Robbers Mağarası – Hırsızlar Mağarası) Deneyi

Robbers Cave yani Hırsızlar Mağarası deneyi 1954 yazında Oklahoma’nın San Bois dağı eteklerinde 200 dönümlük bir kamp alanında gerçekleştirildi. En yakın yerleşim yerine bile yürüyerek ulaşmanın pek mümkün olmadığı bu kamp alanına 11 yaşlarında 22 erkek çocuk 3 haftalık yaz tatili için getirildi. Daha doğrusu çocuklar bu amaçla geldiklerini düşünüyorlardı. Yaz kampının bekçisi rolünü üstlenen Muzaffer Şerif ise deneyin ayrıntılarını son derece titizlikle tasarlamıştı.

Çocuklar birkaç gün içinde hem gruplarını hem de kamp alanını büyük bir coşkuyla benimsediler. Bu esnada çocuklar araştırmacılar tarafından rastgele iki gruba ayrıldı.  Hiçbir grup diğerinin varlığından haberdar değildi. Her şey yolunda gözüküyordu. Daha sonra araştırmacılar çocuklardan grupları için birer isim seçmesini istediler. Çocukların seçtikleri isimler Kartallar ve Çıngıraklı Yılanlar oldu. Çocuklar bu isimleri tişörtlerine ve flamalarının üzerlerine yazdılar.

Zaman içinde iki grubun üyeleri de kendi içlerinde bir hiyerarşi oluşturdu. Bir şekilde liderler ve onlara koşulsuz itaat eden diğer çocuklar ortaya çıktı. Şimdi gruplar arasında çatışma yaratmak zamanıydı. Bunun için rutin günlük aktivitelerin içine beyzbol, halat çekme gibi bir kaç rekabetçi oyun eklemek yeterli oldu. Kazanan gruplar için madalya ve bazı ödüller vardı. Kaybedenler ise hiçbir şey elde edemeyeceklerdi.

Kazananlara verilecek olan ödüller de aslında bilinçli bir biçimde planlanmıştı. Örneğin kazanan grup yemeğe erken gidecekti. En iyi kısımları onlar yediği için de kaybeden gruba yemekten geriye pek bir şey kalmıyordu.

Hırsızlar Mağarası Deneyinde Süreç Tahmin Edildiği Gibi İlerledi

Bu aşamadan sonra ilginç bir durum gözlendi. Grup üyeleri öteki grubun üyelerine düşmanca davranmaya başladı. Oyunlarda başarılı olmak zaman içinde bir ölüm kalım meselesi haline geldi. İlk başta alay etme ve sözlü saldırı gibi saldırılar olsa da zaman içinde iş şiddete dönüştü. Birbirlerinin bayraklarını yaktılar, özel eşyalarını parçaladılar.

Çocuklar kendi grupları hakkında olumlu, diğer grup hakkında da olumsuz bir düşünce yapısı geliştirmişti. Zaman içinde, gruplar birbirlerine karşı o kadar saldırganlaştı ki, araştırmacılar onları fiziksel olarak ayırmak zorunda kaldı.

Muzafer Sherif 24 çocuğu sadece iki gruba ayırmanın bile aralarında düşmanlığa yol açtığını saptamıştı. Şimdi bu deneyin son aşamasında bu durumu düzeltmenin bir yolu olduğu konusundaki hipotezini test etmesi gerekiyordu. Bunun için düşünülen senaryoda, kampın su kaynağı ile ilgili bir sıkıntı olduğu ileri sürüldü.

Bu sorun kamptaki herkesi ilgilendiriyordu. Bu nedenle de iki grubun sorunun çözümünde işbirliği yapması gerekliydi. Sonuçta su kaynağının neden tıkandığı anlaşılacak, iki grup el birliği ile bu sorunu çözecekti. Kampın son günü kahvaltı ve öğle yemeğinde, grup üyeliği söz konusu olduğunda oturma düzenleri oldukça karışıktı.

Hırsızlar Mağarası Deneyi Gerçekçi Çatışma Teorisini Doğruladı

Bu deney aslında dünyanın her yerindeki insanları rahatsız eden çatışma türlerini taklit etti. Bu çatışmanın en basit açıklaması rekabettir. Gruplara yabancılar atayın, grupları rekabete sokun ve sonuç nihayetinde bir çatışma olacaktır. Bu çalışmaya katılanlar sıradan çocuklardı. Ancak bir biçimde grup aidiyeti ayrımcı davranışları tetiklemişti. Bu deney bir çok etik açıdan ilerleyen süreçte eleştirildi. Ancak sonuçlar Şerif’in gerçekçi çatışma teorisini doğrulamasına yaradı.

Sherif’in bu deneyi gerçekleştirmesi ile Nobel ödüllü İngiliz yazar William Golding’in benzer bir konuyu ele aldığı ünlü romanı Sineklerin Tanrısı’nı yayımlamasının 1954 yılının yazına denk gelmesi bir tesadüf müdür değil midir tam bilinmiyor. Ayrıca, bu deney Survivor yarışma programının da esin kaynağı sayılıyor.

İnsanlar arasında çok açık farklılıklar olduğunda ve kaynaklar kıt olduğunda zaman içinde önyargı ve ayrımcılık oluşacaktır. Önyargı ve ayrımcılığı yıkmanın bir yolu, çatışan iki grubun aynı amaç için birlikte çalışmasını sağlamaktır. Grup üyeleri “hepimiz bu işte beraberiz” i gördüklerinde gruplar arasındaki duvarlar yıkılır.



Kaynaklar ve ileri okumalar:


Dip Not:

Matematiksel, 2015 yılından beri yayında olan ve Türkiye’de matematiğe karşı duyulan önyargıyı azaltmak ve ilgiyi arttırmak amacıyla kurulmuş bir platformdur. Sitemizde, öncelikli olarak matematik ile ilgili yazılar yer almaktadır. Ancak bilimin bütünsel yapısı itibari ile diğer bilim dalları ile ilgili konular da ilerleyen yıllarda sitemize dahil edilmiştir. Bu sitenin tek kazancı sizlere göstermek zorunda kaldığımız reklamlardır. Yüksek okunurluk düzeyine sahip bir web sitesi barındırmak ne yazık ki günümüzde oldukça masraflıdır. Bu konuda bizi anlayacağınızı umuyoruz. Ayrıca yazımızı paylaşarak da büyümemize destek olabilirsiniz. Matematik ile kalalım, bilim ile kalalım

Matematiksel

Sibel Çağlar

Merhabalar. Matematik öğretmeni olarak başladığım hayatıma 2016 yılında kurduğum matematiksel.org web sitesinde içerikler üreterek devam ediyorum. Matematiğin aydınlık yüzünü paylaşıyorum. Amacım matematiğin hayattan kopuk olmadığını kanıtlamaktı. Devamında ekip arkadaşlarımın da dahil olması ile kocaman bir aile olduk. Amacımıza da kısmen ulaştık. Yolumuz daha uzun ama kesinlikle çok keyifli.

Bu Yazılarımıza da Bakmanızı Öneririz