YAŞAM

Merak Nedir? Merak Geni Var mıdır? Neden Bu Kadar Meraklıyız?

Merak insan deneyiminin ayırt edici özelliğidir. Peki neden?

Bilme ve anlama arzusu, bireyler olarak gelişimimizin ve hatta bir tür olarak başarımızın arkasındaki itici güçtür. Ancak merak tehlikeli de olabilir, tökezlemeye ve hatta düşmeye bile neden olabilir, öyleyse bu dürtü yaşam boyunca bizi neden sık sık zorlar?

Başka bir deyişle, insanlar neden bu kadar meraklı? Merakın karmaşıklığı göz önüne alındığında, bilim insanlarının bu doğuştan gelen dürtü için bir tanımı var mı?

Merak Nedir?

Merak öyle içten ki, bebek olarak öğrenmemize ve yetişkin olarak hayatta kalmamıza yardımcı oluyor. Tanımına gelince, belli bir tanım yok. Birçok disiplindeki araştırmacılar merakla ilgileniyorlar, bu nedenle terimin yaygın olarak kabul edilen bir tanımı olmaması şaşırtıcı değil.

İlk modern psikologlardan biri olan William James buna “daha iyi bilişe olan dürtü” adını vermiş. Ivan Pavlov, köpeklerin (elbette köpekler olacak) “bu ne?” refleksi aracılığıyla yeni uyaranları merak ettiğini yazmış. Bu refleks, onların çevrelerine gelen yeni bir şeye kendiliğinden odaklanmalarına neden olan şey.

İngiltere’deki Manchester Üniversitesi’nde dil ve iletişimsel gelişim okutmanı Katherine Twomey, bu tanımın belirlenmesinin zorluğunu anlatırken, “genel fikir birliğine göre bilgi toplama aracı olduğunu” söylüyor.

Psikologlar ayrıca merakın açlık veya susuzluk gibi acil bir ihtiyacı karşılamakla ilgili olmadığı tersine, doğası gereği harekete geçtiği konusunda hemfikir.

Merak Geni Var mıdır?

merak etmek

Merak, öyle geniş bir davranış kümesini kapsar ki, muhtemelen insanların dünyayı merak etmelerini ve çevrelerini keşfetmelerini sağlayan tek bir “merak geni” yoktur. Bunun yanında, merakın genetik bir bileşeni de vardır. Genler ve çevre, bireyleri şekillendirmek ve merakları da dahil davranışlarına rehberlik etmek için birçok karmaşık yolla etkileşime girer.

2007 tarihli bir araştırmaya göre, araştırmacılar özellikle bir tür kuş cinsinde daha yaygın olan, çevresini keşfetmeye hevesle ilgili, belirli bir gende meydana gelen değişiklikleri belirlediler. İnsanda ise, bu gende meydana gelen ve DRD4 olarak bilinen mutasyonlar, bir kişinin yenilik arama eğilimiyle ilişkilendiriliyor(2).

Genetik yapısına bakılmaksızın, bir bebek kısa bir sürede inanılmaz miktarda bilgi öğrenmek zorundadır ve merak, insanın bu devasa görevi yerine getirmek için bulduğu araçlardan biridir.

“Bebekler merak etmeselerdi, hiçbir şey öğrenemezlerdi ve gelişme olmazdı,” diyor Twomey.

Yüzlerce çalışma, bebeklerin yeniliği tercih ettiğini göstermektedir. 1964 yılında yapılmış klasik bir çalışmada, bir psikolog, 2-6 ay arasındaki bebeklerin karmaşık görsel bir desene baktıkça desenle daha az ilgilendiklerini gösterdi(3). 1983’te yapılan başka bir araştırma, biraz daha büyük (8-12 aylık)  bebeklerin oyuncaklara alıştıklarında, bebek bakanların çok iyi bildiği bir durum, yenilerini tercih ettiklerini gösterdi(4).

Algısal Merak

Bu yenilik tercihinin bir adı var: algısal merak. Hayvanları, bebekleri ve muhtemelen yetişkin insanları, alıştıktan sonra onlarla daha az ilgilenmeye başlamadan yeni şeyler keşfetmeye ve aramaya motive eden şey budur.

Bu çalışmaların gösterdiği gibi, bebekler bunu her zaman yapar. Gevezelik de başka bir örnektir.

“Yaptıkları keşif sistematik gevezeliktir,” diyor Twomey. Çoğu bebek sadece birkaç aylıkken, konuşmayı öğrenirken ses çıkarıp tekrarlar yaparak, konuşma benzeri sesler çıkarırlar. Gevezelik, algısal merakın yararını gösteriyor. Vokal anatomisinin neler yapabileceğinin merakı ile rastgele başlayan bir keşif. Sonunda “bir ses çıkarırlar” ve“ Annemin ya da babamın yapacağı bir ses gibi gelir ”diye düşünürler. Ve sonra tekrar yaparlar. Ve tekrar.

Ama bu sadece bebeklere özgü değil. Kargalar algısal merakı bir öğrenme aracı olarak kullanmakla ünlüdür. Örneğin, çevrelerini keşfetme dürtüsü muhtemelen kargaların ulaşılması zor yarıklardan larvaları balık gibi avlamalarına yarayacak basit araçlar kullanmayı öğrenmelerine yardımcı olur.

kargalar

Okuma Önerisi: Kargalar Düşünülenden Çok Daha Akıllı

Dahası, meraklı olmak için programlanmış robotlarla yapılan deneyler, keşif yapmanın yeni bir ortama uyum sağlamanın etkili bir yolu olduğunu göstermiştir.

Epistemik Merak

Başka bir merak türü de özel olarak insana özgüdür. Psikologlar bunu epistemik merak olarak adlandırır ve bu bilgi aramak – belirsizliği ortadan kaldırmakla ilgilidir. Twomey’e göre, epistemik merak, yaşamın ilerleyen dönemlerinde ortaya çıkar ve karmaşık bir dil gerektirebilir.

Princeton Üniversitesi’nde antropoloji profesörü Agustín Fuentes’e göre, bu merak türü insanları – ve muhtemelen Homo cinsinin tüm üyelerini – diğer hayvanlardan ayrırdı ve el baltalarından akıllı telefonlara, farklı teknolojilerin icat edilmesiyle dünyanın neredeyse her köşesini doldurmamıza yol açtı.

Fuentes, “İnsanlar, doğayı basitçe değiştirmenin ötesinde, bu tür bir meraktan doğan tüm yeni olasılıkları hayal etme ve icat etme yoluna gitti” diyor.

Merak Etmenin Bedeli

Ancak merak etmenin de bedeli vardır. İnsanların bir şeyi hayal edebilmesi, en azından ilk başta işe yarayacağı anlamına gelmez. Bazı durumlarda, risk düşüktür ve başarısızlık büyümenin sağlıklı bir parçasıdır.

Örneğin, birçok bebek mükemmel derecede yetenekli emekler, sonra yürümeyi denemeye karar verirler, çünkü Twomey’e göre dik durduklarında görülecektir ve yapılacak daha çok şey vardır. Ancak bu denemenin küçük bir maliyeti var.

12-19 aylık çocukların yürümeyi nasıl öğrendikleri üzerine yapılan bir araştırma, bu çocukların çok düştüğünü belgeledi: Tam olarak olarak saatte on yedi kez. Ancak yürüme, emeklemeden daha hızlıdır, bu yüzden araştırmacılar 2012 tarihli bir çalışmada, “iyi emeklemeden yürüyüşe geçiş için motive eder” yazıyor(5).

Ancak bazen de yeni bir fikri test etmek felakete yol açabilir. Fuentes, “Merak muhtemelen insan nüfusunun büyük çoğunluğunun yok olmasına da yol açtı.” diyor.

Örneğin, Grönland, Kanada ve Alaska’nın Kuzey Kutup bölgelerinin Eskimo ve Avrupa’nın kuzey bölgelerinin Sami halkı, kuzey iklimlerinde yaşamanın zorluklarıyla başa çıkmak için “inanılmaz yöntemler yarattı”, ancak ” unuttuğumuz şey bu zorlu iklimlerde deneyen ve başaramayan on binlerce nüfus” .

Sonuçta, merak hayatta kalmaya yardımcı olur. Meraklı insanların tamamı, keşfetme meraklarını sonraki nesillere aktarmak için yaşamadılar, bazıları “eğer … olursa ne olacağını merak ediyorum “ diye düşünen bir kısım yaratmaya yardımcı oldu.

Okuma Önerisi: Merak Bilmediklerimizden Değil, Bildiklerimizden Beslenir

Kaynaklar:

  1. https://www.livescience.com/why-are-humans-curious.html
  2. Fidler, A. E., van Oers, K., Drent, P. J., Kuhn, S., Mueller, J. C., & Kempenaers, B. (2007). Drd4 gene polymorphisms are associated with personality variation in a passerine bird. Proceedings of the Royal Society B: Biological Sciences274(1619), 1685-1691.
  3. https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/14191712/
  4. https://psycnet.apa.org/record/1983-25364-001
  5. https://journals.sagepub.com/doi/10.1177/0956797612446346

Matematiksel

Nesibe Manav

Öğrendikçe büyüyoruz, hayallerimiz ve dünyamız güzelleşiyor. Öğrenmek, hayatı anlamak için pek çok pencere açıyor. Matematiğin öğrettiği şeylerden biri de ne kadar bilirsen o kadar az şey bildiğini farketmen. Öğrenmeyi seviyorum ve öğrendiklerini paylaşmak beni mutlu ediyor. O yüzden paylaşalım ki bilgimiz artsın.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu