Eğitim Bilimleri

Doğru Öğrenme Teknikleri İle Başarınızı Arttırabilirsiniz!

Hepimiz, öğrendiğimiz bilgilerin kalıcı olmasını isteriz. Bunun için bir çok kişiden öneriler dinler, konuyla ilgili araştırmalar yaparız. Ancak kullandığımız öğrenme teknikleri acaba amaçlanan sonucu sağlıyor mu? Araştırmacılar öğrenciler tarafından benimsenen 10 farklı öğrenme tekniğini incelediler ve öğrenme hedefe uygunluk açısından derecelendirdiler. İlginç bir biçimde, ekibin öğrenme açısından zayıf olduğunu bulduğu beş teknik en yaygın kullanılanlar oldu. Bu yazıda verimli ve verimsiz olarak derecelendirilen teknikleri inceleyelim.

Verimsiz Öğrenme Teknikleri

verimli öğrenmek

Altını Çizme: Hepimizin evrensel olarak kullandığı popüler bir tekniktir. Süreç, ilgili metni parlak renkli bir kalem ile altını çizerek işaretlemekten ibarettir. Araştırmacılara göre bu teknik gerçekten zor bir metin üzerinde çalıştığımız zaman kullanılırsa, bir miktar bize yardımcı olacaktır. Ancak bu biçimde bir çalışma, öğrencinin çalışma materyalinden ek anlam veya çıkarımlar elde etmelerine yardımcı olmaz. Bu nedenle verimsiz bir öğrenme tekniği olarak kabul edilmektedir.

Özetleme: Öğrencilere genellikle bir metini daha iyi anlamaları için özet çıkarmaları önerilmektedir. Özetin amacı, önemsiz olduğu düşünülen kısmı hariç tutarak bir metnin ana noktalarını belirlemek ve özünü yakalamaktır. Ancak bu durum yalnızca öğrenci bunun nasıl yapılacağını biliyorsa işe yarayacaktır. Bir konuda yeterince bilginiz yoksa, neyin önemli neyin önemsiz olduğunu bilmeniz de mümkün değildir. Bu nedenle bu teknik öğrencilerin çoğu için pek işe yaramaz.

Anımsatıcılar: Pratikte eski bir uygulamadır. Fıstıı Şahap anımsatıcısını muhtemel hatırlarsınız. ( Hatırlamayanlara not: Ünsüz harf sertleşmesi). Araştırmaya göre bu tarz anımsatıcılar hızlıca bilgiyi zihnimizden geri çağırma potansiyeli taşısa bile kalıcı öğrenmeye herhangi bir katkı sağlamaz. Sonuçta bir çoğunuz “Fıstıı Şahap” anımsatıcısını anımsasanız bile, muhtemel ünsüz harf sertleşmesi kısmını hatırlamamışınızdır.

Görsel Anımsatıcılar: Süreci, öğrencileri okudukları metini temsil etmek için zihinsel olarak veya kağıt üzerinde bir görüntü oluşturmaya teşvik etmek gibi düşünebilirsiniz. Bu teknik diğerlerinden daha umut vericidir. Ancak daha çok hafıza testlerine hazırlık gibi bir süreçte işe yarayacaktır. Yani bir gün sonraki sınavınıza hazırlanırken bu tekniği kullanmanız pek fayda sağlamayacaktır.

Yeniden okuma: Bir metni defalarca okuma son derece yaygın olarak kullandığımız bir teknik. Ancak kısa sürede bu da etkili bir öğrenme tekniği değil. Esas olarak metnin yeniden okunması aralıklı olduğu zaman etkili olabiliyor. Ayrıca araştırmacılar yeniden okumanın öğrencilerin konuyu derinlemesine kavramaları üzerinde herhangi bir etkiye sahip olduğuna dair ikna edici kanıt olmadığını da iddia ediyorlar.

Verimli ve Önerilen Öğrenme Teknikleri

Sorgulama: Bilgilerin neden doğru olduğuna dair açıklamalar yaratma çabasıdır. Öğrenci bir görev üzerinde çalışıyormuş gibi sorular oluşturur. Belirli nesnelerin nasıl ve neden çalıştığını sorar. Cevapları belirlemek için çalışma materyallerini gözden geçirir ve öğrendiği tüm fikirler arasında bağlantılar bulmaya çalışır. Cevaplar, notların temelini oluşturur. Etkilidir çünkü basittir. Bununla birlikte, sağlam sorular oluşturmak için konuyla ilgili bazı mevcut bilgileri gerektirir. Çalışma konusuyla ilgili biraz deneyiminiz varsa en iyi öğrenme tekniklerinden birisidir.

Geri Çağırma: Tipik olarak kafamıza soktuğumuz bir şeyi öğrendiğimizi düşünürüz. Ancak bu sadece bilgi birikimidir ve pasif bir eylemdir. Oysa öğrenme aktif bir süreçtir. Geri çağırma bir kitapta okuyarak veya sınıfta öğretmenden duyarak öğrendiğiniz bir şeyi bir süre sonra aklınıza getirmeni sürecidir. Burada geri çağırmanın etkili olabilmesi için bilgileri en azından biraz unutmanız gerekir! Konu bitimindeki pekiştirme sorularını çözmek, ya da benzer soruları türeterek çözmeye çalışmak, öğrendiklerimizden aklımızda kalanı bir kağıda çizmek, kavram haritaları oluşturmak için bir çok farklı yöntemle geri çağırma süreci gerçekleşir. Bu süreçlerin sonunda mevcut notlara göz atmak, hatalı ve eksik noktaları pekiştirmek öğrenme sürecini tamamlayacaktır.

Kendi kendine açıklama: Süreç yüksek sesle düşünmektir. Bir problem çözümünü, hangi aşamalarda yapıldığını, bir konunun ne anlama geldiğini kendi kendine anlatma biçiminde gerçekleşir. Bu yöntem aynı zamanda belirli bir konuyu gerçek anlamda anlayıp anlamadığınızı da ölçmenize de olanak tanır. Açıklamalarınızın uzun, başıboş veya tutarsız olduğunu düşünüyorsanız, konuyu düşündüğünüz kadar iyi anlamamış olabilirsiniz.

Konuları Karıştırma: Bir seferde yalnızca bir kavrama odaklanmak yerine iki veya daha fazla ilgili kavram arasında geçiş yapmak faydalı olabilir. Örneğin, ​​matematikte grafikleri ve köklü sayıları çalışmanız gerekiyorsa sırasıyla çalışmak yerine birbirine karıştırmayı deneyin.

Aralıklı Çalışma: Sınavdan hemen önce yoğun bir şekilde çalışmak yerine, sınav hazırlığınızı dağıtmanız gerekir. Zaman içine yayarak daha fazla bilgi öğrenebilirsiniz. Ayrıca bunları uzun süre kalıcı hale getirebilirsiniz. Aslında bu yöntem muhtemelen hepimizin bildiği ancak uygulamadığı bir yöntemdir. Ancak hatırlatalım yüzyılı aşkın süredir, 200’den fazla araştırma çalışması yöntemin tutarlılığını kanıtlamıştır.



Kaynaklar ve İleri Okumalar:


Dip Not:

Matematiksel, 2015 yılından beri yayında olan ve Türkiye’de matematiğe karşı duyulan önyargıyı azaltmak ve ilgiyi arttırmak amacıyla kurulmuş bir platformdur. Sitemizde, öncelikli olarak matematik ile ilgili yazılar yer almaktadır. Ancak bilimin bütünsel yapısı itibari ile diğer bilim dalları ile ilgili konularda ilerleyen yıllarda sitemize dahil edilmiştir. Bu sitenin tek kazancı sizlere göstermek zorunda kaldığımız reklamlardır. Yüksek okunurluk düzeyine sahip bir web sitesi barındırmak ne yazık ki günümüzde oldukça masraflıdır. Bu konuda bizi anlayacağınızı umuyoruz. Ayrıca yazımızı paylaşarak da büyümemize destek olabilirsiniz. Matematik ile kalalım, bilim ile kalalım.

Sibel Çağlar

Merhabalar. Matematik öğretmeni olarak başladığım hayatıma 2016 yılında kurduğum matematiksel.org web sitesinde içerikler üreterek devam ediyorum. Matematiğin aydınlık yüzünü paylaşıyorum. Amacım matematiğin hayattan kopuk olmadığını kanıtlamaktı. Devamında ekip arkadaşlarımın da dahil olması ile kocaman bir aile olduk. Amacımıza da kısmen ulaştık. Yolumuz daha uzun ama kesinlikle çok keyifli.

Bir Yorum

  1. Merhaba ,
    Yazıların hepsi o kadar baştan çıkarıcı ki ; şekerleme deposuna düşmüş çocuklar gibi , bir oraya bir başka tarafa saldırıyorum . Açlığım henüz dinmedi. Faruk YILMAZ

Başa dön tuşu