Bilgisayarlar programlanana kadar cansız nesnelerdir. Onlara ne yapmaları gerektiğini söylemek için bilgisayarla iletişim kurmanın bir yoluna ihtiyaç vardır. Bunun için de bir dile gerek duyulur. Bize bu dillerden birini kazandıran kişilerden birisi de Grace Hopper’dır.

Grace Hopper meraklı ve analitik bir çocuktu. Yedi yaşındayken çalar saatinin nasıl çalıştığını anlamak istedi. Saati söktü, ancak yeniden bir araya getiremedi. Bunun üzerine evdeki yedi çalar saati daha söktü. Annesi ne yaptığını fark edince Grace’in aynı anda yalnızca bir saati sökmesine izin verdi.
Okul yıllarında Hopper özellikle fen bilimleri ve matematiğe yöneldi. Önce yalnızca kadın öğrencilerin kabul edildiği Vassar College’da okudu. Daha sonra karma eğitim veren Yale University’de öğrenimini sürdürdü ve 1934 yılında doktora derecesini aldı. Hopper, 1943 yılına kadar Vassar College’da ders verdi.
Bu sırada II. Dünya Savaşı Avrupa’da ve Pasifik’te sürüyordu. Hopper, ABD Deniz Kuvvetleri Yedek Birliği’ne katılma gereği hissetti. Kadınlar için oluşturulmuş Women Accepted for Volunteer Emergency Service (WAVES) adlı birliğe katıldı. Matematik alanındaki güçlü geçmişi nedeniyle Grace Hopper, Harvard University’de yeni geliştirilen Mark I bilgisayarının programlama ekibine atandı.

Grace Hopper ve Donanma Hayatı
Mark I, elektromekanik bir hesaplama makinesiydi. Büyük ölçekli sayısal işlemleri otomatik olarak gerçekleştirebilen ilk bilgisayarlardan biriydi. Özellikle askeri ve bilimsel hesaplamalarda kullanılıyordu. Bu makine yaklaşık 15 metre uzunluğundaydı. Yüksekliği yaklaşık 2,5 metreydi ve ağırlığı 4.500 kilogramdan fazlaydı.

Hopper, çocukluğunda söktüğü çalar saatlerde olduğu gibi bu makinenin de nasıl çalıştığını anlamak için büyük bir merak duyuyordu. Onu doğru düzgün çalıştırabilmek için önce tüm ayrıntılarını anlaması gerektiğini fark etti. Bunun üzerine geceler boyunca taslakları ve teknik çizimleri inceledi. Gücünün kaynağı, gerçek hayattaki problemleri matematiksel denklemlere dönüştürme ve ardından makinenin anlayacağı komutlara çevirme konusundaki yeteneğiydi.
Bu çalışmaların sonucu yaklaşık beş yüz sayfalık kapsamlı bir kitap oldu. Kitap hem Mark I’in yapısını hem de programlamanın temel ilkelerini anlatıyordu. İlk bölümde daha önce geliştirilen hesaplama makinelerine değiniliyordu. Blaise Pascal, Gottfried Wilhelm Leibniz ve Charles Babbage’ın çalışmaları özellikle vurgulanıyordu.

Sonunda 1945 yılına gelindiğinde, büyük ölçüde Hopper’ın katkıları sayesinde Harvard Mark I dünyanın en kolay programlanabilen bilgisayarlarından biri hâline gelmişti.
Savaşın ardından Hopper’a Vassar College’da tam profesörlük önerildi. Ancak bu teklifi kabul etmedi. 1946 ile 1949 yılları arasında Harvard’da kalarak Mark II ve Mark III bilgisayarları üzerinde çalışmayı sürdürdü.
Günümüzde bilgisayar hatalarına bug (böcek) ve hataları ortadan kaldırma sürecine de debugging yani böcek temizleme denir. Bu terimler ekip Mark II’nin yaptığı bir arıza sonucunda hayatımıza girdi. Sorun elektromekanik rölelerden birine sıkışmış, on santimlik bir güveydi. Sonucunda arızanın ortadan kaldırılması süreci de ilk gerçek böcek temizleme vakasıydı.
Savaştan Sonraki Dönemde Grace Hopper
1950’lerde Hopper, Eckert–Mauchly Computer Corporation’da çalışmaya başladı. UNIVAC I (Universal Automatic Computer) adlı yeni bilgisayarın programlama çalışmalarını yöneten kıdemli matematikçi olarak görev yapıyordu.
Hopper’ın amacı bilgisayar dilini daha erişilebilir hâle getirmekti. Bu amaçla ekibiyle birlikte bir derleyici geliştirdi. Derleyici, bilgisayarın kullandığı karmaşık dili daha anlaşılır bir biçime dönüştüren bir programdı.

Daha sonra bilgisayarın İngilizceyi anlayabilen bir dil kullanmasını sağlamak istedi ve Flow-Matic adlı sistemi geliştirdi. Bilgisayarlar aslında 1 ve 0’lardan oluşan ikili bir sistemle çalışır. Flow-Matic ise bu sayısal dizileri “if” ve “when” gibi daha anlamlı komutlara dönüştürüyordu.
Flow-Matic, daha sonra yaygın biçimde kullanılan COBOL (Common Business Oriented Language) dilinin geliştirilmesine giden yolu açtı. Hopper COBOL üzerinde de çalıştı. COBOL kullanmayan bilgisayarların da bu dili anlayabilmesi için bir çevirici sistem geliştirdi.
Sonuç Olarak
Hopper’ın çalışmaları bilgisayar programlaması üzerinde derin bir etki yarattı. 1986 yılında 79 yaşında donanmadan emekli olduğunda Tuğamiral rütbesindeydi. Ayrıca hizmette görev yapan en yaşlı subaydı. 1991 yılında Ulusal Teknoloji Madalyası aldı. 1 Ocak 1992’de 85 yaşında Berkeley, Kaliforniya’da hayatını kaybetti.
“Amazing Grace” lakabıyla tanınan Hopper, bugün bilim ve teknoloji alanında kariyer yapmak isteyen birçok kadın için ilham kaynağı olarak görülür.
Kaynaklar ve ileri okumalar
- The Remarkable Story Of ‘Amazing Grace’ Hopper, One Of The First Modern Programmers. Yayınlanma tarihi: 31 Ocak 2022. Kaynak site: All Thats Interesting. Bağlantı: The Remarkable Story Of ‘Amazing Grace’ Hopper, One Of The First Modern Programmers
- Grace Hopper – Complete Biography, History, and Inventions. Yayınlanma tarihi: 23 Kasım 2022. Kaynak site: History. Bağlantı. Grace Hopper – Complete Biography, History, and Inventions. /
Size Bir Mesajımız Var!
Matematiksel, matematiğe karşı duyulan önyargıyı azaltmak ve ilgiyi arttırmak amacıyla kurulmuş bir platformdur. Sitemizde, öncelikli olarak matematik ile ilgili yazılar yer almaktadır. Ancak bilimin bütünsel yapısı itibari ile diğer bilim dalları ile ilgili konular da ilerleyen yıllarda sitemize dahil edilmiştir. Bu sitenin tek kazancı sizlere göstermek zorunda kaldığımız reklamlardır. Yüksek okunurluk düzeyine sahip bir web sitesi barındırmak ne yazık ki günümüzde oldukça masraflıdır. Bu konuda bizi anlayacağınızı umuyoruz. Ayrıca yazımızı paylaşarak da büyümemize destek olabilirsiniz. Matematik ile kalalım, bilim ile kalalım.
Matematiksel





