Sinirbilim

Parasomni: Aynı Beyinde Uyku ve Uyanıklık Durumu

Uyku esnasında beynimiz uyumaz; biz uyurken uykumuzu yönetir. Böylece beyin uyku boyunca elektrik aktivitesi örüntülerindeki değişikliklerle, uyku dönemleri boyunca değişen bilinç durumlarıyla belirgin bir şekilde aktif kalır. Ancak kimi zamanlarda uykuda beynin bazı bölümleri uyanıkken bazı bölümlerinin uykuda olması söz konusu olur. Bunun sonucunda da parasomnia (Parasomni) olarak adlandırılan ilginç durumlar ortaya çıkar.

Parasomniler, uyku veya uyanıklıktan uykuya geçişler sırasında meydana gelen anormal, hoş olmayan motor sözel veya davranışsal olaylarla karakterize bir grup uyku bozukluğudur. Yaralanmalar, uykunun bozulması, genel sağlığa yaptığı kötü etkiler ve psikolojik veya kişilerarası ilişkilerinde kişiye veya yakınlarına verdiği sıkıntılar nedeniyle anormal olaylardır. Parasomniler çocuklarda erişkin nüfusa göre daha sık görülür. Çocuklarda, NREM ( hızlı olmayan göz hareketi) esnasında ortaya çıkan parasomniler, REM (hızlı göz hareketi) parasomnilerinden daha yaygındır. Ancak yetişkinlerde de sık olarak parasominelere rastlanmaktadır.

Yetişkinlerin yüzde 2’sinde uyku ile ilişkili şiddet davranışı, yüzde 1,5’unda uyku ile ilişkili yeme bozukluğu ve en az yüzde 4’ünde uyurgezerlik görülmektedir. Ancak eller uzatılmış, çatıda kapalı gözlerle aya doğru yürüyen uyurgezer tasviri bir efsanedir.

Parasomni psikolojik sorunlardan kaynaklanmaz, psikiyatrik bir bozukluk değildir. Bununla birlikte psikolojik faktörleri örneğin artan stres var olan parasomni ataklarını artırır. Hastalar ayrıca bu durum nedeniyle ikincil psikolojik sorunlar geliştirebilir. Parasomniler görüldükleri uyku dönemine göre REM, REM dışı ve tüm uyku dönemlerinde görülebilen biçiminde üç grupta toplanır.

Bazı Parasomni Türleri

Uyurgezerlik: Halk arasında bilinen diğer parasomni türleri daha çok REM dışında görülenlerdir. Somnambulizm olarak da bilinen Uyurgezerlik bunlardan biridir. Uyurgezerler gözleri açık yürür, konuşur ve eylemlerinin pek az farkında olmalarına karşın tamamen uyanıkmış gibi hareket ederler. Kimi uyurgezerler, bazen ciddi biçimde, kendilerini veya başkalarını yaralarlar. Bu durumla ilgili yaygın yanılgı, uyuyan kişinin uyandırılmaması gerektiğidir. Ancak, riskleri göz önünde bulundurarak, gerekli durumlarda bu kişileri uyandırmak gerekmektedir.

Kenneth James Parks muhtemelen en ünlü uyurgezerlik vakasıdır. Parks, 1987’de, 24 yaşındayken, uyuyakaldığı kanepeden kalkmış, evin kapısını açık bırakıp arabasına binmiş, eşinin ebeveynlerinin 23 kilometre uzaktaki evlerine gitmiş ve kayınpederini yaralayıp, kayınvalidesini öldürmüştür. Bir süre sonra şaşkın bir şekilde karakola giden Parks, bir rüya gördüğünü, birilerini öldürdüğünü söylemiştir. Ken Parks uzun duruşmalar, tartışmalar ve uzman görüşlerinden sonra uyurgezer olduğu ve o sıradaki davranışlarından sorumlu olmadığı savunmasının kabul edilmesiyle beraat etmiştir.

Uyku Terörü: Uyku terörü, uykunun derin evrelerinde yüksek sesle çığlık atma ve çılgın davranışların eşlik ettiği bir uyanmadır. Eğer aile bireylerinde uyku terörü veya uyurgezerlik geçmişi varsa uyku terörü daha yaygındır. Özellikle çocuklarda ve kadınlarda daha çok görülmektedir. Bu durumu tetikleyici unsurların, depresyon, anksiyete veya bipolar bozukluk gibi sağlık sorunlarına bağlı olduğu düşünülmektedir.

Uyku felci: Bedenin geçici olarak hareket edememesi durumudur. Halk arasında “karabasan” olarak bilinir ve doğaüstü bazı varlıklarla ilişkilendirilir. Bu bir hurafedir. Gerçekte uyku felcinin nasıl ortaya çıktığını bilimsel olarak bellidir. Basit bir ifade ile beynimiz uyanır. Ancak vücudumuz uyanmaz ve REM uykusu esnasındaki felç durumunda kalır. Böylece bilincimiz yerine geldiği halde hareket edemez ve konuşamayız. Zaman zaman buna rüya gibi görüntüler, yani halüsinasyonlar da eşlik eder. Uyku felci kişi tekrar REM uykusuna dönmeden önce veya tamamen uyanmadan önce birkaç saniye ile birkaç dakika arasında sürer. Stres, yaşam tarzı değişiklikleri, açlık, düzensiz uyku, sırt üstü yatmak gibi durumlar bu durumu tetikleyebilir.

Parasomni Tedavisi Nedir?

Çoğu durumda, parasomniler geçicidir, ilaca ihtiyaç duyulmaz. Ancak bu tarz davranışlar anksiyete ve yoğun korku ile birlikte gözlemlenirse bir uzmana başvurulması gerekir. Bu tarz bir tedavide hastanın ayrıntılı hastalık öyküsü alındıktan ve detaylı fizik muayene yapılır. Sonrasında gerekirse ek laboratuvar ve görüntüleme tetkiklerine başvurulur. Özellikle uyku bozukluklarında başvurulan polisomnografi testi uyku bozukluğunun tipini belirlemede önemlidir. Elde edilen sonuçlara göre sorun tespit edilerek uygun tedavi planlanır. Belirli bir nedenden şüphelenilen durumlarda ( alkol , ilaç vb.) amaç, ana faktörü mümkün olduğunca sınırlamaktır. 

Bunların yanında kişilerin günlük hayatlarında alabilecekleri çeşitli tedbirlerle de uyku bozukluklarını gidermeleri veya önlemeleri mümkündür. Bunlar arasında aşağıdakiler sayılabilir:

  • Yeterli ve dengeli beslenme alışkanlığı kazanılmalıdır. Özellikle vitamin ve mineral içeriği yüksek sebze ve balık gibi besinlerin tüketimine ağırlık verilmelidir.
  • Basit şekerler gibi yüksek karbonhidrat içerikli gıdalar az tüketilmelidir.
  • Düzenli egzersiz yapılmalıdır.
  • Kafein içerikli çay, kahve, elma gibi gıdaların tüketimi azaltılmalıdır.
  • Sigara ve alkol tüketimine son verilmelidir.
  • Uyku öncesi telefon, bilgisayar, tablet gibi elektronik cihazlarla uğraşılmamalıdır. Cihazlar mümkün olduğunca yataktan uzakta muhafaza edilmelidir.
  • Yatak odası karanlık ve sessiz olması sağlanmalı; yatak konforu kişinin uykuya dalmasına yetecek düzeyde olmalıdır.
  • Günün benzer saatlerinde uyumaya çalışılmalıdır. Belirli saatte uyku alışkanlığının kazanılması, uykuya dalmayı kolaylaştırmaktadır.

Kaynaklar ve ileri okumalar:

Matematiksel

Sibel Çağlar

Yola Kadıköy Anadolu Lisesi ile başladım. Ardından gelen tesadüfler, zamanında pek de sevmediğim, matematik ile yolumu kesiştirdi. Sonucunda Marmara Üniversitesinde İng. Matematik öğretmenliğinden mezun oldum. Zaman akıp gitti; bu süreçte ben de çeşitli özel eğitim kurumlarında matematik öğretmenliği ve eğitim koordinatörlüğü yaptım. Bu esnada da bol bol matematik ile ilgili serzenişlere şahit oldum. Ne yapmalı diye düşünürken, aklıma bu site fikri geldi. 2015 yılında matematiksel.org web sitesini kurdum. Amacım bilime ve özelinde matematiğe ilgiliyi arttırmaktı. Matematiğin hayattan kopuk olmadığını kanıtlamaktı. Devamında ekip arkadaşlarının da dahil olması ile kocaman bir aile olduk. Yolumuz uzun ama kesinlikle çok keyifli.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu