Eğitim Bilimleri

Yeni Ufuklar Açan Düşünür Lev Semonovich Vygotsky ve Kuramı

Lev Vygotsky, erken çocukluk dönemi çalışmalarında öğrenmenin sosyokültürel yönlerine değinerek alana önemli katkılarda bulunmuş bir Rus psikoloğudur. Vygotsky’nin en önemli katkılarından biri gelişimin ve öğrenmenin sosyokültürel yönünü vurgulamasıdır. Vygotsky, salt bireyin gelişimini değil, bu gelişimin bağlı olduğu sosyal ve kültürel bağlamı da göz önünde bulundurup inceleyerek bütüncül bir yaklaşım sergilemiştir.

Freud, Pavlov, Skinner ve Piaget gibi uluslararası kuramcıların çağdaşı olan Vygotsky, yaşamı süresince onların ulaştığı zirveye ulaşamamıştır. Bunun sebebi kısmen, yaşadığı dönemde ülkesindeki engellemeler yüzünden düşünce ve fikirlerine ulaşılamaz oluşundan kaynaklanmaktadır. Diğer yandan yaşamının erken yıllarında verem hastalığıyla mücadele etmiştir. 38 yaşında verem hastalığına yenik düşerek çok erken hayata veda etmesi de yapabileceği pek çok şeyin yarım kalmasına ve ününün daha çok yayılmasına engel olmuştur.

Vygotsky, 10 yıllık süre içerisinde öğrenme teorileri üzerine 10 kitap yayınlayan, sanat, estetik ve sosyoloji üzerine pek çok eseri olan ve 270 bilimsel makalesi yayınlanmış üretken bir yazardı. İlgi alanları oldukça çeşitliydi. Fikirleriyle, kavramları ve kuramıyla ve eserleriyle Vygotsky, günümüzde yeni ufuklar açan seminal bir düşünür olarak kabul edilmektedir. Vygotsky’nin kısacık ömrüne sığdırdığı önemli kuramlarından olan bilişsel gelişim kuramının kavramlarının temel fikrini öğrenmemizde fayda var.

Vtgotsky’nin Bilişsel Gelişim Kuramı

Bebeklikten yetişkinliğe kadar bireyin çevreyi, dünyayı anlama yollarının daha etkili hale gelme süreci bilişsel gelişim olarak adlandırılmaktadır. Vygotsky’ ye göre çocuğun bilişsel gelişiminde çevre ve kültürel yapı çok önemlidir. Çocuklar; kavramları, nesneleri olguları ve tutumları çevrelerinden öğrenerek bu davranışları içselleştirir ve kendi davranışları haline getirir. Bilgiyi yeniden yapılandıran çocuk, problemleri çözmede bu bilgileri kullanabilir.

O yüzden çocuğun bilişsel gelişiminde psikolojik süreçlere göre sosyal ve kültürel çevre çok büyük önem taşımaktadır. Vygotsky’e göre tüm kişisel psikolojik süreçler, insanlar arasında çoğu zaman çocuk ve yetişkinler arasında paylaşılan sosyal etkileşimlerle başlar.

Yani Piaget’ten farklı olarak Vygotsky, kişisel süreçlerden ziyade toplumsal süreçlere vurgu yapmıştır. Bunun en güzel örneği, karşılıklı etkileşimi sağlayan ‘dil’dir. Ayrıca Piaget’in kuramına karşılık olarak getirdiği en önemli düşünce de “kavram gelişimi” ni ortaya koymasıdır. Buna göre kavramlar; “kendiliğinden öğrenilen kavramlar” ve “öğretilen kavramlar” olmak üzere ikiye ayrılır.

Örneğin; çocuk, başlangıçta herkesin kardeşi olduğunu düşünür sonra kardeşi olmayanları çıkara çıkara kardeşlerini bulur. Böylece tümdengelim metoduyla kendiliğinden kavramsallaştırmasını yapmış olur.

Diğer yandan Vygotsky, “sömürge” örneğini verir. “Sömürge” kavramı gündelik olmayan bir kavramdır. Sınıfta, A ülkesinin B ülkesini sömürdüğünü öğrenen çocuk, önceleri sömürüyü sadece “A ülkesi B ülkesini sömürür” şeklinde algılar. Çocuk, zamanla başkalarının da sömürdüğünü öğrenince genellemeye ulaşmış olur. Çocuğun böyle bir kavrama ulaşması öğretmenin verdiği örneklerle öğretim sürecinde gerçekleşmiştir.

Vygotsky’nin Bilişsel Gelişim Kuramını Farklı Kılan Kavramlar Nelerdir?

Vygotsky’nin Bilişsel Gelişim Kuramını oluşturan kavramlar çok önemli fikirleri ortaya koymaktadır. Bu kavramlardan ilki yakınsal gelişim alanıdır. Yakınsal gelişim alanı; gelişmeye açık alan veya potansiyel gelişim alanı olarak da adlandırılabilmektedir.

Yakınsal gelişim alanı, çocuğun tek başına öğrenebileceği gelişim düzeyiyle bir başkasının yardımıyla ulaşabileceği gelişim düzeyi arasında kalan alanı ifade etmektedir. Örneğin bir çocuk şiir ezberleyebilir ama aynı şiiri okuyan öğretmenini dinlediğinde vurgu, durak, tonlama demek böyle oluyormuş diyerek bağlantı kurar. Bağlantı yaptığı bu alana gelişmeye açık alan denir.

Vygotsky’nin ortaya attığı diğer önemli kavram ise yapı iskelesi kavramıdır. Öncelikle yani bir binanın yapımında yapı iskelesinin nasıl kullanıldığını anlamamız kavramın kuramla bağlantısını kurmamızda bize fayda sağlayacaktır.

İskele, bina kendisi destek sağlayacak kadar güçlü olana dek, işçilere destek sağlayan bir yapıdır. Bina sağlamlık kazanmaya başladıkça iskele de önemini yitirmeye başlayacaktır ve hatta iskeleye gerek kalmayacaktır.

Örneğin çocuğun ablasının bir yemeğin nasıl yapıldığını çocuğa öğrettiğini ele alalım. Burada abla yapı iskelesidir. Çocuğa yemeğin hazırlanışındaki yöntem ve kuralları öğretir. Sonra çocuk, bunu kendi uygulamaya başladığında ve tamamen öğrendiğinde yapı iskelesi de kalkacaktır. Yani öğrenme sürecinde yapı iskelesi kişi ile kişinin öğrenmesi gereken arasındaki aracıdır.


Anlam yapılandırması da Vygotsky’nin diğer önemli kavramlarındandır. Oyun, anlamların ve günlük etkinliklerin yapılandırıldığı günlük süreçtir. Düşünme süresi başladığında eylemler içsel veya dışsal olarak ortaya çıkabilirler. Vygotsky, oyundan bahsederken hiçbir zaman sembolik oyun ve sosyo-dramatik oyun gibi isimler kullanmaz.

Bir çocuk oyun oynarken sopayı at olarak kullanırken neden resim çerçevesini at olarak kullanmaz?

Oyun sırasında anlam fiziksel özelliklerin önüne geçer. Oyun aracılığıyla çocuk nesneleri farklı anlamlara gelecek şekilde dönüştürebilir. Bununla beraber, çocuk, resim çerçevesini ata dönüştüremez. Çünkü resim çerçevesinin hem fiziksel hem de anlamsal özellikleri atın özelliklerinin çok uzağına düşer. Bu durumu Vygotsky, “anlam yapılandırması” olarak ifade etmektedir.

Ayrıca Vygotsky’e göre oyun haz almanın en temel tetikleyicisi değildir. Ne var ki çeşitli sözlüklerdeki tanımlara baktığımızda oyun haz alma aracı olarak tanımlanmaktadır. Çocuk, işlevsel haz aramakla birlikte bunun ne olduğunun bilincinde de değildir. Örneğin 2 yaşındaki bir çocuk parmağını emmekten, evin bir köşesinde oyun oynamaya nazaran daha çok zevk alacaktır.

Sonuç olarak Vygotsky’e göre insanın gelişimi toplumsal ve kültürel etkinliklerin bağlamından koparılamaz. Gerek dil kullanımı gerek kavramlaştırma, akıl yürütme olsun bilişsel süreçlerin gelişiminde hünerli ve usta olan bireylerin rehberliği çocukların gelişiminde önem taşımaktadır.

O nedenle de öğrenme ortamı sadece okul\sınıf olmaktan çıkarılmalı çevre ile etkileşimi sağlayacak öğrenme ortamları oluşturulmalıdır. Grupla yapılacak etkinliklere ağırlık verilmelidir. Kültürel değerlere ve kavramlara eğitim süresince yer verilmelidir. Değerlendirme yapılırken sadece bireysel değil grupla da değerlendirme yapılmalıdır.

Vygotsky’nin değerli fikirlerinin rehberliğinde oluşturulacak bir eğitim-öğretim planı çocukların bilişsel gelişiminde önemli yararlar sağlayacaktır.

Vygotsky’nin yaşamı ilginizi çekiyorsa aşağıdaki linkten belgesele de göz atabilirsiniz..

Kaynaklar:

Matematiksel

Nil Gürel

Engin bilgi okyanusunun içerisinde dolaşmak ve bu gizemli dünyada keşfettiklerimi insanlıkla paylaşmak benim için hayatta en mutluluk verici şey. Sürekli araştırmak, okumak, öğrenmek, öğretmek, sorgulamak ve analiz etmek benim hayat felsefimi tanımlar. Hastanede Eğitim ve İdari İşler Görevlisi olarak çalışırken Bağımsız Araştırmacı ve Akademik Çalışmacı kimliğimle insanlığa ışık tutmaya devam ediyorum. Sosyal Bilimler Enstitüsü Tezli Yüksek Lisans mezunuyum. Akademik faaliyetlerime devam ediyorum. Psikoloji, Sosyoloji, Sosyal Psikoloji, Sağlık Sosyolojisi, Sağlık İletişimi, Sağlık Yönetimi, Toplumsal Cinsiyet Sosyolojisi ve Kadın Çalışmaları, Medya ve Kültür, İletişim Bilimleri başlıca akademik çalışma alanlarım. Ayrıca Bilim Tarihinin bilgi yüklü sayfalarında dolaşmayı da seviyorum. Çeşitli yabancı dilleri öğrenmek, klasik müzik dinlemek, farklı kültürleri tanımak ve farklı bilgi keşifleri yapmaktan haz alıyorum. En önemlisi de Matematiksel.org hayranlıkla takip ettiğim ve sizlerle birlikte bilgi okyanusunda dolaşabileceğim harika bir tılsım görevi görüyor. Yazmak benim için vazgeçilmez bir tutku ve sizlerle Matematiksel.org’da buluşmak harika bir duygu.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.