
Su her yerdedir. Dünya yüzeyinin yüzde 70’ten fazlasını kaplar ve yaşamın vazgeçilmez bir parçasını oluşturur. Soluduğumuz havada, yediğimiz yiyeceklerde ve içtiğimiz içeceklerde su bulunur. Hepimiz suyun ne olduğunu bilir, ıslaklığını hissederiz. Peki hiç suyun neden ıslak olduğunu düşündünüz mü? Hatta su gerçekten ıslak mıdır? İlk bakışta basit görünen bu sorunun yanıtı, sanıldığı kadar açık değildir.
Islak Olmak Ne Anlama Gelir?
Bir gün yanlışlıkla kıyafetinize su döktüğünüzü düşünün. Su kumaşa yayılır, ıslanan bölüm teninize yapışır ve serinlik hissi verir. Bu üç durum, ıslaklığın nasıl ortaya çıktığını anlamamıza yardımcı olur.
Su molekülleri başka maddelerin moleküllerini güçlü biçimde çeker. Kimyada bu etkileşime adezyon, yani yapışma denir. Su molekülleri kutuplu bir yapıya sahiptir. Molekülün oksijen tarafı hafif negatif, hidrojen tarafları ise hafif pozitif yük taşır. Bu nedenle su molekülü, küçük bir mıknatıs gibi davranır.
Cam, deri ve kumaş gibi birçok madde de elektriksel açıdan kutuplu bölgeler içerir. Su bu yüzeylere değdiğinde, yüzeydeki yükler su moleküllerini kendine çeker. Böylece su yüzeyde tutunur ve yayılır. Bir sıvının bir yüzeyi ne kadar iyi ıslattığı, büyük ölçüde bu çekimin gücüne bağlıdır.

Su molekülleri yalnızca başka maddelere değil, birbirlerine de güçlü biçimde tutunur. Bu çekime kohezyon denir. Hidrojen bağları su moleküllerini bir arada tutar ve damlaların oluşmasına katkı sağlar. Bir yaprağın üzerindeki su damlasını düşünün. Adezyon suyu yaprağa bağlarken, kohezyon molekülleri birbirine çeker ve damlaya yuvarlak bir biçim kazandırır.
Suyun yüzey gerilimi de bu kohezyondan doğar. Moleküller yüzeyde birbirlerini içeri doğru çeker ve suyun üzerinde ince, esnek bir tabaka varmış gibi davranmasına yol açar. Bu nedenle su bazı yüzeylere kolayca yayılırken yağlı ya da mumsu yüzeylerin üzerinde damlalar hâlinde kalır.
Cıva bu durumu daha belirgin gösterir. Cıva atomları birbirlerini yüzeylerden çok daha güçlü çeker. Bu nedenle cıva cama ya da başka maddelere su kadar kolay yayılmaz. Küçük ve yuvarlak damlalar hâlinde kalır. Su ise adezyon ile kohezyon arasındaki denge sayesinde birçok yüzeyi daha kolay ıslatır.
Islaklık Neden Serin Hissettirir?
Islaklığın verdiği serinlik hissi büyük ölçüde buharlaşmadan kaynaklanır. Bir sıvının gaza dönüşmesi için moleküller arasındaki çekimi aşması gerekir. Moleküller bunun için gereken enerjiyi çevreden ısı olarak alır.
Havuzdan çıktığınızda teninizdeki ve mayonuzdaki su buharlaşırken vücudunuzdan ısı çeker. Bu yüzden hava sıcak olsa bile kısa süreliğine üşüyebilirsiniz. Terleme de aynı mekanizmayla çalışır. Ter deriden buharlaştığında vücut ısı kaybeder ve serinler.
Alkol de benzer bir etki yaratır. Bir yarayı alkollü mendille temizlediğinizde serinlik hissedersiniz çünkü alkol hızla buharlaşır ve deriden ısı alır. Bu deneyimler, zihnimizin serinlik ile ıslaklığı birbirine bağlamasına yol açar. Hatta bazen serin bir yüzeye dokunduğumuzda ortada sıvı olmadığı hâlde yüzeyi ıslak sanırız.
Peki Su Islak mıdır?

“Su ıslak mıdır?” sorusunun yanıtı, ıslaklığı nasıl tanımladığımıza bağlıdır. Fizikte ıslaklık çoğunlukla bir sıvının katı bir yüzeye yapışması ve onun üzerinde yayılması olarak tanımlanır. Bu tanımı kullanırsak suyun kendisi ıslak değildir.
Su, başka maddeleri ıslatan sıvıdır. Islaklık, su ile yüzey arasındaki temas sırasında ortaya çıkar. Suyun kendi başına ıslak olduğunu söylemek, boyanın boyanmış olduğunu söylemeye benzer. Özelliği oluşturan madde ile bu özelliğin ortaya çıktığı yüzey aynı şey değildir.
Gündelik dilde ise “ıslak” sözcüğünü çoğu zaman “sıvıyla kaplı” ya da doğrudan “sıvı hâlde” anlamında kullanırız. Bu nedenle suya ıslak demek günlük konuşmada yanlış görünmez. Elimizi suya soktuğumuzda ıslaklık hisseder ve bu hissi suyun bir özelliği olarak adlandırırız.
Teknik alanlarda kullanılan “ıslak su” ifadesi de farklı bir anlam taşır. Bazı temizlik ve yangın söndürme uygulamalarında suya yüzey gerilimini azaltan maddeler eklenir. Bu maddeler suyun yüzeylere daha kolay yayılmasını ve küçük boşluklara daha iyi nüfuz etmesini sağlar. Buradaki “ıslak” sözcüğü, suyun normalden daha güçlü bir ıslatma özelliği kazandığını anlatır.
Sonuç olarak
Su ıslak mıdır? sorusu yalnızca fiziksel değil, aynı zamanda dilsel bir sorundur. Daha doğrusu sorun, fiziksel gerçeklerle kullandığımız sözcüklerin her zaman tam olarak örtüşmemesinden doğar.
Çoğu insan suyun ıslak olduğunu söyler ve bunu destekleyecek gerekçeler sunar. Buna karşılık suyun kendi başına ıslak olamayacağını söylemek de mümkündür. Hangi yanıtın daha doğru göründüğü, “ıslaklık” kavramını nasıl tanımladığımıza bağlıdır. Yine de ders kitaplarında kullanılan tanıma bağlı kalırsak suyun kendisi ıslak değildir.
Kaynaklar ve İleri Okumalar
- Is water wet? It’s … not really that straightforward ; Bağlantı: Is water wet? It’s … not really that straightforward (zmescience.com) ; Yayınlanma tarihi: 8 Mayıs 2023
Size Bir Mesajımız Var!
Matematiksel, matematiğe karşı duyulan önyargıyı azaltmak ve ilgiyi arttırmak amacıyla kurulmuş bir platformdur. Sitemizde, öncelikli olarak matematik ile ilgili yazılar yer almaktadır. Ancak bilimin bütünsel yapısı itibari ile diğer bilim dalları ile ilgili konular da ilerleyen yıllarda sitemize dahil edilmiştir. Bu sitenin tek kazancı sizlere göstermek zorunda kaldığımız reklamlardır. Bu konuda bizi anlayacağınızı umuyoruz. Ayrıca yazımızı paylaşarak da büyümemize destek olabilirsiniz. Matematik ile kalalım, bilim ile kalalım.
Matematiksel



