Biyoloji ve Coğrafya

Kahramanmaraş Depremi Neden Bu Kadar Yıkıcı Oldu?

6 Şubat 2023 Pazartesi saat 04.17’de Türkiye’nin güneyinde yer alan 10 ili ve Suriye’yi etkileyen oldukça yıkıcı bir deprem meydana geldi. Sismograflardan elde edilen verilere göre gerçekleşen deprem, moment büyüklüğü ölçeğinde 10 üzerinden 7.6 büyüklüğündeydi.

Deprem nedeniyle oluşan sismik dalgalar, İngiltere kadar uzak yerler de dahil olmak üzere dünyanın dört bir yanındaki sensörler tarafından toplandı. Kaynaktan veya merkez üssünden dışarıya doğru hareket eden enerjinin neden olduğu sarsıntı, yakınlarda yaşayan insanlar için maalesef korkunç sonuçlar doğurdu.

Deprem Neden Bu Bölgede Oldu?

Peki neden bu bölgedeki depremler bu kadar ölümcül olma potansiyeline sahip? Cevap kısmen de olsa karmaşık levha tektoniğinde, yumuşak toprakta ve depreme dayanıklı binaların düzensiz yapımında yatmaktadır.

Türkiye’nin güneydoğusu ve Suriye’nin kuzeybatısı tehlikeli sismik aktiviteye eğilimlidir. Çünkü hareketleri depremlere neden olan üç devasa tektonik levhanın (Afrika, Anadolu ve Arap levhaları) kesişim noktasında yer almaktadırlar.

Görselde kırmızı yıldızla gösterilen yer Doğu Anadolu Fayı (DAF) üzerinde yer almaktadır. DAF’ı sağ alttan Arap levhası, sol alttan Afrika levhası sıkıştırmaktadır. Bunun sonucunda Anadolu levhası batıya doğru kaymaktadır. Bu üç levhanın kesişim bölgesi olan Kahramanmaraş’ta ne yazık ki yıkıcı bir deprem meydana gelmiştir.

Pazartesi günkü deprem muhtemelen Arap ve Anadolu levhalarının hareketi nedeniyle Doğu Anadolu Fayı’nın kırılmasıyla oluştu. Bazı bilim adamları ise, fay üzerindeki stresin yüzyıllar boyunca artmış olabileceğini öne sürdüler. GPS’ten elde edilen veriler, Doğu Anadolu Fayı boyunca blokların birbirlerine göre yılda 15 milimetre hareket ettiğini gösteriyor. Bu hareket de kabuğu fay boyunca uzatır. 7.8 büyüklüğünde bir depremde kabuk ortalama 5 metre kayabilir. Yani bugünkü deprem, yaklaşık 300 yıllık bir yavaş gerilmenin sonucudur.

Peki Kahramanmaraş Depremi Neden Bu Kadar Yıkıcı Oldu?

Fay kırıldıktan sonra depremin yıkıcı etkisi birkaç faktörle beraber giderek büyüdü. Doğu Anadolu Fayı yoğun nüfuslu bir bölgeden geçiyordu ve pazartesi günkü deprem, yerin sadece 18 km altındaydı. Bu da depremin sismik dalgalarının enerjisinin, çok fazla dağılamadan yeryüzüne ulaştığı anlamına geliyor.

Ayrıca toprağın kayalık değil de yumuşak olması binaların daha şiddetli sallanmasına ve birçoğunun yıkılmasına sebep oldu. USGS’ye (Amerika Birleşik Devletleri Jeolojik Araştırmaları) göre, Nurdağı’nın toprakları önemli miktarda sıvılaşmaya maruz kalacak kadar nemli bir topraktır. Bu nedenle toprak depremin şiddetli sarsıntıları sırasında katıdan çok, bir sıvı gibi davrandı.

Kahramanmaraş depremi nedeniyle zarar gören bir zeytin bahçesi

Depremin bu kadar ölümcül olmasının diğer sebeplerinden birisiyse binaların yapısı ve depremin meydana geldiği saattir. Sabahın erken saatlerinde gerçekleştiği için, birçok insan depreme uykusunda yakalandı. Birçok binanın da depreme yeterince dayanıklı olmaması, depremin yıkım gücünü ne yazık ki arttırdı.

Deprem Böylesine Geniş Bir Bölgeyi Nasıl Etkileyebildi?

Modern sismologlar, deprem tarafından salınan enerji miktarını temsil eden moment büyüklüğü ölçeğini kullanırlar. Bu ölçek doğrusal değil, logaritmiktir. Yükseldiği her birim için yerin hareketi 10 kat, salınan enerji 32 kat artar. Bunu bir spagetti demeti kırma metaforuyla daha açık bir hale getirebiliriz.

