Günlük Hayatın Felsefesi

İskenderiyeli Hypatia: Bir Kadın Filozofun Yaşamı ve Ölümü

Ünlü matematikçi Hardy’nin söylediği gibi, bir çağ Hypatia’nın ölümü ile sona erdi.

Antik felsefe dünyası denince çoğu insanın aklına, togalar giymiş, sakallı yaşlı erkekler gelir. Kamusal bir alanda ders veren, onu dinlemek için uzaklardan gelen kalabalıkları kendine çeken bir kadın ise bu hayale pek uymaz. İskenderiyeli Hypatia’yı bu kadar ilgi çekici kılan nedenlerden biri tam da budur.

hypathia

Hypatia bir matematikçi, bir astronom ve bir filozoftu. Hem kadın olması hem de yaşamının önemli yönlerinin güvenilir tarihsel kayıtlarla belgelenmiş olması, onu ilkler arasında özel bir konuma yerleştirir.

İskenderiyeli Hypatia Kimdi ve Ne Öğretti?

Hypatia, yaklaşık MS 350 yılında, o dönemde Roma İmparatorluğu’na bağlı olan Mısır’ın İskenderiye kentinde doğdu. Babası Theon, İskenderiye’deki Mouseion adlı prestijli akademinin yöneticisiydi. Theon, yaşamı boyunca birçok matematiksel eseri derleyip düzenlemiş tanınmış bir matematikçi ve öğretmendi. En önemli katkısı, Öklid’in Elementler’inin erken bir sürümünü yayına hazırlamış olmasıdır.

Theon, Hypatia’ya küçük yaşlardan itibaren matematik ve felsefe öğretti. Kaynaklar, Hypatia’nın kısa sürede babasını aştığını belirtir.

Atina Okulu,tablosunda Hypatia beyaz renkte solda yer alır.

Hypatia’nın matematik çalışmaları, çeşitli temel metinler üzerine yaptığı düzenlemeler ve açıklamalar etrafında toplanır. Ancak çalışmaları yalnızca matematikle sınırlı değildir. Hypatia’nın, gezegenlerin konumlarını hesaplamak için kullanılan usturlap gibi astronomik aletler yaptığı da bilinmektedir.

Hypatia’nın metinlerinden hiçbiri günümüze ulaşmadığı için, özgün kuramlar geliştirip geliştirmediği bilinmemektedir. Ancak araştırmacılar, bunun pek olası olmadığını düşünür.

Çünkü söz konusu dönemde, yeni tezler ortaya koymaktan çok, mevcut eserler üzerine açıklamalar yapmak yaygın bir yaklaşımdı. Bu nedenle Hypatia, bir yenilikçi olmaktan ziyade, yetkin bir matematik yorumcusu olarak değerlendirilir.

Hypatia Neden Bir Filozof Olarak Kabul Görür?

Bu sorunun yanıtı, onun öğreticiliğinde yatar; çünkü Hypatia asıl gücünü burada göstermiştir. Birden fazla tarihsel kaynak, felsefe derslerinin büyük ilgi gördüğünü doğrular. Bu derslere yalnızca hevesli öğrenciler değil, dönemin siyasal önderleri de katılmıştır.

Öğrencilerinden biri olan Kyreneli Synesios, Hypatia’ya duyduğu hayranlığı, ona yazdığı mektupları yalnızca “Filozof” diye hitap ederek göstermiştir.

Zaman zaman Hypatia’nın öğrencilerinin takdiri, entelektüel hayranlığın ötesine geçerdi. Güzelliği, derslerine katılan birçok genç erkeğin ona âşık olmasına yol açmıştı. Hypatia ise bu ilgiyi kesin biçimde reddederdi. Aktarıldığına göre yaşamı boyunca bekâr kalmıştır.

İskenderiyeli Hypatia
Tabloda İskenderiye’de Hypatia ders anlatırken tasvir ediliyor. Robert Trewick Bone, 1790-1840

Hypatia, derslerini yalnızca sınıfla sınırlamazdı. Zaman zaman kentin meydanına çıkar, halka açık konuşmalar yapardı. Platon’un, Aristoteles’in ve başka filozofların düşüncelerini, dinlemek isteyen herkese açık biçimde aktarırdı. Bu tutum, dönemin erkek filozofları için sıradan olsa da bir kadının aynı şeyi yapması ise alışılmadık bir durumdu.

Hypatia’nın gördüğü ilginin bir başka nedeni, insanlara ve düşüncelere açık yaklaşımıydı. Pagan olmasına rağmen, artan dinsel gerilimlere karşın Hristiyan ve Yahudi öğrencileri kabul etmiş, onlara ders vermiştir. Öğrencisi ve dostu Synesios daha sonra Hristiyan bir piskopos olmuş, en yakın çevresindeki isimlerden biri olan Orestes ise İskenderiye valisi olarak görev yapmıştır.

Bu ilişkiler, Hypatia’ya güçlü bir kamusal konum kazandırmış; dönemin yöneticileri, karşılaştıkları sorunlarda sık sık onun bilgisine başvurmuştur. Bu nedenle Hypatia, yalnızca bir akademisyen ya da yetenekli bir matematikçi değildir. Kurduğu ilişkiler aracılığıyla toplumsal yaşamda etkili olan bir entelektüeldir. Ne yazık ki Hypatia’nın bu etkisi, sonunda onun son derece vahşi bir biçimde öldürülmesine yol açmıştır.

İskenderiyeli Hypatia
Hypatia, antik İskenderiye’nin son büyük düşünürlerinden biriydi.

İskenderiyeli Hypatia Neden Öldürüldü?

Yaklaşık MS 382–412 yılları arasında İskenderiye’nin piskoposu Theophilos’tu. İnançları farklı olmasına rağmen, Theophilos Hypatia ile iyi bir ilişki sürdürmüştü. Ancak ölümünün ardından yeğeni Kyrillos, kentteki iktidarı ele geçirmek için mücadeleye girişti. Kyrillos’un karşısındaki eleştirmenlerden biri, Hypatia’nın yakın dostu olan İskenderiye valisi Orestes’ti ve Orestes bu çatışmada Hypatia’nın görüşlerine başvuruyordu.

Zamanla Kyrillos’un destekçileri arasında, Orestes ile Kyrillos’un uzlaşamamasının sorumluluğunun Hypatia’ya ait olduğu yönünde söylentiler yayılmaya başladı. Bu söylentiler, kentte artan şiddet ortamını daha da körükledi.

Kısa bir süre sonra, Parabalani adıyla bilinen bir keşiş grubu, Hypatia seyahat halindeyken arabasına saldırdı. Kalabalık onu soydu, bedenini Yunanca kaynaklarda istiridye kabuğu ya da kiremit olarak çevrilen keskin nesnelerle parçaladı ve ardından uzuvlarını kent boyunca sürükledi. Sonunda geriye kalanları yakarak yok ettiler.

Hypatia’nın öldürülmesi, yalnızca sergilenen şiddet nedeniyle değil, aynı zamanda o zamana dek filozofların kent yaşamında dokunulmaz kabul edilmesi yüzünden de İskenderiye’de büyük bir sarsıntı yarattı. Cinayet, amaçlanan etkiyi gösterdi. Orestes’i destekleyen çevreleri daha da zayıflattı ve kısa süre sonra Kyrillos kentin denetimini tamamen ele geçirdi.

Hypatia’nın öldürülmesinin Kyrillos’un doğrudan emriyle mi gerçekleştiği, yoksa dönemin İskenderiyesi’ni saran genel korku ve şiddet ortamının bir sonucu mu olduğu hâlâ tartışmalıdır. Ancak şu açıktır ki, Hypatia’yı hedef hâline getiren şey, sahip olduğu konum ve etkidir.

Efsane ve Kurguda İskenderiyeli Hypatia

Ölümünden sonraki yüzyıllar boyunca Hypatia, şiirde, edebiyatta, sanatta ve hatta Rachel Weisz’in başrolünü oynadığı Agora adlı bir Hollywood filminde merkezî bir figüre dönüştü. Bu kurgular, Hypatia’nın yaşamı ve çalışmaları hakkında ciddi bir karmaşa yarattı.

İskenderiyeli Hypatia
Pek çoğumuz, Hypatia’yı Rachel Weisz’ın canlandırdığı 2009 yapımı Agora filminden tanıyoruz. Film, Hypatia’nın trajik hikayesini beyaz perdeye taşıyarak, izleyicilere onun mirasını hatırlattı.

1853 yılında Charles Kingsley, Hypatia’yı konu alan ve büyük ilgi gören bir roman yayımladı. Bu eser, Hypatia’yı akademik çevrelerin dışına taşıyarak daha geniş bir okur kitlesine tanıttı. 1908’de ise Amerikalı yazar Elbert Hubbard, Hypatia’nın yaşamını anlattığını iddia ettiği bir kitap kaleme aldı.

Ancak bu metin, kurgu unsurlarla doludur ve temelsiz birçok iddia içerir. Bu tür kitaplar, Hypatia’nın hayali ve romantize edilmiş bir imgesinin oluşmasına katkıda bulunmuş, yaşamına dair pek çok efsanenin yayılmasına yol açmıştır. Bu efsanelerin önemli bir bölümü günümüzde de varlığını sürdürmektedir.

Yirminci yüzyılda Hypatia, yükselen feminist hareket tarafından sahiplenildi. Filozof Bertrand Russell’ın eşi Dora Russell, erkekler ile kadınlar arasındaki eğitim eşitsizliğini ele alan Hypatia or Woman and Knowledge adlı kitabını 1925’te yayımladı.

Kitabın önsözünde şu ifadeye yer verir. “Hypatia, Kilise ileri gelenleri tarafından suçlanan ve Hristiyanlar tarafından parçalanarak öldürülen bir üniversite hocasıydı. Büyük olasılıkla bu kitabın kaderi de böyle olacaktır.”

Hypatia’nın mirasını anlamlı kılan temel nedenlerden biri de budur. O, uzun süre erkeklere ayrılmış olan akademik alana girmeyi başaran ilk kadınlardan biridir.

Sonuç Olarak

Kurguların ötesine geçtiğimizde karşımıza zeki, etkileyici ve cesur bir kadın çıkar. Hypatia, büyük olasılıkla kendi döneminin önde gelen hocalarından biriydi; aynı zamanda kamusal sorumluluk bilinci sayesinde İskenderiye’de önemli bir figür hâline gelmişti.

Bugün, Hypatia’nın anısı yalnızca filmler ve kitaplarda değil, gökyüzünde de yaşamaya devam ediyor. Bir asteroide ve Ay’da bir kratere onun adı verilmiştir. Yazıyı Hypatia’nın hayata bakış açısını özetleyen sözüyle kapatalım. “Bizi birleştirenler, ayıran şeylerden daha fazla, hepimiz kardeşiz…”


Kaynaklar ve ileri okumalar:

  • Hypatia, Ancient Alexandria’s Great Female Scholar; Yayınlanma tarihi: 14 Mart 2010; Bağlantı: https://www.smithsonianmag.com/history
  • Rebecca Buxton; The Philosopher Queens: The lives and legacies of philosophy’s unsung women; ISBN: 178352801X
  • Bennett, Alice. “Hypatia of Alexandria: The Life and Death of a Female Philosopher” TheCollector.com, June 20, 2021, https://www.thecollector.com/hypatia-of-alexandria-female-philosopher/

Matematiksel

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.