Zeki İnsanlar Neden Bazen Aptalca Davranır?

Muhtemelen hepimiz zeki ama şaşırtıcı derecede aptalca şeyler yapan birini tanıyoruz. İş yerinde, parlak beyinlere sahip insanların en basit hataları yaptığını görüyoruz. Evde entelektüel olarak yetenekli ama aynı zamanda hiçbir fikri olmayan biriyle yaşayabiliriz. Hepimizin etkileyici IQ’ları olan ama temel sağduyuya sahip olmayan arkadaşları vardır.

Zeki olmanın avantajları yadsınamaz. Zeki insanların okulda daha iyi notlar alma ve iş yerinde başarılı olma olasılıkları daha yüksektir. Ve ergenlik döneminde başlarını belaya sokma (örneğin suç işleme) olasılıkları daha azdır. Ancak mantıksız, saçma, budalaca fikirlerin peşinden gidenlerin hepsi düşük IQ’lu değildir. IQ testlerinden yüksek bir puan almanız sizin aptallık yapmayacağınız anlamına gelmez. Kaldı ki kimse aptalca kararlar almasına yol açan eğilimlere yüzde yüz karşı koyamaz. Zeki insanlar, özellikle sağduyu gerektiren durumlarda aptalca hatalar yapma konusunda bir üne sahiptir.

Akıllı Olmak İle Zeki Olmak Arasındaki Fark Nedir?

Halk dilinde, akıllı ve zeki kelimelerini rutin olarak değiştiririz. Ancak bunların mutlaka aynı şey olması gerekmez. Psikologlar, sinirbilimciler ve yapay zeka uzmanları arasında zekanın gerçekte ne olduğu konusunda devam eden bir tartışma vardır. Ancak öncelikle biz sözlük tanımına bakalım. Zeka tanımı TDK’da “İnsanın düşünme, akıl yürütme, objektif gerçekleri algılama, yargılama ve sonuç çıkarma yeteneklerinin tamamı, anlak, dirayet, zeyreklik, feraset.” biçimindedir.

Ancak, bu zeka tanımı için  genel bir bilgidir. Kuantum mekaniğini anlayabilen zeki bir kişi, tamamen cahilse toplum için işe yaramaz. Bu nedenle gerçekten zeki bir insan pek çok konu hakkında fikir sahibi olmalıdır. Diğer bir deyişle bilge olmalıdır. Araştırmacılar rasyonel kararlar vermenin zekadan ziyade “bilgelik” ile alakalı olduğunu, bunun ise tarafsız, önyargısız bir şekilde yargıda bulunmak anlamına geldiğini düşünüyor.

Yalnızca iki şey sonsuzdur; evren ve insanların aptallığı. Ancak ilki hakkında kuşkularım var.”

Einstein

Yıllarca süren araştırmalardan sonra, bilim insanları nihayet başlıktaki sorunun neden olduğunu anlamaya başlıyor. Zeki insanlar, mantığı kullanma biçimlerindeki kör noktalar nedeniyle aptalca hatalara daha yatkındır. Bu kör noktalar zeki insanların muhakeme yeteneklerine aşırı güvenme eğilimlerinden kaynaklanır. Zeki insanların yaptığı hatalarla ilgili en korkutucu şey, onların bu hataların farkında olmamalarıdır. Yani, bu kişiler başkalarının hatalarını tespit etmekte harika olsa da kendi hatalarını tanıyamazlar. Hata aptalca olursa, zeki bir insanın bunu yaptığını kabul etmesi daha da zor olur.

Zeki İnsanlarda Gözlemlenebilecek Ortak Yanılgılar

1. Aşırı güven sorunu yaşarlar

Bir ömür boyu övgü ve sırtını okşamak, zeki insanların zeka ve yeteneklerine karşı sarsılmaz bir inanç geliştirmesine yol açar. İnsanlar egonuzu okşarken başarılarınızı artırdığınızda, işlerin her zaman istediğiniz gibi gitmesini beklemek kolaydır. Ancak bu tehlikeli bir beklentidir. Zeki insanlar genellikle ne zaman yardıma ihtiyaç duyduklarını fark edemezler ve bunu fark ettiklerinde, başka hiç kimsenin bunu sağlayamayacağına inanma eğilimindedirler.

2.Beklentileri Yüksektir

Zeki insanlar bazen onların kolayca başardığı bir şeyi, bazı insanların aynı biçimde başarması için ne kadar çalışması gerektiğini anlamazlar. Çıtayı çok yükseğe koyarlar ve insanlar onların taleplerini tam olarak yapamadıklarında, bunun çaba eksikliğinden kaynaklandığını varsayarlar. Bu nedenle çevrelerindeki insanları çok zorlarlar ve durumun tam farkında olmadıklarından başkalarına hedeflere ulaşmalarına yardım etme fırsatını kaçırırlar.

3- Her Zaman Haklı Olduklarını Düşünürler

Yanılgıyı kabullenmek zordur, zeki insanlar için bu durum daha da zordur. Bu kişiler her zaman haklı olmaya alışkınlardır ve bu durum zamanla kimliklerinin bir parçası haline gelir. Zeki insanlar için, yanlış olmak kişisel bir saldırı, haklı olmak ise bir gereklilik gibidir.

4. Başarısız Olduklarında Kolay Pes Ederler.

Zeki insanlar, başarısızlığı dünyanın sonu olarak görme tuzağına kolayca düşebilirler çünkü sık başarı, başarısızlığın tahammül edilmesini zorlaştıran beklentileri yaratır. Oysa ki başardıkları şey için çok çalışmak zorunda olan insanlar, başarısızlıkla nasıl başa çıkacaklarını öğrenmek için bolca pratik yapma şansına sahip olurlar.

5- Bir Anda Çok İş Yapma

Zeki insanlar bir anda birkaç şeyi yapmayı severler. Bu şekilde işlerin yürüdüğünü kabul etseler de araştırmalar bunun tersini gösterir. Çoklu görev sadece sizi daha az üretken kılmakla kalmaz, aynı zamanda iyi olduklarını düşündükleri için sık sık çoklu görev yapan insanlar, aynı anda bir şey yapmayı tercih eden insanlardan daha kötüdür.

6. Geribildirimi Kabul Etmekte Zorlanırlar.

Çoğu zeki insan zihinsel kestirmeler yapar. En güçlülerinden biri kendini diğerlerinden daha iyi olduğunu düşünme eğilimi göstermesidir. Bir sınıfa zeka açısından sınıf ortalamasının üzerinde olup olmadıklarını sorarsanız, ellerin büyük çoğunluğu havaya kalkar. Nesnel olarak belirli bir beceride en kötüler arasında bulunan insanlara sorduğunuzda bile, ortalamanın üzerinde olduklarını söyleme eğilimindedirler. Bu nedenle, zeki insanlar, başkalarının fikirlerini küçümseme eğilimindedir. Bu da herhangi birinin kendilerine yararlı geri bildirim verebilecek niteliklere sahip olduğuna inanmakta güçlük çektikleri anlamına gelir.

Eleştirel düşünen biri olmak mı yoksa zeki olmak mı daha iyidir?

zeki insan
Zekanın geliştirilmesi, günümüzde çok fazla dikkat çeken konulardan biridir. Oysa ki eleştirel düşünmenin bu ilgiden biraz daha fazlasını çekmesinin zamanı gelmiş olabilir. Eleştirel düşünme, eğitimle gelişebilir ve faydaların zaman içinde devam ettiği gösterilmiştir. Bu nedenle herkes eleştirel düşünme becerilerini geliştirebilir.

Genellikle zeka ile karıştırılsa da eleştirel düşünme zeka değildir. Eleştirel düşünme, hedefe yönelik bir tarzda rasyonel düşünmemize ve bu becerileri uygun olduğunda kullanma eğilimimize izin veren bir bilişsel beceriler koleksiyonudur. Eleştirel düşünürler sevimli şüphecilerdir. İnançlarını desteklemek için kanıtlara ihtiyaç duyan ve onları ikna etmek için yanlış girişimleri fark eden esnek düşünürlerdir. Eleştirel düşünme, her türlü bilişsel önyargının üstesinden gelmek anlamına gelir 

Yüksek zeka da dahil olmak üzere hayatın en büyük armağanlarından bazıları zorluklarla da gelebilir. Resmin tamamına dürüstçe bakmaya istekli değilseniz, bu da fazla akıllıca değildir. Standart bilişsel testlerde başarılı olan kişiler başkalarının zaaflarını eleştirebilecek kadar yetenekli olsalar bile, kendi kusurlarını daha az görme eğilimi gösterebilir. Bu mantık hatasına “kumarbaz yanılgısı” denir. Bu durum, bir rastlantısal olayın başlangıcının, başka bir veya bir dizi olayın ardından meydana gelme olasılığının az ya da çok olduğuna dair yanlış bir düşünce eğilimidir. Kısaca havaya atılan bir bozuk paranın 10 kez tura geldikten sonra 11’inde yazı gelme olasılığının daha yüksek olacağı fikridir.

Hayatınız boyunca zekanıza güvendiyseniz, hatalarınızı kabul etmek zor olabilir. Belki de Sokrates’in dediği gibi “en bilge insan, hiçbir şey bilmediğini kabul eden insandır”.


Kaynaklar ve ileri okumalar:

Matematiksel

Sibel Çağlar

Merhabalar. Matematik öğretmeni olarak başladığım hayatıma 2016 yılında kurduğum matematiksel.org web sitesinde içerikler üreterek devam ediyorum. Matematiğin aydınlık yüzünü paylaşıyorum. Amacım matematiğin hayattan kopuk olmadığını kanıtlamaktı. Devamında ekip arkadaşlarımın da dahil olması ile kocaman bir aile olduk. Amacımıza da kısmen ulaştık. Yolumuz daha uzun ama kesinlikle çok keyifli.
Başa dön tuşu