Psikoloji

Kişiliklerin Çoğalması Durumu: Çoklu Kişilik Bozukluğu

Hegel’in dediği gibi, siyah - beyaz - gri hepsi bizde...

Popüler kültürde, Çoklu Kişilik Bozukluğu konusu oldukça ilgi çekicidir. Bu konu hakkında herhangi bir filmi seyretmek, herhangi bir kitabı okumak veya bu bozukluğu içeren herhangi bir mahkeme davası hakkında bilgi edinmek için memnuniyetle vakit harcarız. Şaşırtıcı bir şekilde, tüm bu popülariteye rağmen, çoğumuzun hala 1994’te hastalığının adının resmi olarak değiştiğini bilmeyiz. Çoklu Kişilik Bozukluğu günümüzde Dissosiyatif Kimlik Bozukluğu olarak bilinir.

Çoklu Kişilik Bozukluğu ile birçok kişinin tanışması 1976 yapımı televizyon filmi Sybil ile oldu. Filmde çoklu kişilik olan bir kadının hayatı anlatılıyordu. Film ve dayandığı kitap kurgu olsa da olay gerçek bir kişinin hayatını konu alıyordu. Filmin en önemli etkileri, Çoklu Kişilik Bozukluğu fikrini kamuoyunun dikkatine sunması ve psikiyatri çevrelerinde devam eden tartışmaların başlamasına yol açması olmuştu. (Filmi bu bağlantıdan izleyebilirsiniz.). Filmde konu alınan kadın Shirley Mason (1923- 1998) idi. Kendisinin 2 erkek ve bir bebek olmak üzere 16 kişiliği olduğu düşünülmektedir.

Shirley Mason. Kaynak ve hakkında detaylı okumak için: https://skeptoid.com/

Çoklu Kişilik Bozukluğu – Dissosiyatif Kimlik Bozukluğu Nedir?

Dissosiyatif kimlik bozukluğu (DKB) yada eski adıyla çoklu kişilik bozukluğu bilinç ya da farkındalığın, kimlik ve/veya algının parçalanması ya da bozulması durumudur. DKB’li kişiler, “asıl” kişiliğinin yanı sıra alternatif kişilikler olarak bilinen ya da “alter” diye adlandırılan iki veya daha fazla, farklı ve ayrı kişiliklere sahiptir. Beyza’nın Kadınları filminde de bu örneğe çok net bir şekilde rastlanır. Her alterin farklı bireysel özellikleri, kişisel geçmişi, düşünme şekli ve çevresindekilerle ilişki biçimi vardır. Bir alter, farklı cinsiyetten olabilir, farklı bir isme, görgü kurallarına ya da tercihlere sahip olabilir. Kişilikler, farklı yüz ifadeleri, konuşma özellikleri, fizyolojik tepkiler, jestler, kişilerarası tarzlar ve tutumlar ile birbirinden son derece farklı olabilir.(Hatta bir alter, çekirdek kişilikten farklı alerjilere bile sahip olabilir.)

Bazı durumlarda, DKB’li bir kişi, alterlerinden duruma göre faydalanabilir. Bukalemun gibi renk değiştirdiğinizi düşünün. Asosyal bir alterin, iletişim becerileri kullanması gerektiği bir durumda mesela bir toplantı, bir sunumda son derece sosyal ve özgüvenli alterini kullanması buna bir örnektir. Tüm bu nedenlerden dolayı Çoklu Kişilik Bozukluğu, klinik psikoloji ve psikiyatride tanınan en tartışmalı ve büyüleyici bozukluklardan biridir.

‘The Split’ filminde çoklu kişilik bozukluğuna sahip olan Kevin (James McAyoy) ve 23 ayrı alteri (kişiliği) var. 23 ayrı kişiliğin de farklı takıntıları, yetenekleri, suça meyilleri, hassaslıkları var kısacası cinsiyetleri, yaşları farklı 23 ayrı kişi bir insan bedeninde toplanmış durumdaydı.

Çoklu Kişilik Bozukluğu Neden Kaynaklanır?

Travmalardan doğan bu rahatsızlık travmaların hatırasından beslenir. Stres ya da bir travmayı hatırlatan herhangi bir şey, her an alterin ortaya çıkması için tetikleyici olabilir. Çocukluk travması genellikle dissosiyatif kimlik bozukluğunun gelişimi ile ilişkilidir. Travma sıklıkla şiddetli duygusal, fiziksel ve / veya cinsel istismar içerir. Aynı zamanda kazalar, doğal felaketler ve savaş ile de bağlantılı olabilir. Örneğin bir ebeveynin kaybı, önemli bir erken bir kayıp veya hastalıktan dolayı uzun süre soyutlanma gibi şeyler, DKB’nin gelişmesinde etkili olabilir. Bölünme genellikle stresli veya travmatik bir durumla bağları koparmak ya da travmatik anıları normal farkındalıktan ayırmak için kullanılan bir başa çıkma mekanizması olarak düşünülür. Bu, bir kişinin dış dünyayla bağlantıyı koparması ve gerçekleşen şeylerin farkındalığından uzaklaşmasının bir yoludur.

Bölünme, travmatik ya da stresli bir deneyimin fiziksel ve duygusal acısına karşı bir savunma mekanizması görevi görebilir. Bir kişi, acı anıları gündelik düşünce süreçlerinden ayırarak, sanki travma gerçekleşmemiş gibi nispeten sağlıklı bir işleyiş seviyesini korumak için bölünmeyi kullanabilir. Çoklu Kişilik Bozukluğu olan kişiler, önemli hafıza kaybı dönemleri bildirirler, Diğer kişiliklerin kontrol altında olduğu dönemler için tamamen amnezik olduklarını veya belirli kişilikler arasında tek yönlü hafıza kaybı yaşadıklarını ifade ederler. Bu durumlarda, bir kişilik diğerinin ne yaptığının farkındadır, ancak ikinci kişilik, birinci kişiliğin kontrol altında olduğu dönemler için tamamen amneziktir.

Bu nedenle Çoklu Kişilik Bozukluğu olan kişiler aniden evlerinde bilinmeyen nesneleri keşfedebilir veya nesneleri kaybedebilir. Tanımadıkları insanlar sokakta onlara yaklaşıp onları tanıdıklarını iddia edebilirler. Sürekli olarak farklı bir adı veya soyadı olan birine gönderilen posta veya telefon görüşmeleri alabilirler. Bu durumun kadınlarda görülme olasılığı erkeklerden daha fazladır. Dissosiyatif kimlik bozukluğu olan hastaların yaklaşık dörtte üçünün intihar girişimi öyküsü vardır ve yüzde 90’dan fazlası tekrarlayan intihar düşünceleri rapor etmektedir.

Çoklu Kişilik Bozukluğu Tedavisi

Kafka’nın Dönüşüm kitabında, temelde ekonomik nedenlerle bireyin kendi emeğine ve özüne yabancılaşması temalarına yer verilmiştir. Başkahraman yalnız, robotik, çaresiz bir üye olarak sunulmaktadır. Ancak bir sabah uyandığında böceğe dönüşmüştür. Böceğe dönüşmüş olmasına rağmen bilincinde yerindedir ve işini kaybetmekten korkar. Çabalasa da böcek haliyle işe gitmesi zorlaşır. Üzerinde ailesinin sorumluluğu bulunmaktadır. İşsiz kalması aile bireylerinin ona verdiği değerin de azalmasına neden olur. Kafka’nın eserde ele aldığı yabancılaşma türü bireyin kendine yabancılaşmasıdır. Bu yabancılaşma duygusu böceğe dönüşünce değil, ailesi tarafından dışlandığında ortaya çıkar.

Disosiyatif kimlik bozukluğunu tedavi etmek son derece zor olabilir. Tedavinin amacı, tüm değişen kişilikleri tek bir tutarlı kişiliğe entegre etmek ve hastanın sıkıntıyla başa çıkma ve sağlıklı ilişkilere güvenme kapasitesini yeniden inşa etmesine yardımcı olmaktır. Bu entegrasyon bazen her bir kimliğe “ses vererek” ve kimliklerin birbirlerinden haberdar olmalarına yardımcı olmak biçimindedir. Her kişiliğin işlevini veya rolünü belirleyerek, her bir kişiliğin bozukluğa yol açan travmalarla yüzleşmesi ve bunların üstesinden gelmesi amaçlanır. Terapist, travma geçmişini gözden geçirme ve tek bir tutarlı kişiliğe entegre etme sürecine dahil etmek için alterlerin her biri ile etkileşime girebilir. Hipnoz bazen Çoklu Kişilik Bozukluğu tedavisinde kullanılmaktadır.

Kaynaklar:

  • The personality disorders | Analysis; https://www.ukessays.com
  • Abnormal psychology / Susan Nolen-Hoeksema, Yale University.ISBN 978-1-260-50018-9

Matematiksel

Ceren Demir

Kendini, insanları, dünyayı tanıma ve anlama çabasında, belki de kaosta olan; filmin oyuncularından, dünya üzerindeki küçücük noktalardan biriyim.. Dokuz Eylül Üniversitesi'nde Ekonomi bölümünde yüksek lisansa devam ediyorum ve İstanbul Gelişim Üniversitesi'nde akademik görevimi sürdürüyorum. Spora, sanata (özellikle resim sanatı), müziğe, doğaya, doğa sporlarına, felsefeye, psikolojiye, kitaplara, filmlere düşkünüm.. Okumayı, yazmayı, öğrenmeye çabalamayı çok seviyorum. Küçük yaşlardan itibaren birikmiş 9 adet günlüğüm var. Amaçlı ve amaçsız yaşamanın çeşitli noktalardan artı ve eksileri olduğunu düşünsem dünyadaki her şeyin gelip geçici olduğuna inanıyorum. Yine de -her şeye rağmen- ben uzun süredir amacı olanlardanım.. Buradan enerji sağlayabiliyorum.. Çoğunlukla enerjik, dışa dönük olsam da yeri geldikçe oldukça içe kapanmaya ve yalnızlığa susayabiliyorum. İkisi de keyifli ve öğretici.. Matematiksel sitesinin öncelikle hayranı olan bir okuruyum sonra Matematiksel’e katkı sağlamaya çalışan enfes ekibin bir parçasıyım. Özetle bu dünyayı bir rüyaymış gibi (Is this the real life? Is this just fantasy?) hissedip iyi bir insan olarak '‘kalmaya'’ çabalayan, sonsuzmuş gibi üretmeye çalışan insanlardan olarak; bahsettiğim 'bencil' bilgilerimi önemsiz sayıyorum. Sadece denizdeki kum tanelerinden biri olduğumun farkındayım. Ancak okyanusları merak etmekten vazgeçemiyorum. Yaşam keşifle canlanıyor.. (Instagram veya Facebook hesabım yoktur. Fotoğrafımı ve adımı kullanarak sahte hesap açıldığını öğrendiğim için bu bilgiyi belirtmek durumundayım.)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu