Biyoloji ve Coğrafya

Tarihteki En Büyük Deprem Bir Uygarlığı Neredeyse Yok Etti!

Yakın tarihli bir çalışmada bilim insanları dünya tarihindeki bilinen en büyük depremin yerini belirlemeyi başardılar. 9.5 büyüklüğündeki bu deprem, devasa kayaların yerini değiştirmiş ve Pasifik Okyanusu boyunca tsunamilere neden olmuştu. Bu bulgu sonucunda tarihteki en büyük deprem sıralaması değişti.

Deprem yaklaşık 3800 yıl önce kuzey Şili’nin Nazca ve Güney Amerika levhalarının birleştiği bir “sismik boşluk” bölgesinde, yani aslında pek de beklenmedik bir yerde meydana geldi. Sismik boşluklar, günümüzde jeolojik olarak aktif olmayan ancak geçmişte büyük depremler üretmiş bölgelerdir.

Görselde en büyük depremin merkezini görebilirsiniz.

Özellikle depremlerin sık yaşanmadığı bölgelerde depremleri tahmin etmek oldukça zordur. Ancak onları anlamak güvenliğimiz için de son derece önemlidir. Depremler 1900’den beri yüzbinlerce insanın ölümüne ve milyarlarca dolar hasara neden oldu. Toplumların yıkıcı depremlerle nasıl başa çıktıklarını ve bunlara nasıl uyum sağladıklarını anlamak, yukarıda bahsedilen makaleyi yayınlayan Şili Üniversitesi Antropoloji Bölümü’nden Profesör Diego Salazar liderliğindeki uluslararası bilim adamlarından oluşan bir ekibin hedefiydi.

Görselde en öldürücü depremlerden bazılarını görüyorsunuz.

İki tektonik plaka çarpıştığında gezegendeki en güçlü ve en yıkıcı depremler meydana gelir. Çok sık meydana gelmese de, Kuzey Şili bu tür depremler için yüksek bir potansiyele sahiptir. Yeni keşif öncesinde bilinen en büyük deprem 1960 yılında yine Şili’de yaşanan Valdivia depremiydi. Bu depremin büyüklüğü de 9.4 ilâ 9.6 olarak ölçülmüş, büyük sarsıntı sonucunda 6 bin kişi hayatını kaybetmişti.

Valdivia depreminde yaşanan fay kırığının genişliği 800 kilometre kadardır. Oysa ki 3800 yıl önce yaşanan depremin 1000 kilometrelik bir kırılmaya yol açtığı düşünülmektedir. Sonrasında ortaya çıkan tsunaminin ise Avustralya, Yeni Zelanda, Vanuatu ve hatta muhtemelen Japonya ve Rusya gibi uzak bölgelerde bile etkili olduğu anlaşılıyor. Bu açıdan, bu deprem Valdivia depreminden çok daha büyük bir etkiye yol açmıştı.

Bu Dev Deprem Bir Uygarlığı Neredeyse Yok Etti

Kuzey Şili’deki depremlerin tarihsel kanıtlarını bulmak aslında kolay değildir. Bu zorluğa rağmen, çalışmanın yazarları, 3.800 yıllık deprem depreminin kanıtlarını içeren sekiz lokasyona odaklandılar. Bunlardan biri de dünyanın en kurak yerlerinden biri olarak bilinen, yılda bir milimetreden daha az yağmur alan, Şili’deki Atacama Çölü idi. Günümüzde bu bölge yaşanmaz durumda olmasına rağmen, bir zamanlar bir denizcilik toplumuna ev sahipliği yapmaktaydı. Bölgedeki insanlar, 12.000 yıl boyunca orada yaşadılar. Geçimlerini de yakınlarındaki okyanus sayesinde sağladılar.

Bu insanlar için deprem ve sonrasında ortaya çıkan tsunami yıkıcıydı. Sonrasında köyler terk edilecek ve ve insanlar iç bölgelere kaçmak zorunda kalacaktı. Dünyanın en büyük depreminin tam olarak kaç kişinin ölümüne neden olduğunu belirlemek zordur. Ancak araştırmacılar, deniz kıyısındaki köylerin nüfusunun dörtte üçünden fazlasının bu deprem ve tsunami nedeniyle yok olduğunu tahmin ediyor. Bu talihsiz olay neticesinde de, Kuzey Şili’deki bazı bölgelerde binlerce yıl boyunca bir daha yerleşim olmamıştı.

Dünya Tarihinin En Büyük Depremi Nasıl Keşfedildi?

Atacama Çölü, Şili’nin kuzeyinde bulunan dünyanın en kurak sıcak çölüdür. Batısında Büyük Okyanus bulunur. Kuzeyde Peru, doğuda ise Bolivya ve Arjantin sınırlarını oluşturur. Atacama; And Dağları’nın yağmur gölgesinde kalır ve doğu rüzgârları kuru olup çok az yağış getirir.

Söz konusu dev depremin kanıtları, Şili’nin Atacama Çölü’nde iç kısımlarda normalde kıyı bölgelerine özgü kayaçlar, deniz kabukları ve fosillerin bulunmasıyla ortaya çıktı. Araştırmacılar, bu kıyı malzemelerinin yaşlarını keşfetmek için radyokarbon tarihleme yöntemini kullandılar. Şili’nin kuzey kıyısının 600 kilometre üzerindeki 7 ayrı kazı alanında 17 tortuyu inceleyen araştırmacılar, iç kısma savrulan malzemelerin yaklaşık 3 bin 800 yıl önce bu noktaya taşındığını belirledi. Kazı alanında eski insanlara ait taş yapılar da diğer türden kanıtları oluşturdu. Taş duvarlar, tsunami nedeniyle eğrilmişti. Bazıları geriye doğru uzanmış, denize dönmüştü. Bu da tsunaminin geri çekilme sürecine işaret ediyordu.



Kaynaklar ve ileri okumalar


Dip Not:

Matematiksel, 2015 yılından beri yayında olan ve Türkiye’de matematiğe karşı duyulan önyargıyı azaltmak ve ilgiyi arttırmak amacıyla kurulmuş bir platformdur. Sitemizde, öncelikli olarak matematik ile ilgili yazılar yer almaktadır. Ancak bilimin bütünsel yapısı itibari ile diğer bilim dalları ile ilgili konular da ilerleyen yıllarda sitemize dahil edilmiştir. Bu sitenin tek kazancı sizlere göstermek zorunda kaldığımız reklamlardır. Yüksek okunurluk düzeyine sahip bir web sitesi barındırmak ne yazık ki günümüzde oldukça masraflıdır. Bu konuda bizi anlayacağınızı umuyoruz. Ayrıca yazımızı paylaşarak da büyümemize destek olabilirsiniz. Matematik ile kalalım, bilim ile kalalım.

Matematiksel

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu