Tarih

Yaşantımızı Değiştiren 5 Keşif Ve Arka Plandaki İlginç Hikayeleri

Yararlı bir ürün veya süreç icat etmek ciddi bir iştir. Ancak bir fikri pazarlanabilir bir şeye dönüştürerek milyonlarca dolar kazanabilirsiniz. Günümüzde, görünüşte alışılmışın dışında kalan veya yüzlerde gülümsemeye neden olan yüzlerce ürün, tüketiciler arasında büyük rağbet gördüğü için mucitlerini hem zengin hem de ünlü yapıyor. Ancak bazı icatlar bir ihtiyaçtan dolayı ya da tamamen tesadüfen de hayatımıza dahil olabilir. Tarih bunun örnekleri ile doludur. İşte günümüzde halen kullandığımız 5 ilginç keşif.

Bir Tesadüf Eseri Stetoskopun Keşfi

Çoğu insanın doktor denildiğinde aklına beyaz gömlekli, boynuna stetoskop asılı bir kadın ya da erkek gelir. Günümüzde hala bir çok hastalığın teşhisinde kullanılan stetoskop aslında tesadüfen keşfedilmiştir. 1800’lerin başlarına dek bir hastanın kalbini dinlemenin tek yolu, kulağı hastanın göğsüne ya da sırtına yaslamaktı. Ancak bu durum bir gün Paris’teki bir hastanede görev yapan Rene Laënnec (1781-1826) adlı bir doktor için sorun yarattı.

Kendisi aşırı kilolu bir genç kadını yine bu yöntemle muayene etmeye hazırlanıyordu. Fransız hekim belki de utanarak ya da sadece doğru dinleme yapamayacağından endişelenerek, tereddüt etti. Bunun üzerine bir tomar kağıdı alarak kıvırdı ve silindir biçimine getirdi. Ardından kağıdın bir ucunu kadının çıplak göğsüne, diğerini kendi kulağına dayadı.

Oldukça şaşkın bir biçimde sesleri çok daha net duyduğunu notlarına yazdı. Sonraki üç yıl içinde otuz santim uzunluğunda bir tahta boru biçimindeki (Yunanca’daki stethos, “göğüs”ten gelen) stetoskobu tasarlayıp imal etmeye başladı. Hem kulaklık hem de diyafram parçalarını içeren ilk bileşik stetoskoplar 1902’de çıktı. Laënnec ise 45 yaşında kendisinin uzmanlaştığı bir hastalık olan tüberküloz nedeniyle yaşamını yitirdi.

Sakarlığa Karşı Kullanışlı Bir Çözüm: Yara bandı

Küçük yaralanmalar yaygın bir sorundur. Ancak yara bandından önce kağıt kesiklerini ve bu tür diğer yaraları korumak büyük bir güçlüktü. 1920’de, Johnson & Johnson için çalışan Earle Dickson, Josephine adında oldukça sakar bir kadınla evlendi.

Josephine’nin sakarlıkları, tıbbi müdahalenin ucuz olmadığı zamanlarda bu Earl için zamanla sorun olmaya başladı. Bu sorunu çözmek için önceden kesilmiş cerrahi bant şeritlerinin ortasına küçük steril gazlı bez parçaları yapıştırmaya karar verdi. Evinde çözümü ürettikten sonra, Dickson, buluşunu Johnson & Johnson’a getirdi. Firma bu üründeki potansiyeli de elbette hemen fark etti.

Orijinal Band-Aid patentinden alınan bu çizimler, yara bandının o günden bu güne fazla da değişmediğini gösteriyor.

Ancak bu buluş hemen ilgi görmedi. Bunun nedeni tasarımının oldukça büyük olmasıydı. Bu nedenle tasarımda bazı iyileştirmeler yapıldı. Dickson 1926’da ürünün patentini aldı. O günden bugüne de ürün popülerliğini hiç yitirmedi.

Nitröz Oksit Ve Anestezi

Anestezik gaz veren doktorlar

Anestezi ameliyathanelere girmeden önce, bir doktor teknik becerisinden ziyade bir prosedürü ne kadar hızlı tamamladığına göre değerlendiriliyordu. Bir hastanın ağrısını dindirmek için kullanılan teknikler arasında dikkati dağıtmak, alkol vermek ve hatta hastayı bayılacak kadar sert vurmak vardı. Neyse ki bu durum, 1844’te ABD’de de diş hekimi olan Horace Wells’in öngörüsü sayesinde değişti.

O dönemlerde Nitröz Oksit gazı, insanları mutlu eden ve rahatlatan bir gaz olarak kabul edilirdi. Bu nedenle de genellikle eğlence amacıyla kullanılırdı. Fikir Wells’in aklına, izlediği böyle bir gösteride, gazın etkisi altındaki genç bir adamın, bacağını ciddi bir şekilde kesmesi ve acı hissetmemesi sonucunda geldi.

Ertesi gün Wells, zahmetli bir yirmilik dişi, azot oksit kullanarak ağrısız bir şekilde çekti. Ocak 1845’te Harvard Tıp Okulu’nda keşfini göstermek için gitti. Ancak deney esnasında işler ters gidince buluşu alay konusu oldu. Bundan sonra da fiziksel ve zihinsel sağlığı bozulmaya başladı. Hayatının son süreci hakkında yeterli bilgi olmamasına rağmen kendi keşfettiği ürünün bağımlısı olduğunu ve sonucunda intihar ettiğini biliyoruz. 1864’te Amerikan Diş hekimleri Birliği ve 1870’de Amerikan Tabipler Birliği, Wells’i anestezinin gerçek kaşifi olarak ilan etti.

Percy Spencer ve Bir Tesadüf Eseri Mikrodalga Fırının Keşfi

İlk mikrodalga fırın neredeyse bir buzdolabı büyüklüğündeydi.

Mikrodalga fırınlarımız, dünyadaki en popüler ev aletlerinden biri haline geldi. Ancak çok az insan bunun tamamen tesadüfen icat edildiğini bilir. Percy Spencer (1894-1970) zorluklar içinde büyümüş ve bu nedenle formal eğitim hayatını çok erken yaşlarda sonlandırmak zorunda kalmıştı. Ancak azmi ve öğrenme isteği sayesinde kendisini pek çok farklı alanda geliştirdi. Zamanla önceleri elektrik devamında da kablosuz iletişim ve radyo teknolojisi konularında da uzman olmayı başardı. Daha sonrasında da, askeri elektronik cihazlar üreten Raytheon şirketinde iş bulup, radar sistemleri üzerinde araştırmalar yapmaya başladı.

Spencer’ın farkında olmadığı şey, aleti çalıştırırken cebine doğru tutmuş olduğuydu. Bir süre sonra cebinde bulunan çikolatanın erimiş olduğunu fark etti. Tesadüfen deneyimlediği bu durumu bir bilim insanı titizliği ile denemeye başladı. Mikrodalga ışınlarını kullanarak farklı yiyecekleri pişirmeye çalıştı. İlk denemesinde mısır kullanan Spencer tarihte ilk defa mikrodalgayla mısır patlatmış insan oldu.

Çok Sevdiğimiz Tişörtlerimizin İcadı

“Çengelli İğne Yok – Düğme Yok – İğne Yok – İplik Yok” yazan ilk reklam

Bazı şeyler çok uzun süredir hayatımızda var. Bu nedenle bize pek de icat edilmiş gibi gelmiyorlar. İlginç keşiflerden son örneğimiz ise kökenlerini 1904’teki tüm bekar erkeklere borçlu olan ve hepimizin her gün kullandığı tişörtlerimiz.. Tişörtlerimiz gardıroplarımıza dahil olmadan önce insanlar düğmeli gömlekler giyerdi.

Ancak bu gömleklerin kopan düğmeleri de sürekli bir sorun olurdu. Dikiş dikmek de günümüzde olduğu gibi o zamanlarda da bir kadın işi olarak görülürdü. Potansiyelin farkına varan The Copper Underwear Company, 1904’te, kişinin kafasından geçecek esneklikte düğmesiz bir gömleğin reklamını yapmaya başladı. Bir yıl içinde ABD Donanması bu reklamı gördü ve her denizciye bu gömlekten vermeye başladı. Gerisi, dedikleri gibi, tarih…


Kaynaklar ve İleri okumalar:


Dip Not

Matematiksel, tamamen gönüllü bir ekip tarafından 2015 yılından beri yürütülen, Türkiye’de matematiğe karşı duyulan önyargıyı azaltmayı hedefleyen, öğretmenler tarafından kurulmuş bir bilim platformudur. Bu sitenin tek kazancı sizlere göstermek zorunda kaldığımız reklamlardır. Yüksek okunurluk düzeyine sahip bir web sitesi barındırmak ne yazık ki oldukça masraflıdır. Bu konuda bizi anlayacağınızı umuyoruz. Ayrıca yazımızı paylaşarak da büyümemize destek olabilirsiniz. Matematik ile kalalım, bilim ile kalalım.

Sibel Çağlar

Merhabalar. Matematik öğretmeni olarak başladığım hayatıma 2016 yılında kurduğum matematiksel.org web sitesinde içerikler üreterek devam ediyorum. Matematiğin aydınlık yüzünü paylaşıyorum. Amacım matematiğin hayattan kopuk olmadığını kanıtlamaktı. Devamında ekip arkadaşlarımın da dahil olması ile kocaman bir aile olduk. Amacımıza da kısmen ulaştık. Yolumuz daha uzun ama kesinlikle çok keyifli.

Bu Yazılarımıza da Bakmanızı Öneririz

Başa dön tuşu