Ünlü Matematikçiler

Göklerin Fatihi Uluğ Bey Ve Bir Dünya Mirası Semerkant Rasathanesi

Uluğ Bey, fetihleriyle ün kazanan bir hükümdar olmayı değil, “göklerin fatihi” olarak anılmayı tercih etti. Bu yaklaşım onu yalnızca bir yönetici olarak değil, bilime yaptığı katkılarla öne çıkan bir bilgin olarak da tarihe taşıdı.

uluğ bey
Uluğ Bey aslında bir unvandı ve “Büyük Prens” anlamına geliyordu. Gerçek adı Mirza Muhammed bin Taragay Şahruh’tu

Orta Çağ’ın sonlarında Avrupa astronomisinin diğer uygarlıklardan daha ileri olduğu düşüncesi tartışmalıdır. Çünkü aynı dönemde başka uygarlıklar da oldukça gelişmiş astronomi bilgisine sahipti. Örneğin Mayalar, Jülyen takviminden ve hatta günümüzde kullanılan Gregoryen takviminden daha doğru bir güneş takvimi geliştirmişti.

Uluğ Bey ise tropik yılın süresini Kopernik’ten daha büyük bir doğrulukla hesaplamış, ayrıca ekliptik eğikliğini son derece hassas biçimde ölçmüştü. Bu nedenle şimdi, kendi adını taşıyan ve döneminin en önemli gözlemevlerinden birini kuran Uluğ Bey’den söz edelim.

Uluğ Bey Zamanında Semerkant Bir Bilim Yuvası Olacaktı

Uluğ Bey sıradan bir kişi değildi. Büyük hükümdar Timur’un torunuydu. Babası Şahruh Mirza, Timur İmparatorluğu’nun doğu bölümünün valisiydi. Bu topraklar Persya’yı ve Türkistan’daki Maveraünnehir bölgesini kapsıyordu. Bugün bu bölge büyük ölçüde Özbekistan sınırları içinde yer alır.

Göklerin Fatihi Uluğ Bey Ve Bir Dünya Mirası Rasathanesi
Semerkand’ın Registan Meydanı’nında bulunan medreseler kompleksinin sol başında Uluğ Bey Medresesi yer alır.

Ailenin ilk oğlu olan Uluğ Bey’in 1393 ya da 1394 yılında İran’daki Soltaniyeh kentinde doğduğu düşünülür. Daha sonra Semerkant’a yerleşti. Şehir başkent ilan edilince burada yaşamaya başladı.

Henüz on altı yaşındayken Semerkant’ın yönetimini üstlendi ve hayatı boyunca bu şehirden ayrılmadı. Üç yıl sonra da bütün Maveraünnehir’in hükümdarı oldu. Saray çevresinin kültürel zenginliği Uluğ Bey’e güçlü bir bilimsel eğitim sağladı.

Uluğ Bey matematik alanında da önemli çalışmalar yaptı. Özellikle küresel geometri ve trigonometri üzerinde çalıştı. Sinüs ve tanjant değerlerini sekiz ondalık basamağa kadar gösteren tablolar hazırladı. Bununla birlikte yalnızca bilimle ilgilenmedi. Beş dil konuşabilen Uluğ Bey sanatları ve eğitimi de destekledi.

Uluğ Bey, Kadızade Rumi, Ali Kuşçu, Gıyaseddin Cemşid – Semerkand’da bulunan bir heykel

Uluğ Bey bilim ve eğitimi desteklemek amacıyla Semerkant’ta yüksek düzeyde bir medrese kurdu. Bu kurumda Timur İmparatorluğu’nun farklı bölgelerinden gelen birçok bilgin ders veriyordu. Türk matematikçi ve astronom Kadızade Rumi ile Pers bilgin Cemşid el-Kaşi bu öğretim kadrosunun önde gelen isimlerindendi.

Medrese farklı bölgelerden gelen öğrencilere de açıktı. Bu öğrenciler arasında en tanınmış olanı Ali Kuşçu’ydu. Ali Kuşçu daha sonra önemli bir astronom ve fizikçi olarak ün kazandı ve Uluğ Bey’in yakın çalışma arkadaşlarından biri oldu.

Semerkant Rasathanesi: Uluğ Bey’in Bilimsel Mirası

Uluğ Bey’in en büyük tutkusu astronomiydi. Bu ilgi çocukluk yıllarında başladı. Babasıyla birlikte Orta Asya ve Kuzey Hindistan’daki seferlere katılırken gökyüzüne duyduğu merak giderek arttı. Özellikle, iki yüzyıl önce Nasirüddin Tusi’nin yönettiği Maragha Gözlemevi’ni ziyaret etmesi onun için bir dönüm noktası oldu.

Semerkant Rasathanesi
Semerkand Rasathanesi’nin reprodüksiyon maketi.

Bu deneyimin etkisiyle 1428 yılında Semerkant’ta büyük bir gözlemevi kurulmasını emretti. Gurjani Zij adı verilen bu gözlemevi, gelişmiş ölçüm araçlarıyla dönemin en önemli astronomi merkezlerinden biri hâline geldi.

Burada yürütülen çalışmalar sonucunda 1437 yılında yıldız yılı, yani sideral yılın süresi 365 gün 6 saat 10 dakika 8 saniye olarak hesaplandı. Bu ölçüm gerçek değerden yalnızca 58 saniye farklıydı.

Kopernik daha sonra bu hesabı biraz daha geliştirerek yılı 365 gün 6 saat 9 dakika 12 saniye olarak belirledi. Ancak bunu ancak 1525 yılında yaptı. Çalışmasında Müslüman bilgin Sabit bin Kurra’nın araştırmalarından da yararlandı.

Göklerin Fatihi Uluğ Bey Ve Bir Dünya Mirası Semerkant Rasathanesi
1908 yılında Rus arkeolog V. L. Vyatkin’in bölgede yaptığı kazılar, bu önemli yapının kalıntılarını gün yüzüne çıkarmıştır. Kazılar sırasında, rasathanenin yeraltında kalan bölümleri ve Fakhri sekstantının önemli bir kısmı bulunmuştur.

Uluğ Bey bununla da yetinmedi. 10. yüzyılda yaşamış Pers astronom Abdülrahman es-Sufi’nin Sabit Yıldızlar Kitabı’ndan yararlanarak yeni bir yıldız kataloğu hazırladı. Bu katalogda binin üzerinde yıldızın konumunu kaydetti. Sayı bakımından Ptolemaios’un kataloğuna oldukça yaklaştı. Dönemine göre son derece hassas ölçümlere dayanan bu çalışma, o zamana kadar hazırlanmış en doğru yıldız kataloglarından biri hâline geldi.

Uluğ Bey’in kurduğu gözlemevi sayesinde Semerkant kısa sürede dünyanın en önemli astronomi merkezlerinden biri oldu. Üstelik bu başarıyı teleskopun henüz icat edilmediği bir dönemde elde etti.

Ancak Uluğ Bey’in bilime duyduğu büyük ilgi, dönemin siyasal entrikalarından onu koruyamadı. Babasının ölümünden sonra başlayan taht mücadeleleri sırasında kendi oğlunun ihanetine uğradı. 27 Ekim 1449’da idam edildi. Ölümünden sonra Semerkant bilim merkezi olma özelliğini büyük ölçüde yitirdi. Uluğ Bey’in naaşı ise Semerkant’taki Gur-i Emir türbesine, büyükbabası Timur’un yanına gömüldü.

Sonuç olarak

Semerkant Rasathanesi, bugün bilim tarihinin önemli simgelerinden biri olarak ayakta durmaktadır. UNESCO, 2001 yılında Semerkant’ı Dünya Mirası Listesi’ne aldı. Rasathanenin kalıntıları, Uluğ Bey’in bilime duyduğu derin ilginin ve ileri görüşlülüğünün somut bir hatırası niteliğindedir.

Uluğ Bey yalnızca bir hükümdar değildi. Bilim insanı kimliğiyle de iz bıraktı. Yaptığı çalışmalar kendi dönemini aşarak sonraki yüzyılları da etkiledi. Bugün Ay’daki bir krater ve bir asteroid onun adını taşır. Bu da bilim tarihindeki yerinin hâlâ hatırlandığını gösterir.


Kaynaklar ve ileri okumalar


Matematiksel, matematiğe karşı duyulan önyargıyı azaltmak ve ilgiyi arttırmak amacıyla kurulmuş bir platformdur. Sitemizde, öncelikli olarak matematik ile ilgili yazılar yer almaktadır. Ancak diğer bilim dalları ile ilgili konular da ilerleyen yıllarda sitemize dahil edilmiştir. Bu sitenin tek kazancı sizlere göstermek zorunda kaldığımız reklamlardır. Yüksek okunurluk düzeyine sahip bir web sitesi barındırmak ne yazık ki günümüzde oldukça masraflıdır. Bu konuda bizi anlayacağınızı umuyoruz. Ayrıca yazımızı paylaşarak da büyümemize destek olabilirsiniz. Matematik ile kalalım, bilim ile kalalım.

Matematiksel

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir