Biyografiler

İki Nobel Ödüllü Linus Pauling ve Bize Mirası C Vitamini İkilemi

Linus Pauling tarihe adını tek başına yaptığı çalışmalarla iki Nobel Ödülü alan insan olarak yazdırdı. Kendisi 1954’­te Kimya ve 1964’te Barış ödüllerini aldı. Onun kimyasal bağları anlamakta, çözümlemekte ve anlatmakta gösterdiği beceri olmasa organik kimyacılar bize bugün kullandığımız binlerce yapay malzemeyi üretemezlerdi. Tüm yaşamında değişik konulara el atıp tartışmalara girmekten kaçınmayan, 2004 yılında kaybettiğiniz, “kimyacıların kimyacısı” diye bilinen Linus Pauling’in hayatı ve çalışmaları hakkında biraz bilgi verelim…

Kısaca Linus Pauling

Linus Carl Pauling ABD’de, Oregon’da doğdu. Hala Oregon’dayken kuantum mekaniğinden haberdar oldu. 1926’da Avrupa’da dünya uzmanlarının yönetiminde konuyu araştırmak üzere bir burs kazandı. Eğitiminin ardından, California Teknoloji Enstitüsünde yardımcı profesör oldu ve ömrünün çoğunu orada geçirdi. Araştırmalarının odak noktası, moleküllerin yapısını ve birbirleri ile nasıl tepkimeye girdiklerini anlamaktı. 1930’ların başında Pauling çığır açan bir dizi makaleyle, kimyasal bağların kuantum-mekaniksel bir açıklamasını ortaya çıkardı. Karmaşık kristallerin X-ışını kırınımını yorumlamanın beş kuralını oluşturdu. ( Daha fazla bilgi için: Pauling kuralları)

50’lerin soğuk savaş yıllarında Pauling atom bombasının yeryüzündeki testlerine son verilmesini isteyen kampanyaya katıldı. Bu barış kavgasına tüm saygınlığını ortaya koyarak katılması ona zor, çelişkili günler yaşattı. Kendi onuruna verilen Beyaz Saray’daki resepsiyona katıldıktan beş dakika sonra Beyaz Saray önünde elinde “Atom bombasına hayır!” pankartı ile gösteri yapması unutulmayacak bir olay olarak tarihe geçti. Beş dakika önce onu kutlayanlar bu kez onu sorguya çektiler, pasaportunu elinden aldılar. Çünkü kam­panyaya destek veren imzalar toplayan arkadaşlarının adlarını sorguculara ver­memişti.

Pauling Beyaz Saray önünde atom bombası deneylerini protesto ederken

Barış kampanyaları da yürüttü ve ABD ile Vietnam arasında arabuluculuk çabalarından ötürü 1963’te Nobel Barış Ödülünü aldı. Ona hep sormuşlardır: “Hangi Nobel Ödülü sence daha önemli?” Onun her zaman açık, seçik bir yanıtı vardı. “Barış Ödülü. Kimya ödülünü yapmaktan zevk duyduğum işler için verdiler bana. Barış ödülünü ise yapmak zorunda kaldığım işlerden dolayı aldım, onu almak bana ve aileme çok pahalıya mal oldu; bu çabalarım bana zevk vermedi, ama onlar benim görevimdi!”

Pauling biyolojik moleküllere büyük ilgi duydu ve orak hücreli aneminin moleküler bir hastalık olduğunu keşfetti. Pauling’in bir başka araştırma konusu da insan sağlığı üzerinde vitaminIerin oynadığına inandığı rolü üzerineydi.

C Vitamini Çılgınlığı Başlıyor

Vücudun karbonhidratları, yağları ve proteini verimli bir şekilde kullanmasını sağlayan kimyasal askorbik asidi (C vitamini olarak da bilinir) hayatımıza 1930’lar da Albert Szent-Györgyi tarafından dahil edilmiştir. C vitamini eksikliğinden ortaya çıkan İskorbüt hastalığı da bu sayede tedavi edilebilir hale geldi. Pauling de C vitaminin soğuk algınlığından kansere dek pek çok sayıda hastalığı önleyeceğini savunuyordu.

Pauling’in 1970’te yayınladığı “C vitamini ve soğuk algınlığı” isimli kitabı; yazarının güven verici ismi nedeni ile, tüm dünyada kabul gören, yüksek doz C vitamininin soğuk algınlığını önleyeceği iddiasının temelini oluşturdu. 1976’da ikinci kitap yayınlandı: “C vitamini soğuk algınlığı ve grip”. Bu kitapta C vitamini dozu daha da yükseltilmiş ve bu yüksek doz vitaminin gribe karşı da koruyacağı iddia edilmişti. C vitamini serisinin son kitabı da aynı çizgiyi sürdürdü. Pauling, daha da yüksek dozun kanseri de önleyeceğini iddia etti. C vitamini çılgınlığı da böyle başladı.

Kitapta önerilen C vitaminini doğal yoldan almak imkansız olduğundan C vitamini satışları arttı. Vitaminleri yüksek doz alarak sağlıklı olmak ve böylece hastalıklardan korunma fikri de bu şekilde başladı. Ancak maalesef, tüm başarılarına rağmen, bu öngörüsü tıp dünyasını ikiye ayıracak ve devamında onun ününe zarar verecekti. Linus Pauling, günümüzde kazandığı iki Nobel ödülü ile değil, daha ziyade C vitamini konusundaki iddiaları ile hatırlanır. C vitamini takviyesi almak ya da almamak konusunda da bilim dünyası halen ikilemini sürdürüyor. İnternette yapacağınız araştırma da her iki yönde de ikna edici yazımlara erişebilirsiniz. İlaç endüstrisinin piyasa payını düşündüğümüzde de doğru kararı vermek çok kolay değil. ( Bakınız: İlaç Şirketleri ve Yükselen Kar Oranları)

İleri Okumalar:

  • The Right Chemistry: Linus Pauling and vitamin C; https://montrealgazette.com
  • Ömer Kuleli – Osman Gürel, Kimya Güzeldir, Nar Yayınları, Eylül 1997, İstanbul.

Matematiksel

Sibel Çağlar

Merhabalar. Matematik öğretmeni olarak başladığım hayatıma 2016 yılında kurduğum matematiksel.org web sitesinde içerikler üreterek devam ediyorum. Matematiğin aydınlık yüzünü paylaşıyorum. Amacım matematiğin hayattan kopuk olmadığını kanıtlamaktı. Devamında ekip arkadaşlarımın da dahil olması ile kocaman bir aile olduk. Amacımıza da kısmen ulaştık. Yolumuz daha uzun ama kesinlikle çok keyifli.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu