Her Çocuk Bir Bilim İnsanıdır!

Astrofizikçi Neil deGrasse Tyson tarafından kaleme alınan bu yazı, çocuklarının bilimi sevmesini isteyen ve bu konuda öneriler isteyen ailelere kısa bir uyarı niteliğinde…

***

İnsanın doğasına “bilimsel deneyler yapmak”tan daha uygun bir başka iş düşünemiyorum. Nitekim öteden beri biz insanların yaptığı da budur. Ve bunu da, dünya üzerinde bugüne dek karşılaştığımız tüm canlı türlerinden daha iyi ve çok yönlü bir biçimde yapıyoruz.

Bir şiir okumaya mecbur tutulduğumuz çocukluk günlerimizde, çevremizi keşfetmeye bize verilen görevden çok daha fazla ilgi duyuyoruz. Elbette o görevi sonra yapıyoruz.

Tüm bunların öncesinde ise, her çocuk bir bilim insanıdır. Bir düşünün; çocuklar neler yaparlar?

Henüz zar zor yürüyebilen çocuklar, küçük çocuklar neler yaparlar? Deneyimler yoluyla çevrelerini keşfederler. Ekonomik koşullarınızın, doğduğunuz kentin ya da ülkenin hiçbir önemi yoktur.

Eğer bir çocuksanız, etrafınızdaki yetişkinlerin yaşamlarında düzensizlikler yaratma pahasına; çevrenize karşı merak duyar, taşları altüst eder, ağaçların ve çiçeklerin yapraklarını evire çevire incelersiniz.

Peki yetişkinler ne yaparlar? “Çiçeklerin yapraklarını koparma, onlara para verdik! derler. Her şeye bir “Yapma” vardır.

Aileler bana sık sık, çocuklarının bilime ilgi duyması için neler yapmaları gerektiğini sorarlar. Ve ben de onlara yalnızca küçük bir tavsiyede bulunurum:

Onlara engel olmayın, yollarından çekilin! Çocuklar zaten doğuştan meraklıdırlar, nokta.

Çocuklar doğduktan sonraki ilk yılı onlara konuşmayı ve yürümeyi öğretmekle geçirir; yaşamlarının geri kalan tüm kısmında ise “susmalarını” ve “oturmalarını” söyler dururuz. Bu yüzden, onların önlerinden çekilin!

Eşyaları onların erişebilecekleri yere bırakın ve keşfetmelerine olanak sağlayın. Keşfetmelerine yardım edin. Neden bir dürbün alıp, bir gün öylece yere bırakmıyorsunuz? Ve onların bu dürbünü ellerine alıp, etrafa bakmalarını izlemiyorsunuz? Onunla her şeyi yapacaklardır.

Mesela ben 11 yaşımdayken, bir dürbünüm vardı. Ay’a doğru baktığımda, onu yalnızca daha büyük bir biçimde değil, daha iyi de görebiliyordum. Üzerindeki dağlar, vadiler, kraterler ve gölgelerle bana yaşam dolu gibi gelmişti. Bir dürbünü elime alıp, onun yardımıyla gökyüzüne bakmak benim değişmemi sağladı.

Ve ne zaman bilim üzerine kafa yorsam, onun tam anlamıyla insana özgü bir iş olduğunu düşünürüm. DNA’mıza işlemiş, merak uyandırıcı bir iş.

Merak ve bilim birlikte ilerler. Merak duygusu ve deney arzusu birliktedir. Bilimle uğraştığınızda, neyin doğru neyin yanlış olduğunun nihai karar vericisi doğal yaşamdır. Yapacağınız en iyi şey, bunu destekleyecek düzgün eğitim katmanları oluşturmaktır.

Bana göre toplum içindeki en olağanüstü insanlar, bir başka insana benzemeyenler, kendileri olanlardır.

İnsanların yaşamda en başarılı oldukları alanla ilgisiz işlerde çalışmaları ise en büyük trajedidir. Ve bu yüzden, toplumdaki en olağanüstü insanlar, yeteneklerinin birleşimini benzersiz bir biçimde yansıtarak yer edinebilenlerdir.

Ve dünya üzerindeki herkesin yeteneklerinin birleşimini ifade edebilme olanağı olsaydı, insanlık da büyük bir değişim geçirebilirdi.

***

Okuduğunuz bu yazıyı aynı zamanda izlemek isterseniz…

Matematiksel

Etiketler

Sibel Çağlar

Kadıköy Anadolu Lisesi, Marmara Üniversitesi, ardından uzun süre özel sektörde matematik öğretmenliği, eğitim koordinatörlüğü diye uzar gider özgeçmişim…Önemli olan katedilen değil, biriktirdiklerimiz ve aktarabildiklerimizdir bizden sonra gelenlere...Eğitim sisteminin içinde bulunduğu çıkmazı yıllarca iliklerimde hissettikten sonra, peki ama ne yapabilirim düşüncesiyle bu web sitesini kurmaya karar verdim.Amacım bilime ilgiyi arttırmak, bilimin özellikle matematiğin zihin açıcı yönünü açığa koymaktı.Yolumuz daha uzun ve zorlu ancak en azından deniyoruz.
Başa dön tuşu