Bobby Fischer: Bir Satranç Efsanesi

Yaratmış olduğu popülarite ile satrancın rockstarı olarak da isimlendirilen, dünyanın en büyük satranç şampiyonlarından biri kabul edilen Bobby Fisher’ı tanıyalım biraz…

Satrançtaki “Sovyet hakimiyeti”ni kıran, Amerika’nın yetiştirdiği ilk ve tek dünya satranç şampiyonu Bobby Fischer (Robert James Fischer) 9 Mart 1943’te Şikago’da doğdu. İki yaşındayken annesiyle New York, Brooklyn’e taşınan Fischer, satranç öğrenmeye altı yaşında başladı. Tüm gününü kardeşiyle satranç oynayarak geçiren Fischer, kardeşinin satranca olan ilgisini kaybetmesiyle tek kaldı. Öyle ki annesi oğluna bir oyun arkadaşı bulmak için gazetelere ilan vermeyi bile düşünmüştü. Daha sonra arkadaş açığını satranç kulüplerinde giderecekti.

Fischer 13 yaşına geldiğinde Amerika’nın gençler şampiyonu olmuştu. Hem de 8.5 puan alarak. Aradan geçen bir yılın ardından ise Amerika’nın en genç şampiyonu unvanını aldı. Bu kez 8.5/12 skoruyla… Bir yıl sonra da Dünya Satranç Federasyonu (FIDE) tarafından “büyükusta” ilan edilen en genç isim oldu.

20 yaşına geldiğinde Bobby Fischer 1963-64 Amerika Şampiyonası’nı alınabilecek en yüksek puanla kazanmış ve ününe ün katmıştı. 1969’da ise ilk kitabını yayımladı: “My 60 Memorable Games/Unutulmaz 60 Maçım”. Satranç dünyası için başucu kitabı olan eser Fischer’ın 1957 ile 1967 yılları arasında oynadığı maçları kapsıyordu.

Bobby Fischer ve Boris Spassky – 1972

Soğuk Savaş yıllarında ABD ile Sovyetler Birliği arasındaki rekabet sadece atom bombaları, teknoloji ya da uzay yarışıyla sınırlı değildi. Rekabet her alanda hissediliyordu; olimpiyatlar ve satranç turnuvalarında da… Bobby Fischer’dan önce hiçbir Amerikalı dünya satranç şampiyonluğunu kazanamamıştı. Hatta bu alanda yaklaşık 40 yıl süren bir Sovyet hakimiyeti vardı. 1972 yılında, İzlanda’nın Reykjavík kentinde oynanan maçta Fischer’ın Boris Spassky’yi yenerek dünya şampiyonu olması bu nedenle çok önemliydi.

Amerikalıların o gün ne hissettiğini en iyi anlatan şey ise maçı The New York Times için yerinde izleyen eleştirmen Harold C. Schonberg’in yazdıklarıydı: “Bobby Fischer tüm dünyaya satrancın en az futbol kadar rekabetçi, ölümüne bir düello kadar heyecanlı, güzel sanatlar kadar estetik değerleri olan bir aktivite olduğunu kanıtladı.”

Dünya şampiyonu unvanını korumak için Fischer’ın 1975’te yine bir Rus büyükustayla, Anatoli Karpov’la karşılaşması bekleniyordu. Fischer, FIDE ile arasında yaşanan anlaşmazlık nedeniyle maça çıkmadı ve hükmen yenildi. Fischer’ın dünya şampiyonu unvanı Karpov’a verildi.

Bu olay Fischer efsanesi için yeni bir başlangıç oldu. Çünkü o tarihten 1992’ye kadar ortadan kayboldu. Hakkında birçok iddia ortaya atıldı. 1992’de ortaya çıkışı olağanüstüydü.

O yıllarda Birleşmiş Milletler’in ambargo uyguladığı Yugoslavya’ya giderek, Spassky ile Karadağ açıklarındaki bir adada rövanş maçı yapt. Maçı kazansa da bu Amerika için kabul edilemezdi. Amerikan hükümeti ile arasında yaşanan gerginlik hükümetin, Fischer’ın gelir vergisindeki usulsüzlüğü öne sürerek hakkında yakalama kararı çıkarmasıyla doruğa çıktı.

1992 yılında Yugoslavya ambargosunu delerek başlayan ve tam 12 yıl süren kaçak hayatı Japonya’da son buldu. Tokyo’da, ABD tarafından iptal edilmiş, kendisine ait geçersiz pasaportu ile Filipinler’e gitmeye çalışırken yakalanan Fischer, 9 ay boyunca gözaltında tutuldu ve 2005 yılında İzlanda vatandaşlığına geçti. Fischer hayatını kaybettiği 17 Ocak 2008’e kadar da İzlanda’da yaşamaya devam etti.

Bobby Fischer’ın satranç hikayesi sadece kazandığı turnuvalar ya da yazdığı kitaplarla sınırlı değil. 1996’da Fischer, “Fischer satrancı” olarak adlandırdığı yeni bir satranç çeşidini ortaya çıkardı. Buna göre piyonların arkasında bulunan taşlar, kuraya göre rastgele yerleştiriliyordu. Fischer’a göre bu oyuncunun yeteneğinin daha iyi anlaşılabileceği bir oyundu.

Agresif oyun tarzı, kazanma hırsı ve keskin zekâsı ile gündemden düşmeyen aykırı satranç ustası Fischer, satrancın topluma tanıtılması ve satranç oyuncularının statülerinin yükselmesinde büyük bir katkıya sahiptir.

Fırat Karadeniz

Matematiksel

Matematiksel

Bu yazı gönüllü yazarlarımız tarafından hazırlanmış veya sitemiz editörleri tarafından belirtilen kaynaktan aslına uygun kalınarak eklenmiştir.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Başa dön tuşu
Kapalı