Bir spagetti çubuğunu kırmak 5 büyüklüğündeki bir depreme eşdeğerse, 6 büyüklüğündeki bir deprem 32 spagettiye eşdeğerdir. Bu spagetti ölçeğinde, 7 büyüklüğündeki bir deprem 1024 spagettinin, 9 büyüklüğünde bir depremse 1 milyon 48 bin 576 spagettinin kırılması olarak temsil edilebilir.

Grafikte, yaşanan bazı depremlerin moment büyüklüğü ölçeğine göre sıralaması verilmiştir. 1960 yılında Şili’de gerçekleşen 9.5 büyüklüğündeki deprem, ABD’nin 2000 yıllık enerji ihtiyacından daha fazlasını karşılayacak kadar enerji açığa çıkarmıştır.

Spagetti örneğinde gösterildiği gibi, 8 ile 9 büyüklüğündeki bir deprem arasındaki fark, salınan enerji açısından, 5 ile 6 büyüklüğü arasındaki farktan çok daha fazladır. Bu nedenle, 6 Şubat’ta yaşanan 7.8 ve 7.5 büyüklüğündeki depremler arasındaki fark sandığımızdan büyüktür. ( Daha fazla bilgi için bu yazımıza göz atabilirsiniz: Richter Ve Mercalli Ölçeği Nedir? Depremlerin Büyüklüğü Ve Şiddeti Ne Anlama Gelir?)

Genelde depremin enerjisinin tek bir noktadan ya da merkez üssünden geldiğini düşünmeye eğilimliyiz. Ama aslında açığa çıkan bu enerji, fay hattı boyunca oluşan hareketten kaynaklanır. Hareket eden fay hattı ne kadar büyükse deprem de o kadar büyük ve yıkıcı olmaktadır. 7.8 büyüklüğündeki bir deprem için hareket eden fay hattı kabaca 190 km uzunluğunda ve 25 km genişliğindedir. Bu da depremin çok geniş bir alana yayılabileceği anlamına gelir.

Ancak depremi (en azından insanlar için) ölümcül kılan şey her zaman depremin büyüklüğüyle alakalı değildir. Daha küçük depremler, yoğun nüfuslu bölgelerde gerçekleştiğinde çok büyük yıkımlara neden olur. Örneğin, Şili’deki 9.5 büyüklüğündeki deprem yaklaşık 2.000 kişinin; Haiti’deki 7.0 büyüklüğündeki depremse yaklaşık 220.000 kişinin ölümüne sebep oldu. ( Detaylar için: Tarihteki En Büyük Deprem Bir Uygarlığı Neredeyse Yok Etti!)

Çıkarmamız Gereken Dersler Var!

Yaşanan bu üzücü olay, ülkemizin depremlere karşı yüksek fiziksel kırılganlığının bir hatırlatıcısı olarak hafızalarımıza kazınmalıdır. Ülkemiz genç ve dinamik bir toprağın üzerine kurulu; bu nedenle depremden kaçışımız yok. Ancak depremle baş etmeyi, onunla yaşamayı öğrenebiliriz.

Tıpkı yıldırımdan korunmak için paratoneri icat etmemiz gibi, yine bilim sayesinde depremle yaşamayı da başarabiliriz. Deprem coğrafyasında olduğumuzun bilincinde olarak binalar inşa etmeli, bu konudaki farkındalığımızı 7’den 70’e her kesimde arttırmalıyız. Yazının devamında okumanızı öneririz: Bunca Teknolojiye Rağmen Depremleri Neden Hala Tahmin Edemiyoruz?


Kaynaklar ve İleri Okumalar


Size Bir Mesajımız Var!

Matematiksel, 2015 yılından beri yayında olan ve Türkiye’de matematiğe karşı duyulan önyargıyı azaltmak ve ilgiyi arttırmak amacıyla kurulmuş bir platformdur. Sitemizde, öncelikli olarak matematik ile ilgili yazılar yer almaktadır. Ancak bilimin bütünsel yapısı itibari ile diğer bilim dalları ile ilgili konular da ilerleyen yıllarda sitemize dahil edilmiştir. Bu sitenin tek kazancı sizlere göstermek zorunda kaldığımız reklamlardır. Yüksek okunurluk düzeyine sahip bir web sitesi barındırmak ne yazık ki günümüzde oldukça masraflıdır. Bu konuda bizi anlayacağınızı umuyoruz. Ayrıca yazımızı paylaşarak veya Patreon üzerinden ufak bir bağış yaparak da büyümemize destek olabilirsiniz. Matematik ile kalalım, bilim ile kalalım.

Matematiksel

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu