Psikoloji

Teksaslı Keskin Nişancı Yanılgısı: Her Şeyde Anlam Aramayalım!

Teksaslı Keskin Nişancı Yanılgısı, verileri nasıl fark etmeden kendi beklentilerimize uydurduğumuzu gösterir.

Muhtemelen Futility adlı kitabı daha önce hiç duymadınız. Morgan Robertson’ın 1897’de yayımlanan bu romanında, Titanic’e şaşırtıcı biçimde benzeyen dev bir geminin batışı anlatılır. Üstelik roman, Titanic faciasından on dört yıl önce yazılmıştır.

Romandaki geminin adı Titan’dır. Batmaz olduğu düşünülen bu lüks gemi, bir buzdağına çarparak batar. Gemide yeterli sayıda filika bulunmaması da felaketin boyutunu artırır.

Peki Futility gerçekten Titanic’in batışını önceden mi haber vermişti, yoksa biz olaydan sonra benzerlikleri seçip onlara gereğinden fazla anlam mı yüklüyoruz? İşte Teksaslı Keskin Nişancı Yanılgısı tam olarak bu noktada devreye girer.

Teksaslı Keskin Nişancı Yanılgısı

Hikâyede bir Teksaslı, ahırın duvarına rastgele ateş eder. Ardından kurşun deliklerinin en yoğun olduğu bölgenin çevresine bir hedef çizer ve kendisini usta bir nişancı ilan eder.

Oysa normal bir atışta hedef önceden bellidir. Teksaslı Keskin Nişancı Yanılgısında ise hedef, sonuç ortaya çıktıktan sonra çizilir. Başka bir deyişle önce veriye bakar, sonra dikkatimizi çeken benzerlikleri seçer ve bunları anlamlı bir örüntü gibi yorumlarız.

Beynimiz sürekli bağlantılar ve örüntüler aradığı için bu hataya kolayca düşeriz. Bu özellik çoğu zaman çevremizi hızlı anlamamıza yardımcı olur; ancak bazen rastlantıları da gerçek bir düzenin kanıtı sanmamıza yol açar.

Teksaslı Keskin Nişancı Yanılgısı Neden Kaynaklanır?

Teksaslı Keskin Nişancı Yanılgısı
Abraham Lincoln ve John F. Kennedy

Abraham Lincoln ile John F. Kennedy arasındaki bazı benzerlikler ilk bakışta oldukça çarpıcıdır. İkisi de cuma günü, eşlerinin yanındayken suikasta uğradı. Lincoln, Ford Tiyatrosu’nda; Kennedy ise Ford tarafından üretilen Lincoln marka bir otomobilde vuruldu. Suikastçılar mahkemeye çıkarılamadan öldürüldü.

Ancak yalnızca bu benzerliklere odaklandığımızda önemli farkları gözden kaçırırız. Kennedy Katolikti, Lincoln ise Baptist bir ailede doğmuştu. Kennedy tüfekle, Lincoln tabancayla vuruldu. Biri Teksas’ta, diğeri Washington’da öldürüldü.

Titan ile Titanic için de aynı durum geçerlidir. Romandaki Titan birçok sefer yapmıştı, yelkenleri vardı, Titanic’ten çok daha hızlı batmıştı ve kazadan yalnızca 13 kişi kurtulmuştu. Bu farkları bir kenara bırakıp yalnızca benzerliklere baktığımızda, olay olduğundan çok daha gizemli görünür.

Teksaslı Keskin Nişancı Yanılgısı tam da böyle işler: Uyuşan ayrıntıları seçer, uyuşmayanları geri plana iteriz. Nostradamus’un yüzyıllardır kehanetleriyle anılmasının ardında da benzer bir eğilim vardır. Örneğin ona atfedilen şu dörtlüğe bakalım:

Açlıktan kudurmuş vahşi hayvanlar nehirleri aşacak,
Savaşın büyük bölümü Hister’e karşı olacak.
Büyük adamları demir kafeslerde sürükletecek,
Almanya’nın oğlu hiçbir yasaya boyun eğmediğinde.

Yukarıdaki dörtlük de “Hister’e karşı savaş” ifadesini okuduğumuzda aklımıza Hitler gelir ve diğer dizeleri de bu yorumun çevresinde anlamlandırmaya başlarız. Oysa “Hister”, aşağı Tuna bölgesiyle ilişkili tarihsel bir coğrafi addır.

Nostradamus’un dizeleri yoruma açık olduğu için, olaylar gerçekleştikten sonra onları çeşitli tarihsel gelişmelere uyarlamak kolaydır. Bu eğilim bilimsel araştırmalarda ciddi sorunlara yol açar. Bu nedenle bir örüntüyü keşfetmek ile onun gerçekten var olduğunu göstermek aynı şey değildir.

Örneğin bir haritada kanser vakalarının bazı bölgelerde yoğunlaştığını düşünelim. Bu bölgelerin yakınında sanayi tesisleri, elektrik hatları ya da kirli su kaynakları bulunabilir. Bunlardan birini hemen kanser vakalarının nedeni olarak görmek cazip gelir.

Ancak rastgele dağılan olaylar da zaman zaman kümeler oluşturur. Bu yüzden önce bir kanser kümesi fark edip ardından çevrede ona uygun bir neden aramak yeterli değildir.

Sonuç Olarak

Teksaslı Keskin Nişancı Yanılgısı
Benzerliklere odaklanırken farklılıkları göz ardı etmek, dolayısıyla yanlış bir sonuca varmak bir çoğumuzun yaptığı önemli bir düşünce hatasıdır.

Bilim insanları bir hipotez kurduktan sonra onu yeni ve bağımsız verilerle sınar. Bunun nedenlerinden biri, Teksaslı Keskin Nişancı Yanılgısından kaçınmaktır. Çünkü bir hipotezi oluştururken kullandığımız veriler, tek başına o hipotezi doğrulamaya yetmez.

Aynı nedenle araştırmacılar yalnızca hipotezi destekleyen bulguları seçmemelidir. Çelişen verileri görmezden gelmek, hedefi sonuç ortaya çıktıktan sonra çizmekten pek farklı değildir.


Kaynaklar ve ileri okumalar

  • J.L.H. (Hans) Evers, The Texas sharpshooter fallacy, Human Reproduction. Volume 32, Issue 7, July 2017, Page 1363, https://doi.org/10.1093/humrep/dex103
  • Texas Sharpshooter Fallacy. yayınlanma tarihi: 13 Temmuz 2020; Bağlantı: Texas Sharpshooter Fallacy.
  • William C. Thompson, Painting the target around the matching profile: the. Texas sharpshooter fallacy in forensic DNA interpretation, Law, Probability and Risk, Volume 8,. Issue 3, September 2009. Pages 257–276, https://doi.org/10.1093/lpr/mgp013

Matematiksel, matematiğe karşı duyulan önyargıyı azaltmak ve ilgiyi artırmak amacıyla kurulmuş bir platformdur. Sitemizde, öncelikli olarak matematik ile ilgili yazılar yer almaktadır. Ancak bilimin bütünsel yapısı itibari ile diğer bilim dalları ile ilgili konular da ilerleyen yıllarda sitemize dahil edilmiştir. Bu sitenin tek kazancı sizlere göstermek zorunda kaldığımız reklamlardır. Yüksek okunurluk düzeyine sahip bir web sitesi barındırmak ne yazık ki günümüzde oldukça masraflıdır. Bu konuda bizi anlayacağınızı umuyoruz. Ayrıca yazımızı paylaşarak da büyümemize destek olabilirsiniz. Matematik ile kalalım, bilim ile kalalım.

Matematiksel

Sibel Çağlar

Kadıköy Anadolu Lisesi’nin ardından Marmara Üniversitesi İngilizce Matematik Öğretmenliği bölümünden mezun oldum. Matematiksel.org’un kurucusu olarak matematik, bilim ve düşünce alanlarında içerik üretmeye devam ediyorum.

Bunlar da ilgini çekebilir