GÜNDEM

40 Gün Yani Quaranta Karantina Adıyla Hayatımıza Nasıl Girdi?

Tıbbın babası olarak anılan ve mantıklı ve yenilikçi tavsiyeleriyle bilinen Yunan hekim Hipokrat ile Antik Roma’nın en önemli hekimlerinden Bergamalı Galen, veba hastalığına karşı “derhal uzaklaşma ve mümkün olduğunca geç dönme” tavsiyesinde bulunur.

1300’lü yılların ortalarında kara veba Asya’ya, Avrupa’ya ve Afrika’nın bazı kesimlerine yayılırken tıbbın verebileceği en iyi öğüt buydu. Ancak o sıralar “karantina” kelimesine henüz rastlamıyoruz.

Karantina kelimesi modern dile nasıl girdi?

Bu sorunun yanıtı işte Avrupa’yı sarsan veba salgınında saklı. 14. yüzyıl ortalarından beri veba birkaç dalga halinde Avrupa’yı sarstı. 1347’de güney Avrupa’ya ulaşan veba 1350’de hızla İngiltere, Almanya ve Rusya’ya yayılmıştı. Bu salgında Avrupa nüfusunun üçte birinin yok olduğu tahmin ediliyor.

Salgının bu ağır sonuçları bulaşıcı hastalıklara karşı ciddi tedbirlere yol açtı. Örneğin 1374’te Milano lordu Barnabas Visconti, vebalı herkesin şehirden çıkarılıp kırsal bölgeye götürülmesini, orada iyileşmelerinin veya ölmelerinin beklenmesini emretmişti.

Akdeniz’in yoğun limanlarından biri olan Ragusa’da (Hırvatistan’ın Dubrovnik kenti) şehrin başhekimi Jacobo de Padua, tedavi için dışarıdan gelen yabancı hastalar için şehrin surları dışında bir alan oluşturulmasını tavsiye etmişti.

Ancak bu tedbirler pek etkili olmamış, kent konseyi salgını önlemek için daha ciddi yollara başvurmak zorunda kalmıştı.

1377’de Yüksek Konsey “Terentino“( 30 gün) uygulaması için bir yasa çıkardı. Buna göre, vebadan etkilenen bölgelerden kente giriş yapmak isteyenlerin 30 günlük bir yalıtıma alınması gerekiyordu.

Bu takip eden 80 yıl boyunca Marsilya, Cenova ve Venedik’te de benzer yasalar çıkarıldı. Ama Venedik Cumhuriyeti 1423’te bu uygulamayı bir adım daha öteye taşıdı.

Venedik ve Salgınlar

12. ve 13. yüzyıllarda Venedik, Doğu ile ticaretin merkezi konumundaydı. Buğdaydan ipeğe, değerli taşlardan boyaya, baharat ve kumaşa kadar pek çok mal gemilerle Venedik’teki limana akıyordu.

Ama Doğu’nun bu lüks mallarını getiren gemiler, fareleri ve veba gibi o bölgelerin egzotik hastalıklarını da taşıyordu. 1361’den 1528’e değin Venedik’te 22 salgın kaydedildi.

Venedikliler buna çözüm olarak, Lazaretto Vecchio adını verdikleri küçük bir adada tarihteki ilk yalıtılmış hastaneyi kurdular. Veba hastalığın belirtilerini gösterdiği düşünülen insanlar derhal şehirden çıkarılıp adaya götürülüyordu.

Ada bugün de tenha ve kasvetli halini koruyor. Adada kazı yapan Martino Rizzi, oraya götürülen çok az insanın hayatta kaldığını, adada yürürken iskeletler üzerinde yüründüğünü anlatıyor.

İnsanın yüreğini burkan bu uygulama sayesinde yüz binlerce insanın da hayatı kurtulmuştu. Yarım yüzyıl kadar sonra Venedik yalıtma fikrini bir adım ileri taşıyacaktı.

40 (quaranta) gün yani Karantina

1468’den itibaren Venedikli yetkililer, kente gelen tüm gemilerin 6,5 km uzaktaki başka bir adada bir lagünde 40 gün bekletilmesi emri verdi.

Tüm yolcu ve tayfanın gemiden inmesi, yüklerin boşaltılarak adanın ortasındaki depoya taşınması, sirke, kaynar su ve şifalı bitkilerin tütsüsü ile dezenfekte edilmesi gerekiyordu.

Lazaretto Nuovo adıyla bilinen adadaki bu binalar, sadece Venediklileri değil kenti de korumak amacıyla Venedik Devleti tarafından yaptırılmıştı. Zira ticaretin sonu, kentin de ölümü olacaktı.

Böylece Venedik Cumhuriyeti, dünyadaki ilk karantina sistemini kurumsallaştırmış oldu.

Yalıtma işlemi süresinin 30 günden 40 güne çıkarılması nedeniyle de ‘Terentino’ ismi ‘Quarantino’ ile değişmiş oldu (İtalyanca ‘quaranta’ (40) kelimesinden türetilmiş).

Neden 40 gün?

Bazı uzmanlar, hastalığın yayılmasını önlemede 30 günün yetersiz kaldığını tahmin ediyor. Bazıları ise bunun kökenini dini inanışlara dayandırıyor.

Yahudi-Hristiyan kutsal kitaplarında 40 sayısına sıklıkla gönderme yapılır. Hz. Musa’nın Sina Dağına gidişi 40 gün sürer, tıpkı Hz. İsa’nın çölde geçirdiği süre gibi. Nuh’un gemisi de selde 40 gün 40 gece gezinmiştir.

Daha genel olarak söylersek 40, kutsal metinlerin hepsinde 40 gün ya da 40 yıl biçiminde geçer ve çoğunlukla bekleme ve hazırlanma süresi anlamında kullanılır.

40’ın önemi, ayın geçtiği 28 nokta ile 12 burcun bileşimi olarak görülmesiyle belki açıklanabilir. Stonehenge’deki 40 büyük taş sütunun 40 basamak çapında kutsal bir daire içinde düzenlenmiş olması kültün astronomik kökenli olduğunu düşündürtmektedir.

Bir başka teoriye göre ise 40 sayısı, 4 sayısının özel bir önem taşıdığı Pisagor teorisi ile bağlantılıdır çünkü (lx4)+(2×4)+(3×4)+(4×4)’ün toplamı olarak ideal Pisagorcu ölçüleri içerir.

Matematiksel olarak ise 40 bereketli bir sayıdır çünkü 1, 2, 4, 5, 8, 10 ve 20’ye bölünebilir ve bu sayıların toplamı (50) orijinal sayıdan daha büyüktür.

Tam olarak sebebi her ne olursa olsun, geleneklerden pratiğe geçen quaranta zaman içinde karantina olarak insan yaşamında sürdürülegelmiştir.

Karantina günlerimizin bir an önce bitmesi dileğimizle…

Matematiksel

Paylaşmak Güzeldir
Kaynak
Koronavirüs: Karantina nedir, hangi hastalıklar için uygulandı?

Editör

Bu yazı gönüllü yazarlarımız tarafından hazırlanmış veya sitemiz editörleri tarafından belirtilen kaynaktan aslına uygun kalınarak eklenmiştir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Kapalı